YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/26
KARAR NO : 2023/1389
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/359 E., 2018/72 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddeleri gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 08.10.2010 tarihli ve 2010/1529 Esas, 2010/1719 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında üste fiilen taarruz suçundan, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 91 inci maddesinin birinci fıkrasının az vahim hâl cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 29 uncu ve 62 nci maddeleri uyarınca bir ay yedi gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.(Kapatılan) Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 08.10.2010 tarihli ve 2010/1529 Esas, 2010/1719 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askerî Yargıtay 1. Dairesinin 06.06.2012 tarihli ve 2012/0857 Esas, 2012/0828 Karar sayılı kararı ile Askerî Mahkemece, sanıkların ve tanıkların savunma ve ifadelerinin tespiti için Hakkari Asliye Ceza Mahkemesine sevkleri hususunda Birlik Komutanlığına müzekkere yazıldığı, Hakkari Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan 27.04.2010 tarihli talimat duruşmasında, sanıkların birbirlerinin sorgu ve savunmalarına, ayrıca tanıkların beyanlarına karşı beyanda bulunmalarına olanak tanınmamasının, 5271 sayılı Kanun’un 215 inci maddesine muhalefet oluşturduğu ve bu aykırılığın (mülga) 353 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (H) bendi kapsamında mutlak bozma nedeni olması nedeniyle mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma üzerine (Kapatılan) Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 07.03.2013 tarihli ve 2013/223 Esas, 2013/95 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında üste fiilen taarruz suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 91 inci maddesinin birinci fıkrasının az vahim hâl cümlesi, 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu ve 62 nci maddeleri uyarınca bir ay yedi gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 18.04.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
4.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 18.04.2013 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 22.11.2015 tarihinde seyirden yasaklı kişinin kanunda belirtilen şekilde kolluk kuvvetlerine müracaat etmemesi suçunu işlediğinin Adıyaman 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli ve 2016/85 Esas, 2016/336 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine Hakkari Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.08.2018 tarihli ve 2017/359 Esas, 2018/72 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (Kapatılan) Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin açıklanması geri bırakılan, 07.03.2013 tarihli ve 2013/223 Esas, 2013/95 Karar sayılı hükmünün açıklanmasına, sanığın üste fiilen taarruz suçundan,1632 sayılı Kanun’un 91 inci maddesinin birinci fıkrasının az vahim hâl cümlesi, 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu ve 62 nci maddeleri ile 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası uyarınca bir ay yedi gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğine ve hakkında kurulan hükümde lehine olan hükümlerin uygulanmama gerekçelerinin yer almadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Temyize konu olmayan asta müessir fiil suçunun sanığı P.Çvş. Mert …’ün, Hakkari Dağ ve Komd.Tug. Emn.Mhf.Bl. K.lığında askerlik hizmetini yaptığı sırada, 17.02.2010 tarihinde koğuşa gelerek, öğle yemeği sonrası yemekhanedeki işlere yardım etmemesi nedeniyle sinirlendiği sanık P.Er … hakkında küfür içerikli sözler sarf ettiği, bu durumun P.Er Serdal … tarafından sanık P.Er …’e iletilmesi üzerine sanığın, P.Çvş. Mert …’ün yanına geldiği ve neden kendisine küfür ettiğini sorarak suratına gelecek şekilde yumruk attığı, Mert …’ün de sanık P.Er …’e yumruk attığı maddi vakıa olarak belirlenmiştir.
2.Sanık (Kapatılan) Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 08.10.2010 tarihli ve 2010/1529 Esas, 2010/1719 Karar sayılı kararına konu savunmasında özetle; Mert … ile birlikte askerlik görevini yaptığını, Mert …’ün kendilerinin üst devresi olduğunu, olay tarihinde bölükte askerlik görevini yapan arkadaşı Serdar …’nın yanına geldiğini ve kendisine küfür ettiğini söylediğini, kendisinin de sinirlerek Mert …’ün yanına gittiğini, kendisine niye küfür ettiğini sorduğunda o da kendisine ağzından kaçırdığını söylediğini, biraz tartıştıklarını, tartışma esnasında birbirlerine yumrukla vurduklarını, sonra arkadaşlarının kendilerini ayırdığını, Mert …’ün kendisinden özür dilediğini ve barıştıklarını beyan etmiştir.
3.Sanık bozma ilamına uyulmasını, öncelikle beraatini mahkeme aksi kanaatteyse lehe olan Kanun hükümlerinin uygulanmasını ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunduğunu beyan etmiştir.
4.Sanığın ihbar sonrası savunması alınamamıştır.
5.Sanık hakkında (Kapatılan) Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 07.03.2013 tarihli ve 2013/223 Esas, 2013/95 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı için ihbarda bulunan Adıyaman 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli ve 2016/85 Esas, 2016/336 Karar sayılı kararı dava dosyasında mevcuttur.
6.Sanığa ait güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
Hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın denetim süresi içinde işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı mahkûm olması üzerine dosyayı ele alan mahkemece duruşma açılıp, sanığa 5271 sayılı Kanun’un 195. maddesinin birinci fıkrasına göre, yokluğunda karar verilebileceği ihtarını içeren usûlüne uygun meşruhatlı davetiye çıkarılarak duruşmaya çağırılması ve sanığın savunması alınarak 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrasına uygun olarak hükmün açıklanması gerekirken, sanık için MERNİS adresine çıkarılan ve herhangi bir ihtarat içermeyen tebligatın iade edildiği anlaşılmakla; sanığın savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuran, savunması alınmadan yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Hakkari Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.01.2018 tarihli ve 2017/359 Esas, 2018/72 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2023 tarihinde karar verildi.