Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/17132 E. 2023/842 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/17132
KARAR NO : 2023/842
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/90 E., 2021/118 K.
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının
Düzenlenmesine Dair Kanun’a Muhalefet
HÜKÜM : Beraat, eşyaların müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme
neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Çayeli Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.09.2012 tarihli ve 2012/102 Esas, 2012/295 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, suça konu kaçak sigaraların 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmiştir.

2.Çayeli Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.09.2012 tarihli ve 2012/102 Esas, 2012/295 Karar sayılı kararının sanık … Gümrük İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 27.05.2014 tarihli ve 2014/10085 Esas, 2014/10536 Karar sayılı ilâmıyla;
“…, Aralarında fiili ve hukuki bağlantı bulunmayan sanıklar hakkındaki yargılamanın birlikte yapılması suretiyle savunma hakları kısıtlanarak, yazılı şekilde hüküm kurulması,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Çayeli Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2015/137 Esas, 2015/275 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 4733 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, suça konu kaçak sigaraların 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği müsaderesine karar verilmiştir.

4.Çayeli Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2015/137 Esas, 2015/275 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 15.12.2020 tarihli ve 2018/10214 Esas, 2020/18698 Karar sayılı ilâmıyla;
“…Olay tarihinde kolluk tarafından sanığın evinde yapılan aramada 315 paket kaçak ve bandrolsüz sigara ele geçirildiği cihetle; dosya kapsamına göre sanık … kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet Savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama kararının da bulunmadığı, buna göre yapılan aramanın usul ve yasaya aykırı olduğu ve ele geçen delillerin de hukuka aykırı delil niteliğinde olup, Anayasamızın 38. maddesinin 6. fıkrası da “Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez.” hükmü ve yine 5271 sayılı CMK’nun 206/2-a, 217/2, 230/1. madde ve fıkraları da hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceğini, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeleri karşısında, hiç bir aşamada suçlamayı kabullenmemiş olan sanık hakkında hukuka aykırı şekilde elde edilen ve kaçak olduğu anlaşılan eşyanın hükme esas alınamayacağı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde “TCK’nın 54/1. maddesi gereğince müsaderesine” hükmedilmesi,” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Çayeli Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2021 tarihli ve 2021/90 Esas, 2021/118 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 4733 sayılı Kanun’na muhalefet suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği beraat, suça konu sigaraların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine kararı verilmiştir.

6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan,14.12.2022 tarihli ve 2021/81276 sayılı, onanma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebepleri;
1.Suça konu sigaraların zilyetliğini kabul eden sanık hakkında beraat kararı verilmesinin yasaya aykırı olduğuna,

2.Resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.28.02.2012 tarihinde, arama kararı olmadan sanığın evinde yapılan aramada toplam 315 paket bandrolsüz ve kaçak sigara ele geçirilmiştir.

2.Sanık bozma öncesi ve sonrasında değişmeyen savunmasında, sigaraları eşinin içmesi amacıyla bulundurduğunu beyan ederek, suçlamayı kabul etmemiştir.

3.İddia, savunma ile dosya kapsamına göre, suça konu sigaraların bandrolsüz ve gümrük kaçağı olduğu
anlaşılmıştır.

4.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek, gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.

IV. GEREKÇE
1.Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; sanığın aşamalardaki savunmaları, dosya içeriğindeki belgeler dikkate alınarak, sanık … kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama kararının da bulunmadığı, buna göre yapılan aramanın usul ve yasaya aykırı olduğu ve ele geçen delillerin de hukuka aykırı delil niteliğinde olup, Anayasamızın 38 inci maddesinin altıncı fıkrası “Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez.” hükmü ve yine 5271 sayılı Kanun’un 206 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 217 nci maddesinin ikinci fıkrası, 230 uncu maddesinin birinci fıkrasında da hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceğini, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeleri karşısında, hiç bir aşamada suçlamayı kabullenmemiş olan sanık hakkında hukuka aykırı şekilde elde edilen ve kaçak olduğu anlaşılan eşyanın hükme esas alınamayacağı gözetilerek beraat kararı verilmesi nedeniyle hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çayeli Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2021 tarihli ve 2021/90 Esas, 2021/118 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.01.2023 tarihinde karar verildi.