YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8796
KARAR NO : 2022/19349
KARAR TARİHİ : 27.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme, eşyanın müsaderesi
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz dilekçesi kapsamına göre suçta kullanılan aracın müsaderesine karar verilmesi gerektiğine yönelik de temyiz isteminde bulunulmuş ise de; Mahkemenin 20.11.2014 tarih, 2012/443 Esas, 2014/732 Karar sayılı ilamında “5607 sayılı Kanun’un 13. maddesinde belirtilen koşullar oluşmadığından suçta kullanılan aracın müsadere talebinin REDDİNE, araç üzerindeki şerhin karar kesinleştiğinde kaldırılmasına, söz konusu araç kovuşturma aşamasında teminatla iadesine karar verildiğinden, teminat yatırıldı ise, yatırılan teminatın karar kesinleştiğinde, teminatı yatırana İADESİNE,” hükmedildiği, araç hakkındaki hükmün temyizi üzerine Dairemizin 22.12.2020 tarih 2017/5743 Esas, 2020/19586 Karar sayılı ilamı ile nakil aracının iadesi hükmünün onanmasına karar verildiği cihetle, temyize konu edilebilecek bir karar bulunmadığından katılan … İdaresi vekilinin mahkumiyet hükümlerine ve sanık … müdafiinin sanık hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
1-Dosya kapsamında ele geçen eşyalardan, beyan harici olan 4590 adet şemşiyenin kaçak olduğu anlaşılmakla, 4590 adet şemsiye hakkında düzenlenecek … varakasının dosyaya alınarak 7242 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/22.maddesi kapsamında suça konu eşya değerinin buna göre değerlendirilmesi gerektiği ve sanıklara bunun üzerinden gümrüklenmiş değerin 2 katı tutarı ödemelerinin ihtar edilmesi, sonucuna göre 5607 sayılı Yasanın 5/2.maddesinin değerlendirilmesi gerekirken, dosyaya daha önce alınan ve ele geçen beyanname kapsamında bulunan şemsiyeleri de kapsayan … varakası esas alınarak ödeme ihtarı yapılması suretiyle sanıkların yanıltılması, ödemediklerinden bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,
2-Dairemizce kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 16.05.2017 tarih 2015/7-389 E, 2017/272 K sayılı ve 08.04.2014 tarih, 2013/7-591 E, 2014/171 K sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte
değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK.nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 29.06.2012, iddianame düzenlenme tarihinin sanık … bakımından 01.04.2013, sanıklar … ve … bakımından 05.04.2013 olduğu,
Sanıklar … ve … bakımından temyiz edilmeksizin kesinleşen, sanık … bakımından ise Dairemizin 2014/28536 Esas sayısında onanmak suretiyle kesinleşen Kahramanmaraş 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/896 Esas, 2014/234 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 02.07.2012, iddianame düzenlenme tarihinin sanıklar … ve … bakımından 18.04.2013, sanık … bakımından 10.09.2012 olduğu anlaşılmakla,
Suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanıkların eylemlerinin TCK’nun 43. madde kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, kesinleşen dosyanın aslının ya da onaylı örneğinin dosya arasına alınması, eylemlerin TCK’nun 43. maddesi kapsamında kaldığı kabul edilmesi halinde kesinleşen karar yönünden mahsubun düşünülmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … İdaresi vekili ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.