YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/287
KARAR NO : 2023/3148
KARAR TARİHİ : 03.04.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/1129 E., 2022/63 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2014 tarihli ve 2014/203 Esas, 2014/526 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi
yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi gereği 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
2.Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2014 tarihli ve 2014/203 Esas, 2014/526 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 05.11.2020 tarihli ve 2019/14050 Esas, 2020/13961 Karar sayılı ilâmıyla; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci ve 62 nci maddeleri ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un ilgili hükümlerinin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu nedeniyle sair yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3.Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.01.2022 tarihli ve 2020/1129 Esas, 2022/63 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları, 7242 sayılı Kanun ile değişik yirmiikinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği 10 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz talebi, müvekkilinin lehine olan kanun hükümlerinin uygulanmadığına, müvekkilinin içeceğine dair beyanda bulunmasına ve ele geçen sigaranın kişisel kullanım miktarında kalması nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağına göre, 18.03.2014 tarihinde 65 NY 233 plakalı yolcu otobüsünün Malatya 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 17.03.2014 tarihli ve 2014/219 Değişik İş sayılı arama kararına binaen yapılan aramada, otobüste yolcu olarak bulunan sanığa ait karton kolide toplam 51 karton kaçak sigara ele geçirilmiştir.
2.Sanığın bozma öncesinde alınan savunmasında, otobüste yolcu olarak bulunduğunu, bir seyyar satıcıdan ucuz olduğu için içmek ve arkadaşlara ücretsiz olarak dağıtmak amacıyla aldığını, bunun suç olduğunu bildiğini beyan etmiştir. Bozma sonrasında ise, önceki beyanlarını tekrar ederek, gümrüklenmiş değerin iki katını ödeme gücünün olmadığını beyan etmiştir.
3.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.
4.09.05.2014 tarihinde tütün teknoloji mühendisi bilirkişinin keşif tutanağındaki tespitine göre, ele geçirilen sigaraların kaçak olduğu belirtilmiştir.
5.Sanıktan ele geçen 51 karton kaçak sigaraya yönelik alınan Kaçak Eşyaya Mahsus Tespit Varakasına göre belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre ” pek hafif değer” aralığında olduğu anlaşılmıştır.
6.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.01.2022 tarihli ve 2020/1129 Esas, 2022/63 Karar sayılı kararında olay tutanağı, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre, sanıktan ele geçen kaçak sigaranın miktar itibariyla kişisel kullanım miktarının üzerinde olması nedeniyle sanığın cezalandırılmasında, incelenen adli sicil kaydı ile tüm dosya içeriğinden tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaat oluşmaması nedeniyle hapis cezasının ertelenmemesinde ve sanığın adli sicil kaydında kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasında, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak;
1.Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları gereğince uygulama yapılması,
2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında “Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır” düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında mahkemece, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının “1/2” olacağının bildirilmesi gerekirken “1/3” oranında indirim yapılacağı bildirilmek suretiyle sanığın yanıltılması ve bu itibarla ödeme yapmadığından bahisle hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması,
3.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 18.03.2014, iddianame düzenleme tarihinin 31.03.2014 olduğu,
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP’tan) yapılan incelemede, Gevaş Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/779 Esas, 2021/94 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 27.11.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 18.03.2014 olduğu anlaşılmakla;
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
4.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ”18.03.2014” yerine ”26.03.2014” olarak gösterilmesi, nedenleri hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.01.2022 tarihli ve 2020/1129 Esas, 2022/63 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04. 2023 tarihinde karar verildi.