YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16730
KARAR NO : 2023/726
KARAR TARİHİ : 23.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/358 E., 2022/258 K.
SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Davanın düşürülmesine, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2011 tarihli ve 2011/1954 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar … ile … hakkında 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun (5015 sayılı Kanun) Ek 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmalarına, suça konu ulusal marker seviyesi geçersiz akaryakıt ile nakil aracının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak
yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2014 tarihli ve 2011/462 Esas, 2014/106 Karar sayılı kararı ile atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatlerine, suça konu kaçak akaryakıtın 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine ve suçta kullanılan nakil aracının iadesi ile trafik kaydındaki tedbirin kaldırılmasına karar verilmiştir.
3.Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2014 tarihli ve 2011/462 Esas, 2014/106 Karar sayılı kararının katılan EPDK vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 02.04.2018 tarihli ve 2015/27219 Esas, 2018/3656 Karar sayılı ilâmıyla;
“…16.03.2011 tarihli olay tutanağına göre, sanık …’in işletmecisi olduğu akaryakıt istasyonuna kaçak akaryakıt getirileceği yönünde yapılan ihbar üzerine olay yerine giden kolluk görevlilerinin, diğer sanık …’nın sürücülüğünü yaptığı minibüsten 2 nolu yer altı tankına bir petrol ürününün boşaltıldığını gördükleri, daha sonra yapılan aramada minibüs içerisinde 260 lt, 11.07.2013 tarihli ODTÜ PAL raporuna göre %60 yağ ve %40 solvent karışımlı olan, petrol ürününün ve 2 nolu yer altı tankında ise 300 lt ulusal marker seviyesi geçersiz akaryakıtın ele geçirildiği, her ne kadar sanık … aşamalardaki savunmalarında, akaryakıt istasyonunda çalışan personelin tanklarda biriken artık sıvıyı temizlik amacıyla bidonlara doldurduklarını beyan etmiş ve yine sanık … savunmalarında, akaryakıt tanklarının eski olması nedeniyle oluşan korezyonun temizliği için minibüste bulunan bidonlardaki kimyasalın boşaltıldığını ve 2 nolu yakıt tankının geri dönüşüm tesisine gönderileceğini bildirmiş ise de, 5576 sayılı Yasanın 1. maddesiyle 5015 sayılı Yasanın 2. maddesine eklenen 21/c bendinde “Bu kanunun uygulanmasında … Kaçak petrol… c) Kurumdan izin alınmadan; akaryakıt haricinde kalan solvent madeni ve baz yağ, asfalt solvent nafta ve benzeri petrol ürünlerinden elde edilen akaryakıtı ya da akaryakıta dönüştürmek maksadıyla kullanılan veya bulundurulan akaryakıt haricinde kalan solvent, madeni ve baz yağ, asfalt, solvent nafta ve benzeri petrol ürünlerini, … ifade eder” hükmünün düzenlendiği gözetilmekle, sanık …’nin şoförlüğünü yaptığı minibüste yakalanan suça konu 260 lt eşyanın, solvent- madeni yağ karışımı olduğu ve anılan yasa maddesi gereğince akaryakıta dönüştürülmek üzere 2 nolu yer altı tankına boşaltıldığı, aynı şekilde davaya konu 300 lt marker seviyesi geçersiz akaryakıtın ele geçirildiği yerin petrol istasyonu olması ve miktarı itibari ile ticari mahiyette olduğu tespit edilmekle, sanıkların kendilerini suçtan kurtarmaya yönelik savunmalarına itibar edilemeyeceği gözetilmeden atılı suçtan mahkumiyetleri yerine beraatlerine hükmedilmesi,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2022 tarihli ve 2018/358 Esas, 2022/258 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince kaçak eşyaların müsaderesine ve nakilde kullanılan aracın müsadere talebinin reddi ile üzerindeki tedbirin kaldırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan EPDK vekilinin temyiz isteği;
1.Zamanaşımının henüz dolmaması nedeniyle Mahkeme hükmünün usûl ve yasaya aykırı olduğuna,
2.Re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.16.03.2011 tarihinde sanık …’in işletmecisi olduğu akaryakıt istasyonuna kaçak akaryakıt getirileceği yönünde yapılan ihbar üzerine olay yerine giden kolluk görevlilerinin, diğer sanık …’nın sürücülüğünü yaptığı minibüsten 2 nolu yer altı tankına bir petrol ürününün boşaltıldığını gördükleri, daha sonra yapılan aramada minibüs içerisinde 260 lt, 11.07.2013 tarihli Ortadoğu Teknik Üniversitesi Petrol Araştırma Merkezi (PAL) raporuna göre %60 yağ ve %40 solvent karışımlı olan, petrol ürününün ve 2 nolu yer altı tankında ise 300 lt ulusal marker seviyesi geçersiz akaryakıtın ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği saptanmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Sanıkların yargılama konusu eylemleri için 5015 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımının, aynı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde hüküm altına alınan “şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi…halinde, dava zamanaşımı kesilir.” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, sanık …’nın mahkeme huzurundaki savunmasının 22.03.2012, diğer sanık …’in ise 14.06.2012 tarihinde alındığı ve bu tarihten sonra zamanaşımını kesen başkaca bir nedenin bulunmadığı belirlenmiştir.
3.Her ne kadar Mahkemece 18.03.2014 tarihinde mahkumiyet kararı verildiği ve bu tarihten sonra asli dava zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın düşürülmesine karar verilmiş ise de Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 02.04.2018 tarihli ve 2015/27219 Esas, 2018/3656 Karar sayılı bozma ilamında da açıkça belirtildiği üzere Mahkemenin 18.03.2014 tarihli kararı ile sanıklar hakkında atılı suçtan beraatlerine hükmolunduğu gözetilerek, sanıkların savunmalarının alındığı 22.03.2012 ve 14.06.2012 tarihlerinden itibaren 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin 14.04.2022 tarihli hükme kadar dolduğu belirlenmiş, bu nedenle Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2022 tarihli ve 2018/358 Esas, 2022/258 Karar sayılı kararının sonucu itibarıyla doğru olduğu anlaşıldığından, katılan EPDK vekilinin temyiz isteği yerinde görülmemiştir.
4.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan EPDK vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2022
tarihli ve 2018/358 Esas, 2022/258 Karar sayılı kararında katılan EPDK vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2023 tarihinde karar verildi.