YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1123
KARAR NO : 2023/2982
KARAR TARİHİ : 29.03.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/676 E., 2021/1371 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Cizre 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2015 tarihli ve 2015/52 Esas, 2015/394 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
2.Cizre 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2015 tarihli ve 2015/52 Esas, 2015/394 Karar sayılı kararının katılan Gümrük İdaresi vekili ve sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 28.06.2021 tarihli ve 2019/2849 Esas, 2021/8586 Karar sayılı ilâmıyla;
7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 61 inci ve 62 nci maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 5 inci maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuş sanık lehine olması, sanığın 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle anılan maddenin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca cezalandırılması ve katılan yönünden vekâlete hükmedilmesi gerektiği nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Cizre 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2021 tarihli ve 2021/676 Esas, 2021/1371 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları uyarınca neticeten 10 ay erteli hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşya imha edilmiş ise müsaderesine yer olmadığına, imha edilmemiş ise müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; cezanın üst sınırdan belirlenerek 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası uyarınca bir kat artırım yapılması gerektiğine, cezanın ertelenmesine, zararın karşılanmamasına ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.05.12.2014 tarihinde önleme araması kararına istinaden İdil – Cizre karayolu Düzova jandarma karakol komutanlığı önünde uygulamada durdurulan yolcu otobüsünde, yolcu olan sanığa ait 350 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir.
2.Sanık bozma ilamı öncesi tercüman eşliğinde alınan savunmasında yakalanan sigaraları Midyat’taki akrabalarına giderken aldığını, ticari amacının olmadığını beyan etmiş, ele geçen kaçak sigaraları kullanmak için aldığını, kendisine bildirilen meblağı daha önce ödediğini ve bu aşamada gümrüklenmiş değerin iki katını ödeyecek maddi durumunun olmadığını ifade etmiştir. Sanık müdafii ise sanık tarafından daha önce yapılan ödemenin kurum zararı olarak kabul edilmesini talep etmiştir.
3.Soruşturma aşamasında sanığa 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında etkin pişmanlık ihtarı yapılmadığı, Mahkeme tarafından ise bu kapsamda gümrüklenmiş değerin iki katı tutarı ödemesi halinde cezasında 1/3 oranda indirim yapılacağının ihtar edildiği görülmüştür. Sanığın bozma ilamı öncesinde 30.04.2015 tarihli ödeme makbuzunu dosyaya sunduğu, 1.747,20 TL ödemenin mevcut olduğu, ancak bu ödemenin neye ilişkin olduğunun mahkeme tarafından saptanmadığı görülmüştür.
4.Mahkeme tarafından Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı kısımda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilamının gereklerinin kısmen yerine getirildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hüküm,
1.5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında “Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır” düzenlemesinin getirildiği cihetle, sanığın dosyaya sunduğu 30.04.2015 tarihli 1.747,20 TL tutarındaki ödeme makbuzu araştırılarak, bu dosya kapsamında kamu zararı olarak ödenmiş olması halinde söz konusu tutarın gümrüklenmiş değerin iki katı tutarından düşülmek suretiyle ihtaratta bulunulduktan sonra, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa ödeme yapması halinde cezasında 1/2 oranında indirim yapılabileceği bildirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, gümrüklenmiş değerin iki katı tutarı ödemesi halinde yazılı şekilde 1/3 olarak oran bildirilerek sanığın yanıltılması ve hakkında ödemediğinden bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,
2.5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar bakımından engel hali bulunmayan, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep eden sanık hakkında, mahkemece kamu zararını ödemediği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, dosyada yer alan 30.04.2015 tarihli ödeme makbuzunun, bu dosya kapsamında kamu zararı olarak ödenip ödenmediği araştırılarak sonucuna göre değerlendirilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile eksik araştırma sonucu sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3.Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı olarak aynı maddenin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi,
4.Dava konusu gümrük kaçağı sigaraların 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Cizre 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2021 tarihli ve 2021/676 Esas, 2021/1371 Karar sayılı kararına yönelik katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.