Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/16949 E. 2023/830 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16949
KARAR NO : 2023/830
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İTİRAZA KONU KARAR : Düzeltilerek Onama
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 26.10.2022 tarihli ve 2021/27880 Esas, 2022/16014 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.12.2022 tarihli ve KD-2021/19799 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, suç tarihinde İş Bankası şubesinde çalışmakta olan sanığın, şubenin mutad teftişi sırasında uzun süre işlem görmemesi nedeniyle Merkez Bankasına devredilme zamanı yaklaşan hesap sahipleri Şakir … ve Filiz … hesaplarından kendi yararına
haksız suretle para çekmek suretiyle atılı suçu işlediği, para çekme eyleminin 22.11.2006 ve 26.03.2007 tarihlerinde gerçekleştirildiği, sanığın her iki eyleminden dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, deneme süresi içinde işlediği suç nedeniyle hükümlerin açıklandığı ancak sanığın eylemleri aynı kast ile kısa zaman aralığında ve iki eylem arasında hukuki kesinti oluşmadan işlediği, dolayısıyla sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerine göre hüküm tesisi gerektiği, buna göre de temyiz incelemesi aşamasında yerel mahkemenin anılan mahkûmiyet hükmünün bozulması gerektiğinden bahisle düzeltilerek onama ilâmının kaldırılmasına ve hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Sanığın 26.03.2007 tarihli eylemi nedeniyle Boğazlıyan Cumhuriyet Savcılığınca düzenlenen 30.10.2008 tarihli iddianame ile dava açıldığı ve Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesinin 08.04.2009 tarihli ve 2008/130 Esas, 2009/54 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyet hükmü kurularak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın bahsi geçen dosya ile iş bu dosyadaki eylemleri yönünden 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanma koşullarının değerlendirilmesi gerekmekte ise de; sanığın denetim süresi içerisinde işlediği suç nedeniyle Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 19.12.2011 tarihli ve 2011/181 Esas, 2011/445 Karar sayılı kararı ile verilen ve kesinleşen mahkûmiyet hükmü yönünden Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesinin 08.04.2009 tarihli ve 2008/130 Esas, 2009/54 Karar sayılı dosyasına ihbarda bulunulmadığı, dolayısıyla açıklanmayan bu hüküm bakımından 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi hükümlerinin uygulanamayacağının anlaşılması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

III. KARAR
1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE,

2.5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 26.10.2022 tarihli ve 2021/27880 Esas, 2022/16014 Karar sayılı düzeltilerek onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.01.2023 tarihinde karar verildi.

(K.D.)
(K.D.)

KARŞI DÜŞÜNCE

Olayda 5327 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanması gerektiğinden sayın çoğunluğun itirazın
reddi kararına katılmıyoruz. 25.01.2023