YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12983
KARAR NO : 2023/11592
KARAR TARİHİ : 21.12.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/466 Değişik İş
SUÇ :4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’a muhalefet
KARAR : Mahkûmiyet
YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2019 tarihli ve 2017/632 Esas, 2019/278 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, ele geçen eşyanın müsaderesine karar verilmiş, söz konusu kararın 13.01.2020 tarihinde kesinleşmesini müteakip, 7242 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesi nedeniyle lehe hükümlerin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi bakımından uyarlama yargılaması yapılmış ve Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2020 tarihli ve 2020/607 Esas, 2020/659 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 … hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karara karşı yapılan itirazın İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından
reddi üzerine bahse konu kararın 11.06.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 28.03.2022 tarihli kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.05.2022 tarihli ve KYB-2022/49376 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyasının Daireye gönderilmesi sonrası Dairemizce “Olay tarihinde bir yolcu minibüsünde sanığa ait olduğu belirlenen 35,095 kg kıyılmış tütün, 500 paket içi tütün ile doldurulmuş makaron, 1.500 paket boş makaron, 350 adet çok amaçlı kutu ele geçirilen somut olayda, mahkemece alınan 11/02/2019 tarihli bilirkişi ek raporunda, sanıktan ele geçirilen tüm eşya için “5607 sayılı Yasa kapsamında kaçak ürün olmadığının, ancak bir kısmının 4733 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca idari yaptırıma konu olabileceğinin” ifade edilmesi karşısında, eylemin 5607 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemeceği, yerli üretim olduğu anlaşılan bir kısım eşya için ise 4733 sayılı Kanunun 8. maddesinde öngörülen idarî yaptırımı gerektiren kabahat oluşacağı ve bu konuda Kabahatler Kanunu’nun 24. maddesi uyarınca mahkemece karar verilmesi gerektiği “
belirtilmek suretiyle karara bu yönüyle kanun yararına bozma talebinde bulunulup bulunulmayacağı hususunda tevdi kararı verilmiş olup bu hususa ilişkin olarak gelinen Adalet Bakanlığının, 02.05.2023 tarihli kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/54387 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/54387 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“1-)Olay tarihinde bir yolcu minibüsünde sanığa ait olduğu belirlenen 35,095 kg kıyılmış tütün, 500 paket içi tütün ile doldurulmuş makaron, 1.500 paket boş makaron, 350 adet çok amaçlı kutu ele geçirildiği, Mahkemece alınan 11/02/2019 tarihli bilirkişi ek raporunda, sanıktan ele geçirilen tüm eşyalar için “5607 sayılı Yasa kapsamında kaçak ürün olmadığının, ancak bir kısmının 4733 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca idari yaptırıma konu olabileceğinin” ifade edilmesi karşısında, eylemin 5607 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemeceği, yerli üretim olduğu anlaşılan bir kısım eşya için ise 4733 sayılı Kanunun 8. maddesinde öngörülen idarî yaptırımı gerektiren kabahat oluşacağı ve bu konuda Kabahatler Kanunu’nun 24. maddesi uyarınca mahkemece karar verilmesi gerektiği gözetilmeden; 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin 15/10/2020 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde,
Kabule göre de,
2-)15/04/2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklinde yer alan düzenleme nazara alındığında,
Uyarlama yargılaması sırasında mahkemece kaçakçılığa konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin pek hafif olarak kabul edilmesi karşısında, 5607 sayılı Kanun’un 3/18-b maddesi delaletiyle aynı Kanun’un 3/5 ve 3/10. maddeleri uyarınca belirlenen 3 yıl hapis ve 5 gün adli para cezalarından, anılan Kanun’un 3/22. maddesi gereğince 2/3 oranında indirim yapılmak suretiyle 1 yıl hapis ve 1 gün adli para cezaları yerine, 1/3 oranında indirim uygulanmak suretiyle 2 yıl hapis ve 3 gün adli para cezalarına hükmedilip, bu cezalardan da 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesi gereğince yapılan 1/6 oranında indirim ile aynı Kanun’un 52/2. maddesi uyarınca yapılan paraya çevirme işlemi sonrasında, 10 … hapis cezası yerine, 1
yıl 8 … hapis ve 40,00 Türk lirası adli para cezalarına hükmolunmak suretiyle fazla ceza tayin olunması nedeniyle, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Dosyada mevcut 11.02.2019 tarihli bilirkişi ek raporunda, sanıktan ele geçirilen tüm eşya için “5607 sayılı Yasa kapsamında kaçak ürün olmadığının, ancak bir kısmının 4733 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi uyarınca idari yaptırıma konu olabileceğinin” ifade edilmesi karşısında, eylemin 5607 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemeyeceği, yerli üretim olduğu anlaşılan bir kısım eşya için ise 4733 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinde öngörülen idarî yaptırımı gerektiren kabahat oluşacağı ve bu konuda 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 24 üncü maddesi uyarınca mahkemece karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla Tebliğnamenin (1) numaralı bendindeki kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
Kabule göre de;
2.Sanığın, yargılama konusu eylemi için suç tarihinden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin eklendiği ve 10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği, dosya kapsamına göre, ele geçen eşyanın gümrüklenmiş değerinin 8.528,48 TL olduğu, bu değerin suç tarihi itibariyle Dairemiz kabulüne göre pek hafif olduğu, bu haliyle hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikiinci fıkrası uyarınca sanığın cezasında 1/2 ila 2/3 oranında indirim yapılması gerekirken Kanuni sınırların dışına çıkılarak üçte bir oranda indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayini, Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Gerekçe bölümünde (1 ve 2) numaralı bentlerde belirtilen gerekçeler ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemlerinin KABULÜNE,
2.İzmir 14.Ağır Ceza Mahkemesinin 11.06.2021 tarihli ve 2021/466 Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.12.2023 tarihinde karar verildi.