Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/5210 E. 2022/13173 K. 04.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5210
KARAR NO : 2022/13173
KARAR TARİHİ : 04.10.2022

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na aykırı davranmak eyleminden kabahatli … hakkında anılan Kanun’un 48/5. maddesi ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Yönetmeliğinin Ek 3/1. maddesi gereğince aday sürücü belgesinin iptaline ilişkin Denizli Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünün 02/11/2019 tarihli ve AJ 640181 sayılı aday sürücü belgesinin iptaline dair tutanağa karşı yapılan başvurunun reddine ilişkin Denizli 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 17/01/2020 tarihli ve 2019/5318 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair DENİZLİ 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 07/02/2020 tarihli ve 2020/879 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 09.05.2022 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.06.2022 tarihli ve KYB. 2022-73167 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre,
Benzer bir olaya ilişkin olarak Uyuşmazlık Mahkemesinin 31/01/2022 tarihli ve 2022/25 esas, 2022/24 sayılı kararında yer alan “…Somut olayda ise, davacının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek 17. maddesi uyarınca aday sürücü belgesinin iptaline karar verilmiştir. Yukarıda anlatılan nedenler ile sürücü belgesinin belli bir süre için geri alınması değil iptal edildiği hususu dikkate alındığında bu kararın idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu idari bir işlem olduğu ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 19. maddesi kapsamında bulunmadığı açıktır…İncelenen uyuşmazlıkta, sürücü belgesinin iptaline ilişkin kararın idarenin tek taraflı bir şekilde kamu gücüne dayanarak, üstün hak ve yetkileri çerçevesinde yaptığı bir idari işlem olduğu, bu durumda 5326 sayılı Kanun kapsamında bulunmadığı anlaşıldığından, aday sürücü belgesinin iptaline karşı açılan davanın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
” şeklindeki açıklamalar karşısında, kabahatli hakkında düzenlenen aday sürücü belgesinin iptaline ilişkin tutanağa karşı yapılan başvurunun idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde,
Kabule göre de,
İtiraza konu idari para cezasına konu alkol raporuna göre 02/11/2019 tarihinde saat 22:55 itibari ile 0.45 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, ancak dosyaya ibraz edilen Denizli Devlet Hastanesince düzenlenen 03/11/2019 tarihli ve numune alma saati 00:06 olan raporda ise kanda alkol tespit edilmediğinin anlaşıldığı, her iki ölçüm arasında zaman farkı ve tıbben her bir saatte kişinin kanındaki alkol oranının 0.15 promil düzeyinde azalma göstereceği, kabahatlinin alkol oranının polisler tarafından tespit edildiği an ile hastanede ölçüm yapılan an arasında alkol değerinin tamamen yok olmasının tıbben mümkün olmadığı, kabahatlinin kullanmış olduğu aracın hususi bir araç olduğu ve yasal alkol sınırının 0,51 promil olduğunun anlaşılması karşısında, polisler tarafından alkol değerinin tespitinin yapıldığı sırada kabahatlinin alkol oranının yasal sınırın altında kaldığının kabulü gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan ”başvurunun idari yargı yerinde çözülmesi gerektiği”ne yönelik neden yerinde görüldüğünden Denizli 2. Sulh Ceza Hakimliği’ nin 07/02/2020 tarihli ve 2020/879 Değişik iş sayılı kararının CMK’nun 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine; bozma nedenine göre, kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan ” alkol değerinin tespitinin yapıldığı sırada kabahatlinin alkol oranının yasal sınırın altında kaldığının kabulü gerektiği” yönündeki neden bakımından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 04/10/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.