Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/17196 E. 2023/1770 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/17196
KARAR NO : 2023/1770
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/1055 E., 2021/166 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2015 tarihli, 2014/456 Esas, 2015/104 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği 3 yıl hapis ve 7.200,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz
rejimine, eşya müsaderesine karar verilmiştir.

2.Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2015 tarihli, 2014/456 Esas, 2015/104 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 23.06.2020 tarihli ve 2017/11083 Esas, 2020/10004 Karar sayılı ilâmıyla “Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun’da yapılan değişikliklerin mahkemesince değerlendirilmesi zorunluluğu ve 6545 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2021 tarihli, 2020/1055 Esas, 2021/166 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları, 7242 sayılı Kanun ile değişik aynı maddenin yirmiikinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği 10 ay hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine, eşya müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; savunma hakkının kısıtlandığına, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığı halde eksik inceleme ile cezalandırılmasına karar verildiğine, lehine olan delillerin toplanmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, hakkında lehe olan kanun hükümlerinin uygulanmadığına ve re’sen görülecek sebeplere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın temizlik malzemeleri satışı yaptığı iş yerinde ve ikametinde kaçak içki ve sigara satışı yaptığı bilgisi alınması üzerine kolluk görevlilerince yapılan çalışmalarda tanık B.C.’nin sanığa ait iş yerine aracıyla gelip, iş yerinde bir süre kaldıktan sonra elinde poşetle çıkarak aracına bindiğinin görüldüğü, adı geçenin bir süre aracıyla seyrettikten sonra araçtan indiğinde yapılan müdahale ile B.C.’nin elindeki poşette 5 şişe kaçak içkinin ele geçirildiği, bunun üzerine Edirne Sulh Ceza Hakimliğinin 05.09.2014 tarili, 2014/687 Değişik İş sayılı adli arama kararı ile sanığa ait iş yeri ve ikamette yapılan aramalarda ise 948 paket kaçak sigara ve 54 şişe kaçak içki ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanığın müdafii eşliğinde alınan kolluk ifadesinde; B.C’yi tanımadığını, adı geçene kaçak içki satmadığını, ele geçen sigaraların kendisine ait olduğunu, içkilerin kendisine ait olmadığını, içkileri bir müşterisinden alacağına istinaden rehin olarak aldığını, kaçak sigaraları ise ticari amaçla bulundurmakta olduğunu belirttiği, mahkemedeki savunmasında susma hakkını kullandığı belirlenmiştir.

3.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.

4.Sanığın adli sicil kaydının dosyaya eklendiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1.Ele geçen kaçak içki ve sigaraların ticari miktarda olup, bir kısmının ticari iş yerinde ele geçmesi ve sanığın müdafii eşliğindeki kolluk ifadesinde suçunu ikrar etmesi karşısında atılı kaçakçılık suçunun sübuta erdiği anlaşılmış, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim uygulanarak cezasında 1/6 oranında indirim yapıldığı, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasında kısa süreli hapis cezasının suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre seçenek yaptırımlara çevrilebileceği düzenlemesine yer verildiği, mahkemece sanığın sabıkalı kişiliği ve mükerrir oluşu nazara alınarak seçenek yaptırımların uygulanmasına yer olmadığına hükmedildiği, hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi gereği ertelenmesine karar verilebilmesi için sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşmasının gerektiği, yine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (b) bendi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, aynı maddenin (c) bendi gereği ise suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinin gerektiği, sanığın usulüne uygun ihtarata karşın kaçakçılık suçundan doğan zararı gidermediği, mahkemece de ”daha önce kasıtlı suçlardan mahkumiyetlerinin bulunması nedeniyle sanığın tekrar suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaate varılmadığından” erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması müeseselerinin sanık hakkında tatbikine yer olmadığına karar verildiği, mahkemenin belirtilen hükümlerin tatbikine yer olmadığına dair gerekçelerinin sanığın adli sicil kaydı içeriği ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla, sanığın mahkemece lehine olan hükümlerin hukuka aykırı şekilde nazara alınmadığına ilişkin temyiz itirazı yerinde görülmemiş hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Sanıktan ele geçen kaçak sigara miktarı 968 paket olmasına karşın, iddianamenin 628 paket kaçak sigaraya ilişkin düzenlenmiş olması karşısında, iddianame düzeltilmeden ve düzeltilen iddianame içeriğine göre savunması alınmadan yargılamaya devamla hüküm kurulması,

4.10.12.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının, yirmiüçüncü fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; sanığın tekerrüre esas alınan adli sicil kaydının 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri Ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’a muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla; tekerrüre esas alınan dosyada uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre sanığın sabıkasının tekerrüre esas teşkil edip etmeyeceğinin tartışılmasında zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2021 tarihli, 2020/1055 Esas, 2021/166 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.03.2023 tarihinde karar verildi.