YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/169
KARAR NO : 2023/2211
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/136 E., 2021/500 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEMYİZ EDENLER : Katılan … İdaresi vekili, sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Suşehri Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2015 tarihli ve 2014/28 Esas, 2015/180 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları gereği 2 yıl 6 … hapis ve 4.300,00 TL adlî para cezasına, hak
yoksunluklarına ve eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
2.Suşehri Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2015 tarihli ve 2014/28 Esas, 2015/180 Karar sayılı kararının sanık … katılan temsilcisi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 11.12.2019 tarihli ve 2019/32269 Esas, 2019/15436 Karar sayılı ilâmıyla;
“… Tahsil edilmeyen gümrük vergileri miktarı gözetilip temel cezanın belirlenmesine ilişkin TCK’nin 61. maddesi ile çelişecek şekilde ve benzer olaylarla karşılaştırıldığında eylem ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde doğrudan hükmedilen adli para cezasında teşdit uygulanması,…” nedenleriyle katılan temsilcisinin temyizi yönünden reddine, sanığın temyizi yönünden mahkûmiyetin bozulmasına karar verilmiştir.
3.Suşehri Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2021 tarihli ve 2020/136 Esas, 2021/500 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği hapis cezasından çevrili 6000,00 TL ve 20,00 TL 1 gün karşılığı adlî para cezasına ve eşya müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası gereği eşyanın değerinin pek hafif olduğu kabulünün herhangi bir gerekçeye dayanmadığına, sanık hakkında uygulanan takdiri indirim nedeni ile 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin muğlak gerekçeye dayandığına ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanığın temyiz sebepleri; üzerine atılı eylemin suç olduğunu bilmediğine, ticaret kastının bulunmadığına ve sair tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Kolluk görevlilerince yapılan rutin yol kontrolü sırasında yolcu otobüsünde önleme araması kararı ile yapılan aramada sanığa ait valizlerden 134 karton kaçak sigara ele geçilerek muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır.
2.Sanık savunmasında, sigaraları inşaatta çalıştığı arkadaşlarının ricası üzerine aldığını, suç olduğunu bilmediğini, satmayacağını beyan etmiştir.
3.Tütün teknoloji mühendisi tarafından düzenlenen 06.06.2013 tarihli ekspertiz raporunda, suça konu sigaraların bandrolsüz olduğu bildirilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın uhdesinde Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olan 134 karton kaçak sigaranın ele geçirilmiş olması, sigaraları içmeleri amacıyla arkadaşlarına götürdüğüne, yasak olduğunu bilmediğine dair sanık savunmada bulunmuş ise de sigaraların miktar itibariyle kişisel kullanım sınırının
üzerinde olması, ekspertiz raporuna göre bandrolsüz olduğu açıkça görülen sigaraların temin ediliş biçimi nazara alınarak bu özelliği bilinerek taşındığının dosya kapsamından anlaşılması, 5237 sayılı Kanun’un “Kanunun bağlayıcılığı” kenar başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz.” şeklindeki düzenleme gereği eylemin suç olduğunun bilinmediğine dair savunmaya itibar edilmesinin mümkün olmaması karşısında sanığın eyleminin sübuta erdiği belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Suça konu kaçak eşyanın … varakasına göre tespit edilen 6.308,36 TL’den ibaret gümrüklenmiş değerinin, suç tarihi olan 2013 yılı itibarıyla pek hafif değerde olduğu Dairemizin yerleşik içtihatlarına istinaden anlaşılmış olup 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının uygulanmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen; “Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurulabilir…” hükmü ve 5237 sayılı Kanun’un “Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar” kenar başlıklı 50 nci maddesinin birinci fıkrasında yer verilen “Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre … çevrilebilir.” hükmü gereği Mahkemece “Cezanın failin geleceği üzerindeki olası olumsuz etkileri lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek…takdiren” gerekçesiyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi gereği takdiri indirim uygulanmasına karar verilmiş olup sanığın duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir davranışının bulunmaması ve Mahkemece “…suçun işlenmesindeki özeliller…takdiren…” gerekçesiyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin görülmemesi birlikte değerlendirildiğinde hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Sanık hakkında kurulan hükümde;
4.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 5 … maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 … maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun’un 5 … maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında “Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır” düzenlemesinin getirildiği cihetle, sanığa talimat mahkemesince gönderilen tebligatın bila-tebliğ iade döndüğü, ardından herhangi bir etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı anlaşılmakla, soruşturma aşamasında kendisine ihtaratta bulunulmayan sanığa gümrüklenmiş değerin iki katı olan 12.616,72 TL den ibaret bedelin açıkça bildirilerek ödemesi halinde indirim oranının 1/2 olacağının ihtar edilmesi gerekirken etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadan hüküm kurulması,
5.Suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’la değişik 5607 sayılı
Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları ile 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının ilgili tüm hükümlerinin olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle, lehe kanunun denetime imkân sağlayacak şekilde belirlenerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, suç tarihinde yürürlükte olan ve sonradan yürürlüğe giren kanun maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanmadan lehe kanun belirlenmek suretiyle 6545 sayılı Kanunla değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları gereği sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi,
6. 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında yer verilen; “Sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez. Cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında aynı hüküm uygulanır.
” şeklindeki düzenleme gereği iddianamede 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası gereği sanığın cezalandırılmasının talep edildiği görülmekle 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delâletiyle aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları gereği ek savunma hakkı tanınmaksızın uygulama yapılması,
7.Kovuşturma sürecinde duruşmalara katılmak ya da katılma talepli dilekçe göndermek suretiyle kendisini vekille temsil ettirmeyen Gümrük İdaresi lehine vekalet ücretine hükmedilmesi, nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Suşehri Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2021 tarihli ve 2020/136 Esas, 2021/500 Karar sayılı kararına yönelik sanık … katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.03.2023 tarihinde karar verildi.