YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/16380
KARAR NO : 2023/9460
KARAR TARİHİ : 31.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/447 E., 2023/682 K.
SUÇ : 1632 Sayılı Kanun’a aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) Jandarma Genel Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 10.05.2012 tarihli ve 2012/606 Esas, 2012/145 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında firar suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının a bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca on … hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.(Kapatılan) Jandarma Genel Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 10.05.2012 tarihli ve 2012/606 Esas, 2012/145 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 1 inci Dairesinin 22.05.2013 tarihli ve 2013/855 Esas, 2013/828 Karar sayılı kararı ile sanığın adli sicil kaydının ve sivil hayatında hakkında uyuşturucu kullanma ve bulundurma suçlarından
yapılan adlî işlemlerin hakkında devam eden ve kesinleşen mahkeme kararlarının kesinleşme ve infaza ilişkin
işlemlerin ilgili mahkemelerinden temin edilerek, diğer izin tecavüzü suçuna ilişkin dava dosyasından konu ile
ilgili sağlık kayıtlarının bir örneğinin bu dosyasına konularak elde edilecek bilgi ve belgelerin temininden sonra
sanığın tam teşekküllü bir … hastanede adlî gözlem altına alınarak suç tarihlerinde askerliğe elverişli olup
olmadığının ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinde azalma olup olmadığının madde bağımlılığının süreklilik
kazanıp kazanmadığının adli rapor ve sağlık kurulu raporu ile saptanması gerekirken, eksik bilgi ve yetersiz
belgelerle, sadece duruşmada yapılan muayene sonucu, psikiyatri uzmanı bilirkişinin mütalaasına dayanılarak
sanık hakkında nihai hüküm tesis edilmesi; yine firar suçunun bitim tarihine yönelik noksanlık
yerine getirilmeksizin sonuca gidilmesi isabetsiz bulunmuş ve müsnet suçtan verilen mahkûmiyet hükmünün
noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma üzerine; Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.02.2020 tarihli ve 2017/1119 Esas, 2020/174 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında firar suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının a bendi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca on … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4.Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.02.2020 tarihli ve 2017/1119 Esas, 2020/174 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 23.01.2023 tarihli ve 2021/29505 Esas, 2023/716 Karar sayılı ilamıyla; kısa kararla gerekçeli karar arasında karışıklığa sebep olunması ve 1632 sayılı Kanun’da düzenlenen suçlar bakımından uygulamaya yönelik nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir.
5.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.06.2023 tarihli ve 2023/447 Esas, 2023/682 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında firar suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının a bendi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca erteli on … hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanığın temyiz istemi; sebep belirtmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir.
B.Sanık müdafiinin temyiz isteği; suçun firar değil izin tecavüzü olduğuna, davanın zamanaşımına uğradığına, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına ve askerlik yükümlülüğüne ilişkin yasal değişiklilerin Mahkemece dikkate alınmadan karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde Karaman/Başyayla İlçe Jandarma Komutanlığında askerlik hizmetini yapmakta olan sanığın,
27.12.2011 tarihinde tedavi amacıyla sevk edildiği Karaman … Hastanesine hiç uğramadan firara gittiği, 01.03.2012 tarihinde Osmangazi ilçesinde emniyet güçlerince yakalanarak mevcutlu olarak birliğine sevk edildiği maddi vakıa olarak belirlenmiştir.
2.Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle; 27.12.2011 tarihinde psikiyatri servisine sevk edildiğini ancak yaşadığı sorunlar dolayısıyla hastaneye uğramadan birliğinden uzaklaştığını, Bursa’da bulunan akrabalarının yanına gittiğini, uyuşturucu bağımlısı olduğunu beyan etmiştir.
3.Elazığ … Hastanesinin 15.12.2015 tarihli, üst makam onaylı sağlık raporunda “Antisosyal kişilik bozukluğu. Barışta askerliğe elverişli değildir. Seferde görev yapar. Askerliğe elverişsizlik hali suç tarihlerini (25.11.2012-29.01.2013) kapsamaz. 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarından yararlanması uygun değildir” şeklindeki tespitlere yer verilmiştir.
4.Muş … Hastanesinin 03.12.2019 tarihli ve 61908725-900 sayılı yazısında; Elazığ … Hastanesinin 15.12.2015 tarihli, üst makam onaylı sağlık raporundaki değerlendirmelere atıfta bulunarak sanığın suç tarihlerinde askerliğe elverişsiz olduğu kanaatinin ortaya konamadığı belirtilmiştir.
5.Muş … Hastanesinin 05.12.2019 tarihli ve 3984 sayılı sağlık kurulu raporunda; sanıkta antisosyal kişilik bozukluğunun olduğu ancak cezai ehliyetini etkilen bir durumun mevcut olmadığı şeklindeki tıbbi kanaat bildirilmiştir.
6.Kıta anket formu, vaka kanaat raporu, sanığa ait sağlık kayıtları, farklı suçlardan almış olduğu cezaların infazına ilişkin evraklar, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 24.11.2016 tarihli ve 2016/288 Esas, 2016/329 Karar sayılı görevsizlik kararı ve dosya kapsamında bulunan diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir.
7.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın psikiyatri servisine sevk edilmesi üzerine sevk edildiği sağlık kuruluşuna hiç uğramadan savuşması şeklinde gerçekleşen eyleminin izin, istirahat veya hava değişimi alarak ayrılma kapsamında değerlendirilemeyeceği ve sanığın yargılama konusu eylemi için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, suçun işlendiği 27.12.2011-01.03.2012 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin tamamlanmamış olduğu hususları göz önüne alındığında sanık müdafiin bu yöndeki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2.7179 sayılı Askeralma Kanunu’na göre (7179 sayılı Kanun) sanığın suç tarihlerinde silah altına alınmış askerlik yükümlüsü olduğu gözetildiğinde bu yöndeki temyiz sebepleri de dikkate alınmamıştır.
3.1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının a bendinde yazılı firar suçu, … kişinin, kıtasından veya görevi icabı hazır bulunmak zorunda olduğu yerden bilerek ve isteyerek izinsiz olarak altı günden fazla bir süreyle uzaklaşmasıyla oluşan, özel kastın (saikin) aranmadığı, genel kastla işlenen bir suç olduğu ve unsurları arasında mazeret hâline yer verilmediği, tetkik edilen tüm dosya kapsamına göre, suç tarihleri itibariyle askerliğe elverişli ve cezai ehliyetinin tam olduğu konusunda şüphe bulunmayan sanığın 27.12.2011-01.03.2012 tarihleri arasında kesintisiz süren ve yakalanmakla son bulan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının a bendi kapsamına giren “firar” suçunu işlediği ve savunmasında da suçunu ikrar ettiği belirlenmekle, eylemi sabit görülerek Mahkemece, sanık hakkında ceza tayin edilip ardından takdiri indirim uygulanmasında ve atılı suç tarihinden önce üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması sebebiyle erteleme hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
5.Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde düzenlenen hak yoksunluğu hükümlerinin sanık hakkında uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasına karar verilmesi, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (5) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.06.2023 tarihli ve 2023/447 Esas, 2023/682 Karar sayılı kararına yönelik sanığın ve sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün dördüncü fıkrasında yer alan, “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanık hakkında, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde yer alan hak yoksunluklarının uygulanmasına” şeklindeki kısmın çıkarılması ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.10.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Sanık … hakkında, Askeri Ceza Kanunu’na muhalefet etme suçundan kurulan mahkumiyete ilişkin hükmün, sanık ve müdafiinin temyizi üzerine sayın çoğunluğun düzeltilerek onamaya ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
Sanık hakkında Askeri Hastane tarafından 15.12.2015 tarih ve 3975 sayılı raporda antisosyal kişilik bozukluğu bulunduğunun belirtilmesi karşısında, sanığın bu konuda tedavi gördüğü Hacettepe Üniversitesi Hastanesi, Karaman … Hastanesi ile Etimesgut … Hastanesinden tedavi evrakları getirtilip, dosyada bulunan Muş … Hastanesi ve Elazığ … Hastanesinden gönderilen tedavi evrakları da eklenmek suretiyle, CMK.nun 74. maddesi uyarınca sanığın gözlem altına alınmasına karar verilerek, hakkında 5237 sayılı TCK.nun 32 ve 57. maddelerinin tatbikinin gerekip gerekmeyeceği hususunda Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesi ve 4. İhtisas Kurulundan rapor alındıktan sonra hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeksizin, Muş … Hastanesinden alınan yetersiz rapor ile yetinilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması gerekçesiyle kurulan hükmün bozulması yerine, usul ve yasaya uygun olmayan yerel mahkemenin kararının düzeltilerek onanması yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 31.10.2023