Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/9100 E. 2023/3107 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9100
KARAR NO : 2023/3107
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/509 E., 2021/48 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, suç eşyasının müsaderesi
TEMYİZ EDENLER : Katılan … İdaresi vekili, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7242 sayılı Kanun gereği dosyanın iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu,

Ancak; 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca da temyiz süresinin 1 hafta olduğu gözetilmeden temyiz süresinin 15 gün olduğu belirtilmek suretiyle yanıltıcı ifadeler kullanılmış olması karşısında sanığa gerekçeli kararın 08.05.2021 tarihinde tebliğinden sonra, sanık müdafii tarafından 20.05.2021 tarihinde yapılan temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kırıkhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.12.2015 tarihli ve 2015/52 Esas, 2015/1902 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve onuncu fıkrasının son cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, suç eşyasının ve nakil aracının anılan Kanun’un 54 üncü maddesi gereği müsaderesine karar verilmiştir.

2.Kırıkhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.12.2015 tarihli ve 2015/52 Esas, 2015/1902 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2020 tarihli ve 7-2016/161817 sayılı yazısı ile dosyanın 15.04.2020 tarihli ve 2020/31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 61 inci ve 62 nci maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 5 inci maddelerinde yapılan değişiklikler uyarınca yeniden değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.

3.İade sonrası Kırıkhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2021 tarihli ve 2020/509 Esas, 2021/48 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu, onuncu fıkrasının son cümlesi ve yirmiikinci fıkraları ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 40,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi gereği ertelenmesine, suç eşyasının anılan Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.09.2022 tarihli ve 2021/90457 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebepleri, sanığın cezasının ertelenmemesi gerektiğine, nakil aracı hakkında müsadere kararı verilmesi ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, aramanın usulüne uygun olmaması nedeniyle delillerin de hukuka uygunluğundan söz edilemeyeceğine, sanık hakkında re’sen de gözetilecek nedenlerle beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde kolluk ekiplerince yapılan uygulamada sanığın kullanmakta olduğu 31 D… plakalı araca dur ihtarında bulunulmuş, ancak aracın durmayarak kaçmaya çalışması üzerine durdurulduğunda, araçta usulüne uygun olarak yapılan aramada 338 karton kaçak sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık iade öncesi savunmasında, sigaraları İskenderun’dan … isimli bir şahıstan satın aldığını, aracın da …’a ait olduğunu, sigaraları yükleyerek Reyhanlı’ya getirmek üzere yola çıktığını beyan etmiş, iade sonrasında ise sanığın yokluğunda karar verileceğine dair davetiye tebliğ edilmiş, sanık duruşmaya gelmediğinden savunması alınmamıştır.

3.Sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratında bulunulduğu ancak bozmadan sonra yapılan etkin pişmanlık ihtaratının ise tebliğ anında onsekiz yaşından küçük olduğu anlaşılan kızı Ayşe Nur …’a tebliğ edildiği anlaşılmıştır.

4.Nakil aracının sicili üzerine Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden şerh konulmuş olduğu ancak iddianame ile müsaderesi talep edilmemiş ve bu hususta ek savunmanın da verilmemiş olduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A.Nakil Aracı Yönünden
Nakilde kullanılan araç ile ilgili olarak iddianamede müsadere talebi bulunmadığı ve müsadere davasının mahallinde her zaman açılmasının mümkün olduğu, hükmün gerekçe bölümünde aracın müsaderesine karar verildiği belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında araçla ilgili herhangi bir hüküm kurulmadığı, bu nedenle ortada temyize konu bir hüküm bulunmadığından katılan … İdaresi vekilinin nakil aracıyla ilgili temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır.

B . Sanık Hakkındaki Mahkûmiyet Kararına Yönelik Temyizi Yönünden
1.7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapıldığı, bu cihetle kovuşturma aşamasında sanığa yapılan 24.11.2020 tarihli ödeme ihtaratında indirim oranının 1/3 olarak gösterilmesi hukuka uygun ise de ihtarı içerir davetiyenin sanığın kızı Ayşe Nur …’a tebliğ edildiği, ihtarat üzerinde aynı konutta birlikte oturdukları ve ehil olduğu hususunda şerh bulunduğu anlaşılmış ise de Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden alınan nüfus kaydına göre Ayşe Nur …’ın tebliğ tarihinde onsekiz yaşından küçük olması nedeniyle yapılan tebliğin usulsüz olduğu gibi etkin pişmanlık ihtaratında ödemenin karar verilinceye kadar olduğunun belirtilmesi yerine 2 aylık süre verildiği gözetilmeden, sanık hakkında kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katını ödemediğinden bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,

2.Suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; incelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 12.10.2014 olduğu, iddianame düzenleme tarihinin ise 22.01.2015 olduğu,

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde yapılan incelemede Dairemizce aynı gün incelenen İskenderun 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/1046 Esas, 2021/743 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 30.09.2014, iddianame düzenleme tarihinin 21.11.2014 olduğu, anılan dosyalarda sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, anılan dosyaların incelenip, gerektiğinde birleştirilerek, sanığın

bu eylemleri bir suç işleme kararının icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

3.Suç tarihi itibarıyla silinme koşulları oluşmayan dosyada mevcut adli sicil kaydına göre sanığın kasıtlı suçtan 3 aydan fazla hapis cezasına mahkûmiyet kaydı bulunması nedeniyle verilen hapis cezasının ertelenmesi koşullarının oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Kırıkhan 1 .Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2021 tarihli ve 2020/509 Esas, 2021/48 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılan … İdaresi vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.03.2023 tarihinde karar verildi.