YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16859
KARAR NO : 2023/3296
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/137 E., 2022/342 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil araçlarının müsaderesi
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Muradiye Asliye Ceza Mahkemesinin 10.04.2013 tarihli ve 2012/419 Esas, 2013/196 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 51 inci maddesi uyarınca erteli 10 ay hapis ve 20 gün karşılığı 400,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanık …
Tanrıverdi hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 24 gün karşılığı 480,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kaçak eşyanın ve nakil araçlarının müsaderesine, hak yoksunluklarına ve katılan kurum lehine vekâlet ücreti verilmesine karar verilmiştir.
2.Muradiye Asliye Ceza Mahkemesinin 10.04.2013 tarihli ve 2012/419 Esas, 2013/196 Karar sayılı kararının sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 13.04.2016 tarihli ve 2014/26990 Esas, 2016/5643 Karar sayılı ilâmıyla; “…Sanıklar … ve …’nin kullanımlarında olan ve her ikisi de sanık … adına kayıtlı araçlar ile sanık … …’un kullanımında ve kendi adına kayıtlı araçta muhtelif kaçak eşya ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen ve sanık … …’un eylemi ile diğer sanıkların eylemlerinin iştirak halinde gerçekleştiğine ilişkin delil ve kabul olmayan olayda, sanıklar … ve … ile sanık … …’a atılı eylemlerin şahsi ve fiili bakımdan birbirinden bağımsız olaylar oldukları, aralarında bir irtibat bulunmadığı, sanıklar hakkındaki soruşturmanın birlikte yapılmış olmasının davaların birlikte görülmesini de gerektirmeyeceği cihetle, sanıklar hakkında birlikte açılmış kamu davasının tefriki yerine birlikte görülerek sonuçlandırılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,
Kabule Göre; 1)Hükmün gerekçesinde sanıkların suça konu eşyaları kaçak yollardan gümrüksüz olarak yurda getirdiği kabul edildiği ve bu haliyle eylem 5607 sayılı Yasa’nın 3/1. maddesine mümas olduğu halde sanıkların aynı Yasanın 3/5. maddesi gereği cezalandırılmaları suretiyle hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturulması,
2)Sanıkların talimatla alınan savunmalarında “hakkımda lehe olan hükümlerin uygulanmasını ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini istemiyorum” ve akabinde kamu zararının ihtarına karşı ‘Benim maddi durumum iyi değildir, bu nedenle kamunun uğradığı zararı gidermeyi kabul etmiyorum’ şeklindeki beyanlarının şablon ve yazım hatası olduğu kabul edilerek; Engel hali bulunmayan sanık …’a, iştirak halinde suç işlediği anlaşılan …’nin kullandığı araç ile kendi kullandığı araçta ele geçen kaçak eşyanın toplamına ilişkin yeniden hesaplanacak “eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplam tutarı” olan miktarın kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanunun 231/9 fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, tüm sanıklar için tespit edilen zarar ihtar edilerek bu zararı ödemediğinden bahisle sanık … hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3)a-Sanık … hakkında kurulan hükümde; TCK’nun 53/4. maddesi gereğince TCK’nun 53. maddedeki hak yoksunluklarının kısa süreli hapis cezası ertelenenler hakkında uygulanamayacağının gözetilmemesi,
b-Sanıklar … ve Mehmet … hakkında kurulan hükümlerde; 24.11.2015 tarihli 29542 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, mahkum olduğu kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan maddenin l. fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer
olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
4)Sanık … … hakkında kurulan hükümde; Sanığın tekerrüre esas alınan Doğubeyazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/870 Esas ve 2006/669 Karar sayılı ilâmı ile mahkum olduğu önceki hükümlülüğünün tazmini nitelikte para cezası olduğu ve tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeksizin, adlî sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek başka sabıkası bulunmayan sanık hakkında verilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Muradiye Asliye Ceza Mahkemesinin 05.07.2017 tarihli ve 2016/185 Esas, 2017/123 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 51 inci maddesi uyarınca erteli 10 ay hapis ve 20 gün karşılığı 400,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanık … hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 24 gün karşılığı 480,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kaçak eşyanın ve nakil araçlarının müsaderesine, hak yoksunluklarına ve katılan kurum lehine vekâlet ücreti verilmesine karar verilmiştir.
4.Muradiye Asliye Ceza Mahkemesinin 05.07.2017 tarihli ve 2016/185 Esas, 2017/123 Karar sayılı kararının sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 09.12.2020 tarihli ve 2018/9436 Esas, 2020/18461 Karar sayılı ilâmıyla; “…Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,..” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5.Muradiye Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2022 tarihli ve 2021/137 Esas ve 2022/342 Karar sayılı Kararı ile sanıklar hakkında 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla 3 üncü maddesinin beşinci ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapisten çevrili 3.000,00 TL ve doğrudan verilen 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapisten çevrili adlî para cezasının taksitlendirilmesine, kaçak eşyanın ve 04 D 5229 plaka sayılı ve … plaka sayılı nakil araçlarının müsaderesine, katılan lehine vekâlet ücreti verilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık …’un temyiz isteği, eksik inceleme ile karar verildiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, ele geçen eşya miktarı itibarıyla aracın müsaderesine yer olmadığına ve re’sen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesine ilişkindir.
2.Sanık …’nin temyiz isteği, suçun unsurlarının oluşmadığına, kararın eksik inceleme ile tesis edildiğine, cezanın dayanağının bulunmadığına, aracın müsadere koşullarının oluşmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve re’sen göz önünde bulundurulacak sebeplerle kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, 26.07.2011 günü saat 01.20 sıralarında kolluk görevlilerine yapılan ihbar üzerine Dürükkaş köyü mevkiinde Van Çaldıran Devlet Karayolu üzerinde …’nin sevk ve idaresindeki … plaka sayılı ve …’un sevk ve idaresindeki 04 D 5229 plaka sayılı araçlar durdurulmuş, araçların yapılan aramasında her iki aracın içerisinde farklı sayı ve markada çeşitli gıda malzemeleri ele geçirilmiştir.
2.Sanıklar aşamalarda, araçlarında ele geçen eşyaları Yüksekova ve Van’dan esnaflardan aldıklarını, faturalarının bulunmadığını, ticari amaçlarının olmadığını beyan etmiştir.
3.Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 5237 sayılı Kanun’un 53, 54 ve 58 inci maddelerinden kamu davası açılmıştır.
4.Bozma üzerine sanıkların 17.01.2022 tarihinde talimat mahkemesinde alınan savunmalarında, 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödemeleri halinde cezalarında indirim yapılacağının ihtar edildiği, sanıkların maddi durumlarının iyi olmadığı için ödeme yapamayacaklarını söyledikleri anlaşılmıştır.
5.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmının gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Tebliğnamede belirtilen görüş yönünden; Tebliğname’de soruşturma aşamasında sanıklara etkin pişmanlık hükmünden yararlanması için ihtarat yapılmadığından ve gümrüklenmiş değer açıkça bildirilmediğinden bahisle sanıkların yanıltıldığı gerekçesiyle hükmün bozulması talep edilmiş ise de, 17.01.2022 tarihli celsede etkin pişmanlık hükümleri ihtar edilen ve ödemeleri halinde cezalarında indirim yapılacağı bildirilen sanıkların maddi durumlarının uygun olmaması sebebiyle ödeme imkanlarının bulunmadığını söylemeleri sebebiyle, sanıkların yanıltılmış sayılamayacağı anlaşıldığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
2.Muradiye Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2022 tarihli ve 2021/137 Esas, 2022/342 Karar sayılı kararında; olay tutanağı, … varakalar, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, sanıklardan ele geçen gümrük kaçağı eşyaların miktar itibarıyla ticari mahiyette olduğu ve kişisel kullanım
miktarının üzerinde bulunduğu, dava konusu … ve 04 D 5229 plaka sayılı nakil araçlarının sanık … adına kayıtlı olması ile nakil araçlarının müsaderesinin suça konu eşyanın miktar ve değerine göre hakkaniyete aykırı bulunmaması karşısında, sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında ve nakil araçlarının müsaderesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Muradiye Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2022 tarihli ve 2021/137 Esas, 2022/342 Karar sayılı kararında sanıklarca öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.