YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9464
KARAR NO : 2022/19446
KARAR TARİHİ : 28.12.2022
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4389 ve 5411 sayılı Yasalara muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, sanık … hakkında düşme
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Mudi … vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Banka zimmeti suçlarında doğrudan zarar görenin banka olduğu, açılan kamu davasının niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen …’un davaya katılmasına karar verilmesi hukuken geçersiz olup, hükmü temyize hak vermeyeceğinden, mudi … vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Sanık … hakkında kurulan ölüm nedeniyle düşme hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere göre katılan TC. Ziraat Bankası A.Ş vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
III- Sanıklar … ve … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Dairemizin 08/04/2015 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere; oluş ve dosya içeriğine göre, sübutu halinde sanıklar … ve …’ın eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 4389 sayılı Yasanın 22/3. maddesinde düzenlenen basit zimmet suçunu oluşturacağı gözetilerek;
Suç tarihinin sanık … yönüyle 06/09/20104, 24/09/2004 ve 30/09/2004, sanık … yönüyle 06/09/2004 ve 24/09/2004 olduğu, buna göre suç tarihleri itibarıyla hüküm tarihinden önce suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 15 yıllık zamanaşımının tamamlanmış bulunduğu gözetilmeden düşme kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanıklar … ve … müdafiileri ile katılan TC. Ziraat Bankası A.Ş vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar … ve … hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddesine göre DÜŞÜRÜLMESİNE,
IV- Sanıklar … ve … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanıklar … ve … hakkında zincirleme nitelikli banka zimmeti suçundan hüküm tesis edilmiş olup, Dairemizin 08/04/2015 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere; sanık …’in bozmalar öncesi esası 2006/202 ve 2009/20 olan ana dava dosyasına konu 24/03/2015 tarihli 11.000 TL bedelli kredi ile birleşen 2009/12 Esas sayılı dosyaya konu 16/09/2014 tarihli 11.000 TL bedelli krediye ilişkin iki eylemi ile sanık …’in bozmalar öncesi esası 2006/202 ve 2009/20 olan ana dava dosyasına konu 24/03/2015 tarihli 11.000 TL bedelli krediye ilişkin tek eyleminin nitelikli zimmet, sanıklar … ve …’in dava konusu diğer tüm kredilere ilişkin zimmet eylemlerinin ise basit zimmet suçu kapsamında olduğu, basit zimmet suçunun suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 10 yıllık olağan, 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerine, nitelikli zimmet suçunun ise suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/2 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 15 yıllık olağan, 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, buna göre basit zimmet kapsamında olduğu kabul edilerek zincirleme suça esas alınan tüm eylemler olan sanık …’e ilişkin 06/09/2004, 24/09/2004, 30/09/2004 ve 23/12/2004, sanık …’e ilişkin 01/04/2004, 18/05/2004, 24/05/2004, 12/07/2004, 12/08/2004, 15/06/2004, 01/10/2004, 12/11/2004 ve 14/12/2004, 18/05/2005 tarihli eylemler yönünden hüküm tarihinden önce 765 sayılı TCK’nun 102/3. ve 104/2. maddelerinde öngörülen olağanüstü 15 yıllık zamanaşımı süresinin tahakkuk ettiği, sanıklar hakkında bu eylemler yönüyle düşme kararı verilmesi, sanık …’in bozmalar öncesi esası 2006/202 ve 2009/20 olan ana dava dosyasına konu 24/03/2015 tarihli 11.000 TL bedelli kredi ile birleşen 2009/12 Esas sayılı dosyaya konu 16/09/2014 tarihli 11.000 TL bedelli krediye ilişkin işlemi ve sanık …’in bozmalar öncesi esası 2006/202 ve 2009/20 olan ana dava dosyasına konu 24/03/2015 tarihli 11.000 TL bedelli krediye ilişkin nitelikli zimmet eylemleri yönüyle ise sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde zamanaşımına uğrayan basit zimmet eylemlerinin zincirleme suça esas alınması suretiyle uygulama yapılması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
A) Sanık … Yönünden;
1- Suç tarihinde yürürlükte bulunan 4389 sayılı Yasanın nitelikli zimmete ilişkin 22/3-2. cümlesine göre nitelikli zimmet suçunda ödenmeyen banka zararının 3 katı adli para cezası verileceğinin düzenlendiği, 25/11/2009 tarihli bilirkişi raporunda sanık …’in toplam zimmet tutarının 82.914,20 tl olduğunun, bunun 11.000 Tl sinin nitelikli zimmet tutarı olduğunun, iade tutarının ise 53.669,66 Tl olduğunun belirtildiği, sanık lehine yorumla yapılan iadenin nitelikli zimmet miktarına hasredilmesi gerektiği buna göre de nitelikli zimmete konu miktarın ödenmiş olduğunun kabul edilmesi gerekeceğinin anlaşılması karşısında; suç tarihinde yürürlükte bulunan 4389 sayılı Yasa uyarınca sadece hapis cezası tayini ile yetinilerek gün adli para cezasına hükmedilemeyeceği, bu nedenle de sanık … hakkında lehe olan 4389 sayılı Yasanın uygulanması gerektiği gözetilmeden, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve aleyhe sonuç doğuran 5411 sayılı Yasa uygulanarak hapis cezası yanında gün adli para cezasına hükmedilmesi,
2- Sanık …’e mahkemenin 2009/20 Esas-2011/311 Karar sayılı kararında 16 yıl 48 ay hapis ve 130.660,00 TL adli para cezası, 08/04/2015 tarihli bozma ilamı sonrası ise mahkemenin 2015/213 Esas-2016/369 Karar sayılı kararında 12 yıl 6 ay hapis ve 175.000,00 TL adli para cezası verildiği ve bu hükümlerin aleyhe temyiz olmadan bozulduğu, buna göre de sanık …’in mahkemenin 2015/213 Esas-2016/369 Karar sayılı kararından 12 yıl 6 ay hapis ve 175.000,00 TL adli para cezası üzerinden cezada kazanılmış hakkının bulunduğu, temyize konu hükümde ise mahkemece sanığa 12 yıl 6 ay hapis ve 175.000,00 TL adli para cezası verildiği ve cezada kazanılmış hak ihlali söz konusu olmadığı halde, kazanılmış hak uygulamasında hapis ve adli para cezasının bir bütün olarak dikkate alınması gerektiği, kazanılmış hakka esas ceza belirlenirken hapis cezası için ayrı adli para cezası için ayrı, değerlendirme yapılamayacağı gözetilmeden sanığın mahkemenin 2009/20 Esas-2011/311 Karar sayılı kararındaki adli para cezasından kazanılmış hakkı olduğundan bahisle 12 yıl 6 ay hapis ve 130.660,00 TL ile cezalandırılmasına karar verilmesi, CMUK 326/son fıkrası uyarınca cezada kazanılmış hak gözetilirken de netice ceza belirlendikten sonra infazın cezada kazanılmış hakkı oluşturan hükümde belirlenen netice ceza üzerinden yapılmasına karar verilmesi ile yetinilmesi yerine sanığın cezada kazanılmış hakkı oluşturduğu kabul edilen ceza miktarı ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
3- 25/11/2009 tarihli bilirkişi raporuna göre sanık …’in uhdesinde kalan bakiye zimmet miktarı 29.244,54 TL olduğu halde, 79.754,80 TL miktarında banka zararının ödettirilmesine karar verilmesi ve nisbi harcın da bu miktar üzerinden hesaplanması,
B) Sanık … Yönünden;
1- Sanık …’in 67.395,00 TL zimmetine geçirdiği, katılan bankanın dosya içerisinde yer alan 16.06.2010 tarihli yazı cevabında sanıktan emekli ikramiyesi, vakıf ödemeleri ve maaş kesintisi yapılarak toplam 96.799,70 TL’nin icra kanalıyla açılan vadeli hesapta değerlendirildiğinin belirtildiği, bu haliyle sanık …’in sorumlu olduğu zarar miktarını ödediğinin kabulü gerektiği ancak suç tarihinde yürürlükte bulunan 4389 sayılı Yasanın 22/3. maddesi ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5411 sayılı Yasanın 160/4 ve 160/5. maddelerinde ödemenin yapıldığı döneme göre farklı indirim miktarları düzenlendiği cihetle; sanığın zimmetine geçirdiği 67.395.00 TL miktarındaki ana paranın tam olarak hangi tarih itibariyle ödenmiş olduğu katılan bankadan da sorulmak suretiyle belirlenerek, ödeme nedeniyle yapılacak indirim oranı ve bu kapsamda lehe yasa belirlenerek uygulama yapılması yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi ve 5411 sayılı Yasanın 160/4. maddesinde indirim oranı 2/3 olduğu halde 5411 sayılı Yasanın 160/4. maddesi uyarınca indirim yapıldığı belirtilmesine karşın 1/2 oranında indirim yapılması,
2- Sanık …’e mahkemenin 2009/20 Esas-2011/311 Karar sayılı kararında 11 yıl 8 ay ve 25.000,00 TL adli para cezası, 08/04/2015 tarihli bozma ilamı sonrası ise mahkemenin 2015/213 Esas-2016/369 Karar sayılı kararında 12 yıl hapis ve 175.000,00 TL adli para cezası verildiği ve bu hükümlerin aleyhe temyiz olmadan bozulduğu, buna göre de sanık …’in mahkemenin 2009/20 Esas-2011/311 Karar sayılı kararından 11 yıl 8 ay ve 25.000 TL adli para cezası üzerinden kazanılmış hakkının bulunduğu, temyize konu hükümde mahkemece sanığa 6 yıl 3 ay hapis ve 87.500,00 TL adli para cezası verildiği ve kazanılmış hak ihlali söz konusu olmadığı halde, kazanılmış hak uygulamasında hapis ve adli para cezasının bir bütün olarak dikkate alınması gerektiği, kazanılmış hakka esas ceza belirlenirken hapis cezası için ayrı adli para cezası için ayrı değerlendirme yapılamayacağı gözetilmeden, mahkemenin 2009/20 Esas-2011/311 Karar sayılı kararında adli para cezası miktarı da 25.000,00 TL yerine 28.000,00 TL kabul edilmek suretiyle sanığın mahkemenin 2009/20 Esas-2011/311 Karar sayılı kararındaki adli para cezasından kazanılmış hakkı olduğundan bahisle 6 yıl 3 ay hapis ve 28.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına
karar verilmesi, CMUK 326/son fıkrası uyarınca kazanılmış hak gözetilirken de netice ceza belirlendikten sonra infazın kazanılmış hakkı oluşturan hükümde belirlenen netice ceza üzerinden yapılmasına karar verilmesi ile yetinilmesi yerine sanığın kazanılmış hakkı oluşturduğu kabul edilen ceza miktarı ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
3- Sanık … yönüyle banka zararı tamamen giderilmiş olduğu ve mahkemece de tazminine karar verilmediği halde, zimmet miktarı üzerinden nispi harca hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanıklar … ve … müdafiileri ile katılan TC. Ziraat Bankası A.Ş vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.