Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/9647 E. 2022/17872 K. 07.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9647
KARAR NO : 2022/17872
KARAR TARİHİ : 07.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükümden önce 05/08/2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7035 sayılı Kanunun 21. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nun 291. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen ve Bölge Adliye Mahkemelerinin kararlarına karşı 7 gün olarak öngörülen temyiz süresinin 15 gün olarak değiştirildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20/07/2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtay’dan geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı CMUK’nun 305 ila 326.maddelerinin uygulanması gerektiği ve 1412 sayılı CMUK’nun 310. maddesi uyarınca da temyiz süresinin 1 hafta olduğu gözetilmeden temyiz süresinin 15 gün olduğu belirtilmek suretiyle yanıltıcı ifadeler kullanılmış olması, kanun yoluna ilişkin süreler konusunda 1412 sayılı CMUK ve 5271 sayılı CMK’da farklı düzenlemelere yer verilmesi, 7035 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra temyiz süresi konusunda tereddütler oluşması ve ilk derece mahkemelerince yanıltıcı ifadeler kullanılmasının, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 13/10/2015 tarih, 2015/11-120 Esas, 2015/313 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, avukatlar da dahil olmak üzere başvurucuların kanun yolunda yanılmalarına sebep olduğu gibi, Anayasa Mahkemesi’nin 09/06/2016 tarihli (Başvuru Numarası: 2014/4987) ve 22/09/2016 tarihli (Başvuru Numarası: 2014/1382) kararlarına göre bu durumun adil yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye erişim hakkının ihlali niteliğinde bulunması nedeniyle sanığın temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dairemizin 2018/1134 Esas, 2020/2254 Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilen mahkemenin 25.03.2015 tarihli hükmünün sanık ve katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından temyiz edildiğinin, katılan Gümrük İdaresi’nin temyiz isteminin yalnızca suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının müsaderesi talebine ve vekalet ücretine yönelik olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5607 sayılı Yasa uyarınca temel ceza belirlendikten sonra CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca cezada kazanılmış hakkı gözetilerek sanığın cezasının 2 yıl, 11 ay hapis ve 400,00 TL adli para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi gerekirken sanığın cezada kazanılmış hakkı saklı tutulmadan yazılı şekilde aleyhe hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın ve katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi gereğince bozulmasına, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca, hükmün 9. fıkrasından sonra gelmek üzere “1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi gereği sanığın cezada kazanılmış hakkı gözetilerek cezanın 2 yıl, 11 ay hapis ve 400,00 TL adli para cezası olarak infazına,” ibaresinin hükme eklenmesi ve sair hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.