YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2016
KARAR NO : 2023/6744
KARAR TARİHİ : 07.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/504 E., 2018/236 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) Erzincan 3. … Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 26.11.2014 tarihli ve 2014/106 Esas, 2014/404 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında asta müessir fiil suçundan 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 117 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun
(5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 5 eşit taksitte tahsil edilmek üzere 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askerî Yargıtay 1. Dairesinin 13.04.2016 tarihli ve 2016/242 Esas, 2016/262 Karar sayılı ilâmı ile hükmün usul yönünden hukuka aykırılık nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine temyize konu edilen … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.05.2018 tarihli ve 2017/504 Esas, 2018/236 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında asta müessir fiil suçundan 1632 sayılı Kanun’un 117 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, üçüncü fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.09.2021 tarihli ve 2023/12933 (2019/21533) sayılı, “5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi uyarınca sanığın hukuki konumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması” nedeniyle hükmün bozulması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; yapılan eylemin 1632 sayılı Kanun’un 119 uncu maddesi kapsamında kaldığına ancak bu hususun Mahkemece değerlendirilmediğine, itirazdan bozulan bir davada eski halinden ağır sonuçlar doğuracak bir karar verilmesinin ve de eski kararda bulunmayan Tefenni Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna, resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık J.Astsb….’in olay tarihinde Yokuşdibi Jandarma Karakol Komutan vekili olarak görev yaptığı, katılan J.Er …’ın da aynı Karakol Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yaptığı, 07.09.2013 günü saat 13:20 civarında katılan …’in altına kot pantolon, üstüne siyah mont ve ayağına da terlik giymiş bir vaziyette Nöbetçi Astsubay Uzm.J.I.Kd.Çvş. Erdem …’ın yanına geldiği, elinde ise çamaşır filesi olduğu, kamuflaj ve spor kıyafetlerinin kirli olduğunu, yıkatmak istediğini söylediği, tanık Erdem’in de kendisine nöbeti olup olmadığını sorduğu, nöbetinin olmadığını cevabını aldığı, bunun üzerine başka giysi giymesini söylediği, cevaben sadece sivil giysilerinin olduğunu söylemesi üzerine, tanık Erdem’in kendisine sadece askeri gazino ile koğuşlarda dolaşabileceğini, giysilerinin yıkanıp kuruyunca hemen geri giymesi gerektiğini söylediği, katılan …’in karakolun araç garajına bakan kapısında ayakkabılarını temizlediği sırada sanığın, katılan …’i sivil kıyafetli gördüğü, kendisine kızarak “Git üstünü değiştir lan” dediği, saat 15:55 civarında er/erbaş tuvaletinde sanığın, katılan …’in tekrardan gördüğü, “Ben sana üstünü değiştir demedim mi lan, üzerine başka bir şey giy” dediği, katılan …’in de tanık Erdem’den izin aldığını, iki saat sonra giyeceğini söylediği, bu esnada sanığın sinirlenerek katılan …’e tokat attığı ve iteklediği, katılan …’in de karşılık olarak tekme ve yumruk attığı, akabinde yumruklaştıkları, orada bulunan askerlerin müdahalesi ile ayrıldıkları, daha sonra katılan …’i bekleme odasına geçirdikleri, bekleme odasına elinde jopla gelen sanığın katılan …’i iteklediği, daha sonra sanığın kendi
odasına gittiği, tanık Erdem’in katılan …’i araştırma inceleme kısmı odasına aldığı ve burada beklemesini söylediği, kısa bir süre sonra sanığın araştırma inceleme odasına geldiği, oturur halde duran katılan …’in kaval kemiğine tekme attığı, sanığın eylemleri sonucu katılan …’in hayati tehlike geçirmeden basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif bir şekilde yaralandığı olayda, sanığın olay sırasında astı konumunda olan katılan …’e yönelik olarak asta müessir fiil suçunu işlediği ve buna göre uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın savunmalarında üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini, katılan …’in sivil elbiselerini değiştirmeyeceğini söyleyerek kendisine vurmaya çalıştığını, bunun üzerine iteklediğini beyan ettiği saptanmıştır.
3. 07.09.2013 tarihli olay tespit tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
4. Katılan …’ın beyanları ile olayla ilgili dinlenilen tanıklar E.A., H.Y. ve E.Ş.’nin beyanları dava dosyasında mevcuttur.
5. Sanık … ve katılan …’ın muayeneleri sonucu Kabadüz TSM’ce düzenlenen 07.09.2013 tarihli genel adlî muayene raporları ile katılan … hakkında … … Hastanesince düzenlenen 07.09.2013 tarihli genel adlî muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.
6. Sanığa ait güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden
Ayrıntıları Dairemizin 17.05.2022 tarihli ve 2021/22573 Esas 2022/9544 Karar sayılı, 21.09.2022 tarihli ve 2021/5792 Esas 2022/12341 Karar sayılı, 27.10.2022 tarihli ve 2021/23302 Esas 2022/14979 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; Anayasanın 129 uncu maddesinin beşinci fıkrası ile suç tarihinde yürürlükte bulunan 353 sayılı Askerî Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu’nun 8 inci ve 95 inci maddeleri uyarınca; … kişilerin askeri suçları ile bunların … kişiler aleyhine yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlar hakkında soruşturma yapılması, teşkilatında askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amirinin iznine bağlı kılındığı, dolayısıyla 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince basit yargılanma usulünün uygulanamayacağı anlaşıldığından Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
1.1632 sayılı Kanun’un 117 nci maddesinde; madunu kasten itip kakmak, dövmek veya sair hâllerde cismen ceza verecek veya sıhhatini bozacak hâllerin suç teşkil ettiği hüküm altına alınmış, aynı Kanun’un 119 uncu maddesinde ise mafevkin cürüm sayılmayacak fiilleri düzenlenmiştir. Bahse konu 119 uncu maddeye göre ancak tenkit ve muaheze sınırlarındaki eylemlerin suç oluşturmadığı, bunun dışındaki eylemlerin bir zaruret ve tehlike hâlinde verilen emirlere itaat ettirmek amacıyla yapılması durumunda suç teşkil etmeyeceği düzenlenmiştir.
Bu çerçevede; sanığın kaçamaklı ikrarına, katılan ve tanıkların beyanlarına, (Kapatılan) Askerî Yargıtay bozma ilâmına ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın, suç tarihinde rütbece astı konumunda bulunan katılan …’a karşı asta müessir fiil suçunu işlediğinin, sanığın katılana karşı eylemlerinin tenkit ve muaheze sınırlarını aşan, katılanın bedenine yönelik, bedenini etkileyen ve cismen ceza vermek şeklinde geliştiğinin, mevcut hâliyle müsnet suçun oluştuğunun anlaşılması karşısında, eyleminin sübuta erdiğine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde görülmüş, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına ihbarda bulunulmasında kazanılmış hak kuralının ihlâlinden söz edilemeyeceğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
3. Yerel Mahkeme bozmaya uyup uymama konusunda bir karar vermeden eylemli uyma biçiminde işlemler yaparak yargılamaya devam etmesi nedeniyle bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, aşağıda belirtilen düzeltme nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
5. Bozma öncesi verilen ve sanık tarafından temyiz edilen (Kapatılan) Erzincan 3. … Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 26.11.2014 tarihli ve 2014/106 Esas, 2014/404 Karar sayılı kararında hapisten çevrilme 500,00 TL adlî para cezasının 5 eşit taksitte ödenmesine karar verildiğinin, bozmadan sonra kurulan 02.05.2018 tarihli hükümde ise sonuç olarak verilen 500,00 TL adlî para cezasının taksitlendirilmediğinin anlaşılması karşısında; aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle bozmadan önceki kararda belirlenen taksitlendirmenin 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B-5) bendinde açıklanan nedenle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.05.2018 tarihli ve 2017/504 Esas, 2018/236 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 1 inci maddesinin üçüncü paragrafından sonra gelmek üzere ”İlk hüküm sanık tarafından temyiz edilmiş olup aleyhe temyiz bulunmadığından ve bu durum sanık lehine 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak oluşturduğundan, sanık hakkında tayin olunan 500,00 TL adlî para cezasının bozma öncesi karardaki gibi 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 1’er aylık sürelerle 5 eşit taksitle ödenmesine, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsiline ve ödenmeyen adlî para cezasının hapis cezasına çevrilebileceğinin sanığa ihtarına” paragrafının eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.07.2023 tarihinde karar verildi.