YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/17438
KARAR NO : 2023/3828
KARAR TARİHİ : 18.04.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/205 E., 2021/303 K.
SUÇ :556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, hükümde yasa yolu gösterilirken 7 gün olan temyiz süresinin 15 gün olarak gösterilmesi suretiyle tarafların yanıltıldığı, bu nedenle sanık müdafiinin temyiz talebinin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 2. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2015/20 Esas, 2015/532 Karar sayılı kararı ile sanığın marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı
Kanun) 54 üncü maddesi uyarınca 6.000,00 TL ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
2.Anılan kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2020/6154 Esas, 2021/6300 Karar sayılı ilâmıyla;
” 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan (suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/7. maddesinin aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nun 253. Ve 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğundan” bozulmasına karar verilmiştir.
3.İstanbul 2. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 26.10.2021 tarihli ve 2021/205 Esas, 2021/303 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçundan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi uyarınca 6.000,00 TL ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz sebepleri; alınan arama kararı ve yapılan arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, mahkûmiyet hükmü kurulurken sanığın savunmasının alınmadığına, suça konu ürünler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ve mahkemenin hukuki değerlendirmesinin yasaya aykırı olduğuna ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılan vekili 17.12.2014 havale tarihli şikâyet dilekçesi ile Zawa Fashion isimli iş yerinde hak sahibi oldukları tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama – el koyma tedbirlerinin uygulanması talebi ile şikâyetçi olmuştur.
2.İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 17.12.2014 tarihli ve 2014/3655 Değişik İş sayılı kararı doğrultusunda, ilgili iş yerinde 18.12.2014 tarihinde hakkında verilen beraat kararı kesinleşen diğer sanık Fatma Çakır hazır bulunduğu halde yapılan aramada; askıda satışa arz edilmiş halde toplam 11 adet tişörte el konulmuştur.
3.Dosyada mevcut 09.10.2015 tarihli bilirkişi raporunda; suça konu tişörtlerin orijinal olmayıp, marka taklidi olarak imal edilmiş ürünler olduklarına, katılan adına tescilli 87650 numaralı Paul&Shark + şekil markasının iktibas yolu ile taklit edildiğine ve eylemin marka hakkına tecavüz sayılan fiiller kapsamında olduğuna dair görüş bildirilmiştir.
4. Sanık … savunmalarında; iş yerinin işleticisi ve sahibi olduğunu, suça konu ürünleri maddi
durumu iyi olmadığı için faturası olmaksızın satın alıp, iş yerinde satışını yaptığını beyan ederek atılı suçlamayı tevil yollu ikrar etmiştir.
5.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek taraflar arasında uzlaştırma girişiminde bulunulduğu, ancak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosunca tanzim olunan, 2021/9575 sayılı uzlaştırıcı raporuna göre uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 2. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 26.10.2021 tarihli ve 2021/205 Esas, 2021/303 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.04.2023 tarihinde karar verildi.