YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/17103
KARAR NO : 2023/709
KARAR TARİHİ : 23.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/300 E., 2021/1715 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2015 tarihli ve 2014/842 Esas, 2015/173 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi
yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 4 gün karşılığı 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
2.Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2015 tarihli ve 2014/842 Esas, 2015/173 Karar sayılı kararının katılan Gümrük İdaresi vekili ve sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 03.02.2021 tarihli ve 2018/3897 Esas, 2021/1407 Karar sayılı ilâmıyla;
“…Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Yasanın 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.11.2021 tarihli ve 2021/300 Esas, 2021/1715 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası, 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hapisten çevrili 6.000,00 TL adlî para cezası ve doğrudan verilen 1 gün karşılığı 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği, suça konu kaçak eşyanın naklinde kullanılan aracın müsaderesine karar verilmesi gerektiğine, kararın gerekçe kısmında bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmadığına, kararın bu yönüyle eksik inceleme teşkil ettiğine, izah edilen ve tetkik esnasında ortaya çıkacak sair nedenlerle kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, kolluk görevlileri tarafından cadde üzerinde oluşturulan uygulama noktasında sanığın sevk ve idaresindeki …plakalı aracın durdurulduğu, önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, aracın bagajında 40 şişe 70 cc, 6 şişe 100 cc olmak üzere muhtelif markalarda toplam 46 şişe kaçak içki ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Mersin Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 22.09.2014 tarihli bandrol denetim tutanağına göre, suça konu içkiler üzerindeki bandrollerin taklit bandrol olduğu tespit edilmiştir.
3.26.12.2014 tarihli bilirkişi raporunda, ele geçen içkilerin tamamının gümrük kaçağı eşya vasfında olduğu belirlenmiştir.
4.Sanık aşamalarda, suça konu içkileri düğün için aldığını beyan etmiştir.
5.Sanığa 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince etkin pişmanlık ihtaratının usûlüne uygun olarak yapıldığı anlaşılmıştır.
6.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.
IV. GEREKÇE
1.İddianamede nakil aracının müsaderesine ilişkin bir talep bulunmadığı gibi Mahkeme tarafından da temyize konu bir hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, bu konuyla ilgili temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır.
2.Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.11.2021 tarihli ve 2021/300 Esas, 2021/1715 Karar sayılı kararında; olay tutanağı, Mersin Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 22.09.2014 tarihli bandrol denetim tutanağı, 26.12.2014 tarihli bilirkişi raporu, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, sanıktan ele geçen gümrük kaçağı içkilerin miktar itibarıyla ticari mahiyette olduğu ve kişisel kullanım miktarının üzerinde bulunduğu gözetilerek, sanığın suça konu kaçak içkileri ticari amaçla bulundurduğunun kabul edilmesi nedeniyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.11.2021 tarihli ve 2021/300 Esas, 2021/1715 Karar sayılı kararında katılan Gümrük İdaresi vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2023 tarihinde karar verildi.