Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/9839 E. 2023/9131 K. 24.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9839
KARAR NO : 2023/9131
KARAR TARİHİ : 24.10.2023

MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/116 E., 2021/248 K.
SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında yürütülen soruşturma neticesinde, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye (556 sayılı KHK) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2.Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 30.04.2015 tarihli ve 2015/99 Esas, 2015/326 Karar sayılı kararı ile sanığın 556 sayılı KHK’ya muhalefet suçundan, netice hapisten çevrilen 6.000,00 TL ve doğrudan verilen 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3.Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 25.02.2021 tarihli ve 2019/3805 Esas, 2021/2145 Karar sayılı kararı ile Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 30.04.2015 tarihli kararının, 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinde yapılan değişiklik uyarınca yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4.Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 10.06.2021 tarihli ve 2021/116 Esas, 2021/248 Karar sayılı kararı ile sanığın 556 sayılı KHK’ya muhalefet suçundan, netice hapisten çevrilen 6.000,00 TL ve doğrudan verilen 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz istemi, toptan aldığı ürünlerin taklit olup olmadığını bilmediğine, suç kastının olmadığına ve suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılan vekili, sanığa ait Şımarık Milyon Shop isimli iş yerinde, hak sahibi oldukları tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama yapılması talebi ile şikâyetçi olmuş, dilekçesi ekinde, sanığın iş yerinden düzenlenen satış fişi ile taklit markalı olduğunu beyan ve iddia ettiği kalemlere ait fotoğraflar sunmuştur. Bakırköy 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 20.10.2014 tarihli ve 2014/1395 D. İş sayılı kararı doğrultusunda ilgili iş yerinde yapılan aramada, toplam 1978 adet kaleme el konulmuştur.

2.Sanık savunmalarında; bu kalemleri faturalı olarak satın aldığını, taklit olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.

3.Dosyada mevcut 13.03.2015 tarihli bilirkişi raporunda; suça konu kalemler ile orijinal kalemler karşılaştırmalı olarak incelendiğinde, sanığın iş yerinde ele geçirilen kalemlerin, üzerindeki yazı ve figürlerin baskı düzenleri, konum ve renk tonu, kullanılan malzeme ve işçilik kalitesi yönünden orjinalinden farklı taklit ürünler olduğu, katılan adına tescilli markaların aynen kullanılmak üzere iktibas edildiği yönünde görüş bildirilmiştir.

4.Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 25.02.2021 tarihli bozma kararı üzerine uzlaştırma yoluna gidildiği ancak tarafların uzlaşamadıkları anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1.Her ne kadar sanık müdafii temyiz isteminde, sanığın toptan alınan ürünlerin taklit olup olmadığını bilmediğini, suç kastının olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemekte ise de, suç tarihinde yürürlükte olan 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin “marka hakkına tecavüz sayılan filler” başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılırken “markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan

ürünleri satmak, … başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak,… ticari amaçla elde bulundurmak” denildiği, sanığın katılan firma adına tescilli markayı taşıyan ürünlerin taklit olduğunu bilmesi gerektiği ve bilebilecek durumda olduğu göz önünde bulundurularak sanık müdafiin bu yöndeki temyiz gerekçesi yerinde görülmemiştir.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 10.06.2021 tarihli ve 2021/116 Esas, 2021/248 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.10.2023 tarihinde karar verildi.