Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/16957 E. 2023/3435 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16957
KARAR NO : 2023/3435
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2010/25 E., 2016/119 K.
SUÇLAR : 5941 sayılı Çek Kanunu’na muhalefet, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve kurulan örgüte üye olmak
SUÇ TARİHLERİ : 25.08.2009 ve öncesi
HÜKÜMLER : Beraat, Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık … müdafii, sanık … Akbaş müdafi, sanıklar …, … (Mustafa oğlu), …, … ve …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî red, kısmî düzeltilerek onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun ) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği 5941 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan verilen mahkumiyet kararları bakımından
temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. GEREKÇE
Hakkında suç işlemek amacı ile örgüt kurmak suçundan da kamu davası açıldığı anlaşılan sanık … Akbaş ile suç işlemek amacı ile kurulan örgüte üye olma suçundan kamu davası açıldığı anlaşılan sanık … hakkında zamanaşımı süresi içerisinde hüküm kurulması olanaklı görülmüştür.

Katılan … vekilinin temyiz dilekçesinde açıkça hangi sanık hakkındaki kararların temyiz edildiği belirtilmemekle birlikte, temyiz dilekçesi içeriğinde; suç işlemek amacı ile örgüt kurma ve kurulan örgüte üye olma suçları bakımından verilen beraat kararlarının bozulması gerektiği, haklarında cezaya hükmolunan sanıklar bakımından alt sınırdan ceza tayininin hatalı olduğu ve lehine ücreti vekalete hükmedilmesi gerektiğinin belirtildiği, bu hali ile temyizen incelenmesi talep edilen kararların, suç işlemek amacı ile örgüt kurma ve kurulan örgüte üye olma suçlarından verilen beraat kararları ile 5941 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan verilen mahkumiyet kararı olduğu sonucuna varıldığı gibi bir kısım sanık hakkında dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve 5941 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından verilen beraat, davanın reddi ve ölüm nedeni ile düşme kararlarının temyiz talebine konu edilmediği anlaşılarak yapılan incelemede;

A.Bir kısım Tebliğname görüşü yönünden;
1.Sanıklardan …’e gerekçeli kararın 20.07.2016 tarihinde tebliğ edildiği gibi adlî tatil içerisinde temyiz süresi işlemeyeceğinden, sanık müdafii tarafından 01.09.2016 tarihinde sunulan temyiz dilekçesinin süresi içerisinde olduğu anlaşılmakla, Tebliğnamedeki 2 numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.

2.Gerek tebliğnamenin başlık kısmında gerekse temyiz eden sanıkların gösterildiği kısımda sanıklardan …’ e yer verilmemiş olunmasına karşın, 3 numaralı görüşte sanıklar arasında sanık …’ in de yer aldığı ve sanık hakkındaki mahkumiyet kararı bakımından görüş bildirildiği görülmekte ise de; dosya kapsamında sanık …’in temyiz talebine rastlanılmadığı gibi, katılan olarak temyiz talebinde bulunan …’ın iddianame konusu yapılan 27 farklı olaydan 5 ve 10 numaralı olayların mağduru olduğu, anılan 5 ve 10 numaralı olaylarda ismi geçen sanıkların hakkında ölüm nedeni ile düşme kararı verilen …, hakkında hüküm bulunmayan … ile haklarında beraat ve makumiyet kararları verilen … (Mustafa oğlu) ve … olduğu, sanık …’ in ise iddianame anlatımı uyarınca katıldığı eylemlerin 15, 23, 24 ve 25 numaralı eylemler olduğunun belirtildiği gibi 25 numaralı eylem kapsamında suçu sabit kabul edilerek hakkında mahkumiyet kararı verildiği; yine sanığın örgüt yöneticisi olduğu hususunda bir tespit ve anlatımın bulunmaması nedeni ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 220 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olması da mümkün olmayacağından; sanıklardan … hakkındaki mahkumiyet kararının temyizen incelenmesine ilişkin Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiş ve sanık … hakkındaki mahkumiyet kararı temyiz incelemesi dışında tutulmuştur.

B.Şikayetçi … vekilinin sanıklar … (Mustafa oğlu) ve … hakkında suç işlemek amacı ile örgüt kurma ve kurulan örgüte üye olma suçları bakımından verilen beraat kararlarına yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Yargılama konusu suç yönünden şikayetçi …’ın zarar gören sıfatının bulunmadığı, bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

C.Sanıklar hakkında 5941 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik olarak, sanık … müdafii, sanık … Akbaş müdafii, sanıklar …, … ( Mustafa oğlu), …, … ve … ile katılan … vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
1.Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5941 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2.25.08.2009 olan suç tarihine göre temyiz inceleme gününde 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

II.KARAR
A.Şikayetçi … vekilinin sanıklarAhmet Yıldırım (Mustafa oğlu) ve … hakkında suç işlemek amacı ile örgüt kurma ve kurulan örgüte üye olma suçları bakımından verilen beraat kararlarına yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Yargılama konusu suç yönünden şikayetçinin suçtan zarar gören sıfatının bulunmadığı bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği kararın re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, şikayetçi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Sanıklar hakkında 5941 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik olarak, sanık … müdafii, sanık … Akbaş müdafii, sanıklar …, … ( Mustafa oğlu), …, … ve … ile katılan … vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;

Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2010/25 Esas, 2016/119 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafii, sanık … Akbaş müdafii, sanıklar …, … ( Mustafa oğlu), …, … ve … ile katılan … vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223
üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.04.2023 tarihinde karar verildi.