Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/16999 E. 2023/771 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16999
KARAR NO : 2023/771
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/367 E., 2020/373 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Pazarcık Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2015 tarihli ve 2014/725 Esas ve 2015/93 Karar sayılı
kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin on sekizinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, suça konu kaçak sigaraların 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine karar verilmiştir.
2.Pazarcık Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2015 tarihli ve 2014/725 Esas ve 2015/93 Karar sayılı kararının sanık ve katılan … İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 25.01.2021 tarihli ve 2018/3156 Esas 2021/650 Karar sayılı ilâmıyla;
“Katılan … İdaresi vekili suçta kullanılan nakil aracına yönelik temyiz talebinde bulunmuş ise de; suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine ilişkin bir dava bulunmadığı gibi, temyiz incelemesine konu bir kararın mevcut olmadığının anlaşılması karşısında, temyiz incelemesi yapılmaksızın sanık Nesrin Serter’in temyiz talebine göre yapılan incelemede;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre ise;
Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra aynı Yasanın 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi
,” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Pazarcık Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2020 tarihli ve 2020/367 Esas ve 2020/373 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’na muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beş, on ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca uyarınca 10 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 51 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezasının ertelenmesine, suça konu kaçak sigaraların 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine, karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.12.2022 tarihli ve 2021/155812 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresinin temyiz istemi, alt sınırdan ceza tayin edilmemesi, hapis cezasının ertelenmemesi ve sanık hakkında pek hafif indirimi yapılmaması, gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın yolcu olarak bulunduğu otobüste önleme arama kararına istinaden yapılan aramada, sanığa ait

bagajda 50 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir.

2.Sanık aşamalardaki savunmalarında suça konu sigaraları içmek için aldığını beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir.

3.Soruşturma aşamasında sanığa gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağı ihtaratı yapılmamıştır.

4.7242 sayılı Kanun değişikliklerinden sonra yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada ”sanığa suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezasında 1/3 oranında indirim yapılacağı” ihtarı sanığa tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.

5.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek kısmen gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.

IV. GEREKÇE
1.Mahkemece sanık hakkında kurulan hükümde, temel cezanın takdiren alt sınırdan belirlendiği yine 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca da takdiren alt sınırdan artırım yapıldığı ifade edilmiş olup, ele geçen kaçak sigaraların miktar ve değeri, suçun işleniş biçiminde özellik arz eden bir yönün bulunmaması nazara alınarak hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Mahkemece ”sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunmaması, pişmanlığı dikkate alınarak takdiren” sanık hakkında verilen kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine karar verilmiş olup, adli sicil kaydının ve duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir davranışının bulunmaması nazara alınarak hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

4.7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine;

a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında,

b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır.” düzenlemesi karşısında, etkin pişmanlık hükümlerinin kovuşturma aşamasında uygulanmasının mümkün olduğu anlaşılmakla; soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmayan sanık hakkında eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı yatırması halinde hakkında 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yarı oranında indirim uygulanabileceği ihtarının usulüne uygun tebliğ edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, etkin pişmanlık hükümlerinden haberdar olmayan sanık hakkında “gümrüklenmiş değerin iki katını ödemediğinden bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

5.5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasında yer verilen; “Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.
” şeklindeki düzenleme karşısında, dava konusu kaçak içkilerin 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken uygulama maddesinin ilgili fıkrası gösterilmeden müsaderesine karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (4) ve (5) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle Pazarcık Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2020 tarihli ve 2020/367 Esas ve 2020/373 Karar sayılı kararına yönelik katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.01.2023 tarihinde karar verildi.