YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3901
KARAR NO : 2022/13139
KARAR TARİHİ : 03.10.2022
4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine dair Kanun’a muhalefet suçundan sanık …’in, anılan Kanun’un 8/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/04/2014 tarihli ve 2013/193 esas, 2014/287 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, 15/04/2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanun’unda yapılan değişiklik sebebiyle yapılan uyarlama yargılaması sonucunda, sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3/5, 3/22-2. cümle, 5237 sayılı Kanun’un 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis ve 20,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/05/2021 tarihli ve 2020/563 esas, 2021/572 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii SİVAS 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/07/2021 tarihli ve 2021/345 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 10/03/2022 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/04/2022 tarihli ve KYB. 2022/42683 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 12/09/2006 tarihli ve 2006/359 esas, 2006/7944 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağı nazara alınarak yapılan incelemede,
5237 sayılı Kanun’un 7/2. maddesinde “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesinde “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklinde yer alan düzenlemeler karşısında,
4733 sayılı Kanun’un 8/4. maddesinin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Gümrük Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun’un 31. maddesi ile yürürlükten kaldırılarak, anılan Kanun’un 54. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3. maddesinde yapılan değişiklik üzerine atılı suçun 5607 sayılı Kanun’un 3/18. maddesinde düzenlenmiş olduğu nazara alındığında,
Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/04/2014 tarihli ilk kararında sanığın eyleminin, 4733 sayılı Kanun’un 8/4. maddesi kapsamında olduğu değerlendirilmek suretiyle suç tarihi olan 06/03/2013 itibariyle sanığın lehine olan 4733 sayılı Kanun’un 8/4. maddesinin uygulanmış olması karşısında, 15/04/2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61. maddesinde “21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir. Eşyanın değerinin hafif olması hâlinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması hâlinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklinde yer alan düzenlemenin sanık lehine hükümler içerebileceğinden bahisle Cumhuriyet savcılığınca uyarlama yargılaması yapılması yönündeki talep üzerine, sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3/18. maddesi ile 4733 sayılı Kanun’un 8/4. maddelerinin karşılaştırmalı olarak değerlendirilerek, 5237 sayılı Kanun’un 7/2. maddesi ve 5252 sayılı Kanun’un Esas No : 2022/3901
9/3. maddesi uyarınca lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi gerekirken sanık hakkında uygulanmasına yer olmayan 5607 sayılı Kanun’un 3/5. maddesi uygulanmak suretiyle hüküm kurulduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki kanun yararına bozma istemleri incelendiğinde; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanık …’in eyleminin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 4733 sayılı Yasa’nın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasa ile 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22. maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, Sivas 1. Asliye Ceza mahkemesi’nce 2020/563 esas üzerinden yapılan uyarlama yargılaması sırasında suç tarihinde uygulama yeri bulunmayan 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesi ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasa ile değişik 3/22. maddeleri ile karşılaştırma yapıldığı, 5607 sayılı Yasanın 3/5, 3/22 maddelerine göre kurulan mahkumiyet hükmünün sanık lehine olduğu kabul edilerek eksik ceza ile uygulama yapıldığı anlaşılmakla;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden SİVAS 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 26/07/2021 tarih ve 2021/345 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, 03/10/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.