Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/5633 E. 2022/19469 K. 26.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5633
KARAR NO : 2022/19469
KARAR TARİHİ : 26.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER :4733 sayılı Yasaya muhalefet suçundan sanıklar hakkında hükümlülük; kamu malına zarar verme ve görevi yaptırmamak için direnme suçundan sanıklar … ve … hakkında hükümlülük, erteleme
TEMYİZ EDENLER : Sanık …, sanık …, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık …, sanık …, sanık …, sanık … müdafii, sanık …, suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığı vekili
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-Suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığı vekilinin mala zarar verme suçuna ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Şikayetçi kurumun suçtan zarar görme olasılığına göre sanıklar … ve … hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
12/05/2022 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü, yasal süresinden sonra 31/05/2022 tarihinde temyiz etmiş bulunan kurum vekilinin temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanık …’in ve sanık …’un, mala zarar verme ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelemesinde;
Yükletilen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın Kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanıkların temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olmakla, temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II-Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında 4733 sayılı Yasa uyarınca verilen hükümlere ilişkin temyiz incelemesinde;
1-Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eylemlerinin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
10/12/2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Yasanın 8. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3. maddesinin 22. fıkrası “23 üncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı gözetilerek,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla aynı Yasanın 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2-Sanıklar … ve … için;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08/04/2014 tarih, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16/05/2017 tarih, 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip sanıkların eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve haklarında TCK’nun 43.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 11/10/2011, iddianame düzenleme tarihinin 12/10/2012 olduğu,
Yapılan UYAP sorgulamasında sanıklar hakkında aynı tür suçtan açılan, Dairemizce 12/07/2018 tarih, 2015/22855 Esas – 2018/8236 Karar sayılı ilamı ile TCK’nun 43. maddesi kapsamında değerlendirilmek üzere bozulan Baykan Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/49 Esas – 2013/132 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 11/08/2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 03/11/2011 olduğu anlaşılmakla;
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanıkların eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından anılan dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin, sanık …’in, sanık …’un, sanık …’in, sanık … müdafiinin, sanık … müdafiinin, sanık …’in, sanık …’in ve sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.