YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9577
KARAR NO : 2022/19287
KARAR TARİHİ : 22.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Petrol Kaçakçılığı
HÜKÜM : Hükümlülük, tasfiye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık …’nun yetkili olduğu petrol istasyonundan EPDK personeli tarafından yapılan kontrollerde, üzerinde motorin ibaresi bulunan 1 ve 3 nolu akaryakıt tanklarından alınan numunelerin ulusal marker ölçümlerinin geçersiz çıkması üzerine Tübitak Marmara Araştırma Merkezince incelenmesinde, suça konu numunelerin kerosen esaslı jet yakıtı olduğunun anlaşılması karşısında,
Suç vasfının tespiti açısından,
İncelemeye esas numunelerin menşeiinin Tübitak Mam araştırma merkezinden tespit edildikten sonra;
1- Suça konu jet yakıtının yabancı menşeiili olduğunun tespiti halinde dosyaya ibraz edilen faturaların muhteviyatının ele geçirilen yakıtı temsil etmediği gözetilerek sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5015 sayılı Yasa’nın Ek 5/1 maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı (suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5607 sayılı Kanun’un 3/5, 3/10 uncu madde ve fıkralarında aynı düzenlemenin korunduğu,)
2- Suça konu jet yakıtının Türk standartları kapsamında olduğunun tespiti yada menşeiinin tespit edilememesi halinde ise, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5015 sayılı Yasa’nın 2 nci maddesinin ‘kaçak petrol’ alt başlıklı 21 inci bendinde yer alan ve ek 5/1 maddesinde cezai müeyyideye bağlanan ve 6455 sayılı yasa ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanun’un 3/11 inci maddesinde korunan ”yasal yollarla Türkiye’de serbest dolaşıma girdiği belgelendirilmeyen veya menşei belli olmayan akaryakıt” ibaresinin 28.06.2014 tarihinde 6545 sayılı Kanun’la, 5607 sayılı Kanun’un 3/11 inci maddesinde yapılan yeni düzenleme ile metinden çıkartılması, yeni düzenlemenin ulusal marker uygulamasına tabi akaryakıtlarla ilgili olması ve jet yakıtının bu kapsamda markere tabi akaryakıtlardan olmaması, yine jet yakıtının 5607 sayılı Kanun’un 2 nci madde ve fıkralarında akaryakıt olarak kabul edilmesi karşısında, aynı Kanun’un 3/12 nci maddesinde düzenlenen akaryakıt dışı maddelerden akaryakıt oluşturulması yada akaryakıt olarak kullanılması suçunu da oluşturmayacağı gözetilerek sanığın müsnet suçtan beraati yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre ise;
1- 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.”
şeklindeki düzenlemenin, 6545 sayılı Yasanın 89. maddesi ile değişik 5607 sayılı Yasada hüküm altına alınması nedeniyle, suç tarihinde yürürlükte olan 5015 sayılı Yasa Ek 5/1. maddesi, 6455 sayılı Yasanın 3/12. maddesi ile sonradan yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 3/12, 3/23, 5/2. maddeleri ayrı ayrı uygulanarak lehe Yasanın tespiti yerine, 5015. maddesine göre belirlenen temel cezayla birlikte 7242 sayılı Yasa ile değiştirilen 3/22. maddenin uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması,
2- 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesinin “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine;
a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında,
b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet Savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır.” hükmünü içermesi karşısında;
Etkin pişmanlık hükümleri açıkça anlatılarak, soruşturma aşamasında ihtar yapılmayan sanığa gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödemesi halinde 1/2 indirim yapılacağının açıkça bildirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Davaya konu kaçak akaryakıt hakkında tasfiye kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, akaryakıt tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5015 sayılı Yasanın ek 5/1. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4) Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “24.07.2012” yerine “14.03.2013” olarak gösterilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.