Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/17011 E. 2023/2649 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/17011
KARAR NO : 2023/2649
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/99 Esas, 2021/304 Karar
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Kamu davasının düşmesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2013 tarihli ve 2012/291 Esas, 2013/225 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 4 gün karşılığı 80,00

TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak eşyanın müsaderesine, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına, katılan kurum lehine dilekçe yazım ücreti verilmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

2.Sanığın denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle, Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2015 tarihli ve 2014/353 Esas, 2015/122 Karar sayılı kararı ile sanık hakkındaki hüküm açıklanarak
5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 4 gün karşılığı 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3.Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2015 tarihli ve 2014/353 Esas, 2015/122 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 29.12.2020 tarihli ve 2018/2279 Esas, 2020/20019 Karar sayılı ilâmıyla; “..Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra ve 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,….” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4.Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2021 tarihli ve 2021/99 Esas, 2021/304 Karar sayılı kararı ile 2012/291 Esas, 2013/225 Karar sayılı ve 08.05.2013 kesinleşme tarihli kararı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onuncu fıkrası ve 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kaldırılarak sanık hakkında açılan kamu davasının, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca düşürülmesine, suç eşyasının müsaderesine, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına, araç üzerindeki şerhin kaldırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği, kurumları aleyhine kamu zararı oluştuğundan sanık hakkında düşme kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve re’sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, 02.03.2012 tarihinde …’ın sevk ve idaresinde bulunan malen sorumlu şirket adına kayıtlı … plakalı araç ile Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’nden Dilucu Sınır Kapısı’nı kullanmak suretiyle Türkiye’ye giriş yapmasından sonra kolluk görevlilerinin Aralık-Nahçıvan Karayolunun 20 km’sinde yapmış oldukları denetimlerde araç deposunda 706 lt, ayrıca 5 adet plastik bidon içerisinde 84 lt olmak üzere toplam 790 litre motorin bulunduğu tespit edilerek Gümrük İdaresine beyan edilmeyen ve vergileri ödenmeyen 240 litre motorin ile birlikte 12 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir.

2.Sanık aşamalarda suça konu motorini ucuz olduğu için aracında kullanmak amacıyla, sigaraları ise içmek için aldığını beyan etmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2.Sanığın gıyabında verilen 11.03.2013 tarihli ve 2012/291 Esas, 2013/225 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının dosya kapsamına göre sanığın bilinen en son adresi olan ve yargılama aşamasında bildirilen adresine tebliğ edilmesi, bu adrese çıkartılacak tebligatın bila-tebliğ iade edilmesi halinde ise 6099 sayılı Kanun ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca MERNİS adresine tebligat yapılması gerekirken, sanığın savunmasında bildirdiği adresinden farklı bir adrese yapılan tebligatın iade olması sebebiyle 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yapılan usulsüz tebligata istinaden 08.05.2013 tarihinde kesinleştirmenin yapılması sebebiyle denetim süresinin başlamadığı cihetle sanık hakkında hükmün açıklanmasına yer olmadığına ve sanığın savunmasının alındığı 22.11.2012 tarihinden hüküm tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğunun anlaşılması nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı sebebiyle düşmesine dair hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

3.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan … İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2021 tarihli ve 2021/99 Esas, 2021/304 Karar sayılı kararında katılan … İdaresi vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.03.2023 tarihinde karar verildi.