YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/17230
KARAR NO : 2023/2149
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, suç eşyasının müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.09.2015 tarihli ve 2015/13 Esas, 2015/479 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbeşinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca
1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan hapis cezasının aynı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, suça konu kaçak akaryakıtın tasfiyesine karar verilmiştir.
2.Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.09.2015 tarihli ve 2015/13 Esas, 2015/479 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 09.01.2020 tarihli ve 2019/ 9167 Esas, 2020/492 Karar sayılı ilâmıyla;
“…Suça konu akaryakıtın yurda kaçak olarak sokulduğunun anlaşılması karşısında; sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/11-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5. ve 3/10. madde ve fıkraları gereğince uygulama yapılması ve yine aynı Yasanın 3/22. maddesinin de uygulama şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2021 tarihli ve 2020/72 Esas, 2021/78 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun’un üçüncü maddesinin beşinci, onuncu fıkrası ile onuncu fıkrasının son cümlesi, yirmiikinci fıkrası, 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 60,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, hükmolunan hapis cezasının aynı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, suça konu kaçak akaryakıtın tasfiyesine karar verilmiştir.
4.Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2021 tarihli ve 2020/72 Esas, 2021/78 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 22.12.2021 tarihli ve 2021/ 25537 Esas, 2021/ 17900 Karar sayılı ilâmıyla;
“…1)Dava konusu eşyanın 4.524,65 TL olan gümrüklenmiş değeri, suç tarihindeki ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücüne nazaran pek hafif olduğu halde, mahkemece değer normal kabul edilerek sanık hakkında yazılı şekilde fazla ceza tayini,
2)Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Yasanın 5/2. fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, 5607 sayılı Yasanın 5/2-son cümlesinin “Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır” hükmünü içerdiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı, soruşturma aşamasında kamu zararından haberi olmayan ve etkin pişmanlıktan faydalanma imkanı olduğu bildirilmeyen sanığın Dairemizin 09/01/2020 tarihli bozma ilamından sonra suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki
katını yatırarak etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma iradesini ortaya koyduğu gözetilerek, 5607 sayılı Yasanın 5/2.maddesi uyarınca cezada 1/2 oranında indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde 1/3 oranında indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
3)Dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken tasfiye kararı verilmesi ,
4)Bozma kararı üzerine sanığın yeniden mahkumiyetine karar verilmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, kendisini vekille temsil ettiren katılan … lehine vekalet ücreti hükmedilmemesi,…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
5.Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2022 tarihli ve 2022/35 Esas, 2022/274 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun’un üçüncü maddesinin beşinci, onuncu fıkrası, onuncu fıkrasının son cümlesi, yirmiikinci fıkrası ve 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 50 inci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hapisten çevrili 3.000,00 TL ve doğrudan verilen 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu akaryakıtın 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmiştir.
6.Dava dosyası, sanık müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 01.12.2022 tarihli ve 2022/86389 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; Gümrük İdaresinin katılan sıfatı olmamasına rağmen lehine vekalet ücretine hükmedilmesi, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmaması, yakalanan mazot miktarının kişisel kullanım sınırları içerisinde kalması, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmaması ve re’sen nazara alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde kolluk güçlerince yapılan çalışmalarda sanığın yetkilisi olduğu işyerinde kaçak akaryakıt satışı yapıldığına dair bilgiler elde edilmesi üzerine ofis olarak kullanılan prefabrik yapının bitişiğinde, etrafı saç levhalarla kapatılmış bölmede 1220 kg kaçak mazot ele geçirilmiştir.
2.Sanık bozma öncesinde savunmasında işyerinde tır yedek parçası satışı, oto yıkama işleri yaptığını, oto yıkamanın olduğu bölümünde yakıt deposu olarak kullandıkları eski araç depoları olduğunu, işyerine gelen yabancı plakalı tır şoförlerinin Türkiye’den transit olarak İran, Irak, Gürcistan ülkelerine giderken fazla yakıtlarını herhangi bir ücret vermeksizin emanet olarak kendilerine bıraktıklarını, bu mazotları tankerlerde muhafaza ederek dönüşlerinde kendilerine iade ettiklerini beyan etmiş, bozma sonrasında da önceki savunmalarını tekrar ederek gümrüklenmiş değerin iki katını ödediğine dair makbuz sunmuştur.
3.Dosya içerisindeki 14.11.2014 tarihli Tübitak Mam raporuna göre ele geçen akaryakıtın ulusal marker seviyesinin geçersiz, teknik düzenlemelere aykırı olduğu tespit edilmiştir.
4.Sanığın suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını ödediğine dair 19.12.2020 tarihli dekont dosya içerisine sunulmuştur.
5.Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinin kararında hukuka aykırılık saptanmamış olup, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2022 tarihli ve 2022/35 Esas, 2022/274 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.03.2023 tarihinde karar verildi.