YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9059
KARAR NO : 2022/19420
KARAR TARİHİ : 28.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Sanıklar … ve … hakkında hükümlülük, erteleme, sanık … hakkında hükümlülük; kaçak eşyaların müsaderesine, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-Sanıklar … ve … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5607 sayılı Kanun’un 3/22. maddesinin aynı Kanun’un 4/2. maddesinden sonra uygulanması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
5237 sayılı TCK’nun 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz” hükmüne aykırı olarak, sanıklar … ve … hakkında erteli 1 yıl 3 ay hapis cezasına hükmolunduğu halde TCK’nun 53/1. maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,
Yasaya aykırı, katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca,
Hükme “15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesi’nin TCK’nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24/11/2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nun 53/1-2-3 madde fıkralarının tatbikine,” ifadesinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
1-Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan
değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi gerektiği,
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 29/12/2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 17/03/2015 olduğu,
UYAP kayıtlarında yapılan incelemede halen derdest olan Trabzon 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/512 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 10/02/2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 11/03/2015 olduğu,
Anılan dosya ile temyiz incelemesine konu dava dosyasında sanık hakkında aynı neviden suç nedeniyle kamu davalarının açılmış olduğu anlaşıldığından, bu suçlar arasında iddianame ile kesinti bulunmadığı gibi Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 gün ve 2013/7-591 Esas – 2014/171 Karar sayılı kararında belirtildiği şekilde, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme tarih aralıkları, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirildiğinde sanığa ait dava dosyaları birleştirilerek sanık hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanmasının gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-5607 sayılı Kanun’un 3/22. maddesinin son cümlesinin aynı Kanun’un 4/2. maddesinden önce uygulanması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması,
3-Sanığın kasıtlı bir suçtan hapis cezasına mahkumiyetine karar verilmiş olması karşısında 5237 sayılı TCK’nun 53/1-2-3. madde ve fıkraları uyarınca belli hakları kullanmaktan mahrumiyetine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Sanığın tekerrüre esas alınan adli sicil kaydının 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilamın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesinin gerekmesi,
Yasaya aykırı, sanık … ve katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.