Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/17583 E. 2023/1810 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/17583
KARAR NO : 2023/1810
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/274 E., 2016/482 K.
ŞİKÂYETÇİLER : ….
SUÇ : 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye muhalefet
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2016/274 Esas, 2016/482 Karar sayılı kararının, şikâyetçiler vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

Suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen marka hakkına tecavüz suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete tâbidir. Marka hakkına tecavüz suçlarında şikâyet hakkı, münhasıran marka sahibine ait olup, tescilli markanın sahibi olan ve marka korumasından doğan hakları tecavüze uğrayan gerçek veya tüzel kişiler şikâyetçi olabilir. Başka bir ifade ile, şikâyet hakkını kullanacak marka sahibi Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tutulan marka sicilinde, adına markanın tescil edildiği gerçek veya tüzel kişidir.

Şikâyet hakkı şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan bu hakkın başkaları tarafından kullanılması mümkün değildir. Hak sahibi kişiler şikâyet tarihinde, şikâyette bulunma yetkisini veren vekâletname bulunmak koşulu ile avukatları vasıtasıyla da şikâyette bulunabilir. Davaya vekâlet konusu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 71-83 üncü maddelerinde düzenlenmiş olup, hem 6100 sayılı Kanun’da hem de 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda vekâletnamelerin herhangi bir şekil

şartına bağlı olmadığı kabul edilmiştir. Şikâyet hakkını kullanma konusunda asıl olanın vekâlet verenin iradesi olduğu yönündeki ilke ışığında somut olaya gelince;

Dairemizin 09.11.2022 tarihli ve 2021/17448 Esas, 2022/15973 Karar sayılı tevdii kararına rağmen, şikâyetçi firmalar vekilinin sanık hakkında şikâyet hakkının kullanılması amacıyla ve şikâyet tarihini kapsar şekilde marka sahibi firmaların yetkilileri tarafından kendilerine verilmiş izin içeren mektup, telefaks veya elektronik posta iletisi aslını veya tercümesinin onaylı örneklerini dosyaya ibraz edemediği, şikâyetçiler vekili Av. …’ın 17.12.2022 tarihinde dosyaya sunduğu dilekçenin ekindeki belgenin soruşturma yapılabilmesi için dosya bazında geçerli bir izin belgesi niteliğinde bulunmadığı, şikâyet tarihinden sonra düzenlenen vekâletnamelerin de sonuca etki etmeyeceği anlaşıldığından,

Marka hakkı sahibi Bulgari …. firmalarının sanık hakkında hukuken geçerli bir şikâyetlerinin bulunmadığı gözetilerek; davaya katılma ve sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılan şikâyetçiler vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

Esası incelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.03.2023 tarihinde karar verildi.