YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/13742
KARAR NO : 2023/7662
KARAR TARİHİ : 03.10.2023
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/332 E., 2021/583 K.
SUÇ : 5941 sayılı Kanun’a muhalefet
Sanıklar hakkında, 5941 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 127.000,00 TL, 30.000,00 TL ve 93.000,00 TL adlî para cezası uygulanmasına karar verilmiş ve karar istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve KYB – 2023/57796 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.06.2023 tarihli ve KYB – 2023/57796 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“1)Dosya kapsamına göre, sanıkların 30/04/2021 keşide tarihli ve 127.000,00 Türk lirası bedelli çeki karşılıksız olarak keşide ettiklerinden bahisle müsnet suçtan mahkumiyetlerine karar verilmiş ise de,
Sanıkların üzerlerine atılı suçu ihdas eden 5941 sayılı Kanun’un 5/1. maddesinde, suçun unsurlarının “Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir
çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur…” şeklinde belirlendiği, kanuni ibraz süresinin ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 796/1. maddesinde “Bir çek, düzenlendiği yerde ödenecekse on gün; düzenlendiği yerden başka bir yerde ödenecekse bir … içinde muhataba ibraz edilmelidir.” şeklinde düzenlendiği, dosyanın tetkikinde, 127.000,00 Türk lirası bedelli çekin 30/04/2021 tarihinde İstanbul’da keşide edilmesine karşın, bir aylık süreden sonra 03/06/2021 tarihinde muhatap bankanın Kayseri’deki bir şubesinde ibraz edildiği cihetle, kanuni süresinde ibraz edilmediği anlaşılan 30/04/2021 keşide tarihli çekle ilgili olarak atılı suçun oluşmayacağı gözetilmeden, sanıkların anılan çek nedeniyle beraati yerine yazılı şekilde karar verilmesinde,
2)Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 08/04/2019 tarihli ve 2018/4527 esas, 2019/6821 karar sayılı ilamında ” …dosyada mevcut çek sureti üzerinde yapılan incelemede, muhatap bankanın her bir çek yaprağı için ödemekle yükümlü olduğu miktar düşüldükten sonra karşılıksız kalan miktar 158.590,00 TL olduğundan sanığın, neticeten 158.590,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,” ibaresi yazılmasına, hükmün B) bendinin diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, infaza dair hükümlerin bu miktar üzerinden uygulanmasına…” şeklinde belirtildiği üzere, sanık hakkında bankanın kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktar düşüldükten sonra karşılıksız kalan çek bedeli kadar adli para cezasına hükmedilmesi gerektiği,
Somut olayda, şikâyete konu 30/04/2021, 10/05/2021 ve 31/05/2021 keşide tarihli, Halkbank Küçükköy Sanayi Şubesine ait ve 127.000,00, 30.000,00 ve 93.000,00 Türk lirası bedelli çeklerin bankaya ibrazında karşılıklarının bulunmadığının çeklerin arka yüzüne şerh düşüldüğünün anlaşılması karşısında, 5941 sayılı Kanun’un 3/3-a-1. maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından 2021 yılı içi belirlenen muhatap bankanın, hamile süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için ödeme yapmakla yükümlü olduğu 2.670,00 Türk lirasının, çek bedelleri olan 127.000,00, 30.000,00 ve 93.000,00 Türk lirasından mahsup edildikten sonra, sanıkların bu çeklerin karşılıksız kalan kısmı olan 124.330,00, 27.330,00 ve 90.330,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmaları yerine, fazla ceza tayin edilerek yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir.”
şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki “Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.” şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Kayseri 6. İcra Ceza Mahkemesinin, 28.10.2021 tarihli ve 2021/332 Esas, 2021/583 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca, hüküm fıkrasındaki;
a) 3881937 seri numaralı ve 127.000,00 TL bedelli çekle ilgili (A) madde başlıklı bölümün bütünüyle hükümden çıkartılması,
b) 3881940 seri numaralı ve 30.000,00 TL bedelli çekle ilgili (B) madde başlıklı bölümün 5 inci maddesinde yer alan “30.000,00-TL” ibaresi çıkartılıp, yerine “27.330,00 TL” ibaresi eklenmesi,
c) 3881956 seri numaralı ve 93.000,00 TL bedelli çekle ilgili (C) madde başlıklı bölümün 5 inci maddesinde yer alan “93.000,00-TL” ibaresi çıkartılıp, yerine “90.330,00 TL” ibaresi eklenmesi, hükümdeki sair hususların aynen muhafaza edilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.10.2023 tarihinde karar verildi.