YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2924
KARAR NO : 2023/4951
KARAR TARİHİ : 17.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/127 E., 2016/284 K.
SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararname’ye muhalefet
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Katılan vekilinin 05.05.2016 havale tarihli temyiz dilekçesi içeriğine göre, sanıklardan … hakkında verilen beraat hükmünü temyiz ettiği, diğer sanık … hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazının bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık … hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2016/127 Esas, 2016/284 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 01.02.2023 tarihli ve 7-2022/117351 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanığın taklit markalı ürünleri satışa arz ettiği hususunun sabit olduğuna ve marka hakkına tecavüz suçunun sübûta erdiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılan vekili 03.02.2015 havale tarihli şikâyet dilekçesi ile içlerinde sanığa ait … Export isimli iş yerinin de bulunduğu 15 farklı iş yeri hakkında, hak sahibi oldukları tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama yapılması talebi ile şikâyetçi olmuştur.
2.Nazilli Sulh Ceza Hâkimliğinin, 13.04.2015 tarihli ve 2015/574 Değişik İş sayılı kararı doğrultusunda ilgili iş yerinde sanık hazır bulunduğu halde yapılan aramada, giriş kapısı önünde tavana asılı vaziyette Pepee markalı bir adet top ile raflardaki diğer oyuncakların arasında Liko markalı bir adet oyuncak bebeğe el konulmuştur.
3.Sanık savunmalarında; ürünleri İstanbul’dan fatura karşılığında toplu olarak satın aldığını, aldığı bu ürünlerin arasına iki adet taklit markalı ürünün karışmış olabileceğini, bilerek ve isteyerek taklit ürün alıp satmadığını beyan etmiştir.
4.Dosyada mevcut 09.07.2015 tarihli bilirkişi raporunda; suça konu ürünlerin orijinal olmayıp taklit markalı olduğu ve katılanın marka haklarını ihlal ettiği yönünde görüş bildirilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kırtasiye ve hediyelik eşya satışı yapan sanığın iş yerinde yapılan aramada, 14.04.2015 tarihli iş yeri arama tutanağına göre giriş kapısı önünde tavana asılı vaziyette Pepee markalı bir adet top ile raflardaki diğer oyuncakların arasında Liko markalı bir adet oyuncak bebeğe el konulan olayda;
Suç tarihinde yürürlükte olan 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin “marka hakkına tecavüz sayılan filler” başlıklı 61 … maddesinin (c) bendinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılırken “markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, … başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak,… ticari amaçla elde bulundurmak” denildiği, yaptığı iş gereği sanığın katılan firma adına tescilli markayı taşıyan ürünlerin taklit olduğunu bilebilecek durumda olduğu gibi bilmesi de gerektiği hususu göz önünde bulundurulduğunda; suça konu ürünleri satışa arz ettiği hususunda şüphe bulunmayan sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçunun unsurlarının oluştuğu gözetilmeden, yerinde görülmeyen gerekçe ile mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2016/127 Esas, 2016/284 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.05.2023 tarihinde karar verildi.