Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/7313 E. 2023/2294 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7313
KARAR NO : 2023/2294
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E
(Hükmün Açıklanması)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/471 E., 2019/800 K.
SUÇ : 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu’na aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) 1. Hava Kuvveti Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 02.09.2014 tarihli ve 2014/165 Esas, 2014/413 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında asta müessir fiil suçundan, şüpheden sanık yararlanır
ilkesi gereği 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2.(Kapatılan) 1. Hava Kuvveti Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 02.09.2014 tarihli ve 2014/165 Esas, 2014/413 Karar sayılı kararının Komutan ve katılan tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 1. Dairesinin 04.03.2015 tarihli ve 2015/0173 Esas, 2015/0165 Karar sayılı kararı ile;

A)Birlik Komutanlığınca iddianamenin sanığa 24.04.2014 tarihinde tebliğ edildiği, Askerî Mahkemece 29.04.2014 tarihinde yapılan duruşmada, sanığın sorgu ve savunması tespit edilirken, iddianamenin sanığa tebliğ edildiği tarih ile duruşma günü arasında yasal hazırlık süresinin dolmadığı görülmesine ve bu hususun belirtilmesine karşın, 5271 sayılı Kanun’un 176 ncı maddesinde, iddianamenin sanığa tebliğiyle duruşma günü arasında en az bir hafta süre bulunması gerektiği; 190 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında da, 176 ncı maddede belirlenen süreye uyulmamış ise, duruşmaya ara verilmesini istemeye hakkı olduğunun sanığa hatırlatılması gerektiği, savunma için bir haftalık kanuni hazırlık süresinden yararlanma ve düzenlenmiş olmasına rağmen, duruşmaya ara verilmesini isteme hakkı bulunduğu hatırlatılıp bu konuda beyanı alınmadan sorgu ve savunmasının tespit edildiği, bu durumun adil yargılanma hakkı kapsamında savunma hakkını esaslı suretle kısıtladığı;

B)Askerî Mahkemece tanık olarak dinlenilen … ve …’ın beyanlarının tespit edildiği 17.06.2014 tarihli duruşma tutanağında, tanıkların ifadelerinin ayrı ayrı tespit edildiğine ilişkin bir bilginin bulunmadığı, duruşma tutanağında “Tanık yoklaması yapıldı. Tanıklar Mehmet Emin… ve Hüseyin …’ın hazır bulundukları görüldü. Tanık Mehmet Emin… salondaki mahsus yerine alınarak kimliğinin tespitine geçildi” denildikten sonra ilk olarak tanık Mehmet Emin…’in ifadesinin tespit edildiği, hemen akabinde diğer tanık Hüseyin …’ın salondaki mahsus yerine alınarak kimlik bilgilerinin ve beyanlarının tespitine geçildiği ve bu tanıkların beyanlarının Askerî Mahkemece gerekçeli hükme esas alındığı görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un “Tanıkların dinlenmesi” başlıklı 52 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Her tanık, ayrı ayrı ve sonraki tanıklar yanında bulunmaksızın dinlenir” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak tanıkların birlikte dinlenilmesi;
Usule aykırılık oluşturduğundan, beraat hükmünün usul yönünden hukuka aykırılıklar nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma üzerine (Kapatılan) Muharip Hava Kuvveti ve Hava Füze Savunma Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2015/238 Esas, 2016/138 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında asta müessir fiil suçundan, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 117 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca yirmi beş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde askerî savcı tarafından yapılan itirazın 20.09.2016 tarihli ve 2016/591 Müt. sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmek suretiyle 20.09.2016 tarihinde kesinleşmiştir.

4.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 20.09.2016 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 29.03.2017 tarihinde kasten yaralama ve
hakaret suçlarını işlediğinin Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2019 tarihli ve 2017/1316 Esas, 2019/609 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.09.2019 tarihli ve 2019/471 Esas, 2019/800 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında açıklanması geri bırakılan (Kapatılan) Muharip Hava Kuvveti ve Hava Füze Savunma Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2015/238 Esas, 2016/138 Karar sayılı hükmünün açıklanmasına, sanığın asta müessir fiil suçundan,1632 sayılı Kanun’un 117 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca yirmi beş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hakkında mahkumiyet hükmü veren bazı mahkeme heyeti üyelerinin FETÖ suçlamaları nedeniyle meslekten ihraç edilmiş olmalarına, meslek hayatı boyunca disiplinin teminini yerine getirmeye çalıştığına ve hakkında verilen 25 gün hapis cezasına ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Dosya kapsamına göre Eskişehir/Odunpazarı İlçe Jandarma Komutanlığında görevli sanığın, 20.01.2014 tarihinde sabah içtiması esnasında yaptığı kılık kıyafet kontrolünde, katılan J.Er …’in beresini usulüne uygun bir şekilde kafasına takıp çıkartamadığını görmesi üzerine, katılanı bölüğün önüne çıkartarak arkadaşlarına bak, berenin nasıl takılıp çıkartıldığını gör diyerek berenin nasıl takılıp çıkartılacağını kendisine izah ederek, ayrıca birkaç kez bereyi katılanın kafasına takıp çıkartmasını müteakip yerine gönderirken, katılanın yüzüne tokat attığı maddi vakıa olarak belirlenmiştir.

2.Sanık (Kapatılan) 1.Hava Kuvveti Komutanlığı Askeri Mahkemesi tarafından alınan 29.04.2014 tarihli savunmasında özetle; olaydan yaklaşık bir hafta önce İl Jandarma Komutanının berelerin düzgün takılması konusunda personeli ikaz etmelerini söylediğini, katılanın o dönemde kendi karakolunun askeri olmadığını, olay günü toplu takdim olması sebebiyle içtima alındığını, bere kontrolü yaptığı esnada katılanın beresini düzgün takmadığını gördüğünü, katılanı bölüğün önüne çıkardığını, bereyi nasıl takacağını gösterdiğini, birlikte bere taktıklarını, katılandan yerine geçmesini istediği sırada babacan bir tavırla, asta müessir fiil kastı olmadan ensesine hafiften vurduğunu beyan etmiştir.

3.Sanık bozma üzerine alınan ifadesinde; bozma ilamına uyulmasını, suçsuz olduğunu ve beraatini istediğini belirtmiştir.

4.Katılan aşamalardaki ifadelerinde özetle; olay günü bereyi yanlış takıp çıkardığını, sanığın doğrudan gözüne bakarak kendisini yanına çağırdığını, köylü Mehmet Ağa devri geçti, çizmeli Mehmet Ağa devri geçti diyerek yüzüne bir tokat attığını, kendisinin çok şaşırdığını ve hemen akabinde olayı giderek Bölük Komutanına anlattığını, sanıktan şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.

5.Dosya kapsamında usulüne uygun olarak, mahkeme huzurunda ifadelerine başvurulan tanıklar Hüseyin … ve Mehmet Emin…, sanığın katılanı içtima alanında yanına çağırarak yüzüne tokat attığını, olayı bizzat gördüklerini ve katılanın içtima sonrası yüzünün kızarmış olduğunu ifade etmişlerdir.

6.Sanık hakkında (Kapatılan) Muharip Hava Kuvveti ve Hava Füze Savunma Komutanlığı Askerî
Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2015/238 Esas, 2016/138 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı için ihbarda bulunan Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2019 tarihli ve 2017/1316 Esas, 2019/609 Karar sayılı kararı dava dosyasında mevcuttur.

7. Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

III. GEREKÇE
1.Olayı bizzatihi gören tanıkların ve katılanın ayrıntılı ve tutarlı anlatımlarına nazaran sanığın eylemi ika ettiği ve asta müessir fiil suçuna konu eylemin sabit görülmesinde ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

2.Ancak; 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” hükmü gereğince, suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûm edilmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan 25 gün hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.09.2019 tarihli ve 2019/471 Esas, 2019/800 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2023 tarihinde karar verildi.