YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1384
KARAR NO : 2023/6777
KARAR TARİHİ : 07.07.2023
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/133 E., 2022/373 K.
SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2014/82 Esas, 2015/510 Karar sayılı kararı ile sanığın marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve
100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
2. Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 28.12.2021 tarihli ve 2021/15722 Esas, 2021/18447 Karar sayılı ilâmıyla;
… uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nin 253. ve 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu” nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 11.10.2022 tarihli ve 2022/133 Esas, 2022/373 Karar sayılı kararı ile sanığın marka hakkına tecavüz suçundan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; suça konu ürünlerin sanığa ait olmayıp hakkında beraat kararı verilip kesinleşen diğer sanık Gökhan’a ait olduğuna, suçların kanuniliği ilkesi gereği Kanun Hükmünde Kararname uyarınca ceza verilemeyeceğine, katılanlar lehine ayrı ayrı vekâlet ücreti verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Şikâyet üzerine Sulh Ceza Mahkemesinden alınan arama ve el koyma kararına istinaden 03.10.2013 tarihinde, Almalılar iş hanı içerisinde bulunan deponun kapalı olduğunun görülmesi üzerine, han sorumlusu olan tanık Ç. U.’nun bu deponun sanık …’ya ait olduğunu beyan edip sanığın telefon ile arandığı ve iş hanına gelen sanığın üzerinde bulunan anahtarla deponun kapısını açması sonrası yapılan aramada 16 çift Converse, 99 çift … markalı ayakkabıya el konulduğu anlaşılmıştır.
2. Dosyada mevcut 17.06.2014 tarihli bilirkişi raporunda; suça konu ürünlerin orijinal olmayıp, marka taklidi yapılmış sahte ürünler olduklarına, katılanlar adına tescilli markaların iktibas yolu ile taklit edildiğine ve eylemin marka hakkına tecavüz sayılan fiiller kapsamında olduğuna dair görüş bildirilmiştir.
3. Sanık savunmalarında; deponun kendisine ait olmayıp kardeşi olan diğer sanık Gökhan’a ait olduğunu, arama yapıldığı gün deponun anahtarının kendisinde bulunmadığını beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş; hakkında beraat kararı verilen diğer sanık Gökhan bu beyanları doğrulamıştır.
4. Han sorumlusu Ç.U ve tutanak mümzilerin beyanları dosya içerisinde mevcuttur.
5.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek taraflar arasında uzlaştırma girişiminde bulunulduğu, ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanığa isnat olunan eylemin 21.01.2009 tarihli 5833 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi ile 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinde yapılan değişiklik uyarınca suç haline geldiğinin anlaşılması karşısında, sanık müdafiinin Kanun Hükmünde Kararname ile ceza verilemeyeceğine yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
2. Katılan firmalar kendilerini ayrı vekille temsil ettirdiklerinden katılanlar lehine ayrı ayrı vekâlet ücreti taktir edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Dosyada mevcut tüm bilgi ve belgeler ile 17.06.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre; sanığın iş yerinde ele geçirilen ürünlerin taklit markalı oldukları ve bu ürünlerin satışa arz edildiği hususunda şüphe yoktur. Satışa arz edilen taklit markalı ürünlerin bizatihi suçun konusunu oluşturması karşısında; 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsadere edilmesi gerekir.
Sanık kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen bu husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 11.10.2022 tarihli ve 2022/133 Esas, 2022/373 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan müsadereye ilişkin paragrafa; “TCK 54/1” ibaresinin çıkartılarak yerine “TCK 54/4” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.07.2023 tarihinde karar verildi.