YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3163
KARAR NO : 2023/2319
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/432 Değişik İş
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın Reddi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.09.2019 tarihli ve 2019/105 Esas, 2019/672 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve 51 inci maddesi uyarınca erteli 10 ay hapis cezası ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve mahkûmiyet hükmü istinaf edilmeden 15.11.2019 tarihinde kesinleşmiştir.
15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun kapsamında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı ilamat ve infaz bürosu tarafından uyarlama yargılaması yapılmasının talep edilmesi üzerine dosyanın yeniden ele alınarak yapılan uyarlama yargılaması sonucunda Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 2020/1051 Esas, 2021/559 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında lehe hükümler içerdiği gerekçesiyle 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci
fıkrasının delaletiyle aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sonuç olarak 1 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiği, anılan karara yönelik katılan Gümrük İdaresi vekilinin itirazının ise Bursa 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.07.2021 tarihli ve 2021/432 Değişik iş sayılı kararı ile reddedildiği ve söz konusu kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin olduğu anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24.11.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.01.2023 tarihli ve KYB-2022/150475 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.01.2023 tarihli ve KYB- 2022/150475 sayılı kanun yararına bozma isteminin Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 2020/1051 Esas, 2021/559 Karar sayılı kararına yapılan itirazın reddine ilişkin Bursa 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/432 Değişik İş sayılı kararına ilişkin olduğu ve “Dosya kapsamına göre, uyarlama yargılaması yapılırken infaz kanunu hükümleri nazara alınmaksızın, 5237 sayılı Kanunu’nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme karşısında, önceki ve sonraki temel ceza kanunlarının ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği, 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5607 sayılı Kanun’da yapılan değişiklik nedeniyle uyarlama yargılaması yapılarak sanığın 1 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 80,00 TL adli para cezası cezalandırılmasına dair karar verilmiş ise de, uyarlama yargılaması öncesi Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.09.2019 tarihli ve 2019/105 Esas, 2019/672 Karar sayılı kararı ile sanığa hükmedilen 10 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, anılan cezanın sanık lehine kazanılmış hak oluşturacağı gözetilmeden, sanık aleyhine olarak yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Suç tarihi itibarıyla 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan doğrudan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan Gümrük İdaresinin 05.03.2019 havale tarihli dilekçesi ile katılma talebinde bulunduğu ve Mahkemece 11.06.2019 tarihli celsede anılan kurumun katılan olarak davaya kabulüne karar verildiği cihetle, uyarlama yargılama sırasında yeniden davaya katılma talebinde bulunulması gerekmediği halde davaya katılma talebinin olmadığı şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 2020/1051 Esas, 2021/559 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince
uygulama yapılması ve belirlenen temel cezada aynı maddenin yirmiikinci fıkrası (10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının yirmiüçüncü fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek) gereğince değer azlığı indiriminin uygulanması gerekirken ele geçirilen eşyanın “kaçak sigara” olduğu şeklindeki dosya kapsamıyla ilgisi bulunmayan gerekçe ile 6545 ve 7242 sayılı Kanun’lar ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları gereği uyarlama sonucu mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmış, bu nedenle katılan Gümrük İdaresi vekilinin itirazının kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
3.İnceleme konusu Bursa 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.07.2021 tarihli ve 2021/432 Değişik iş sayılı kararında yukarıda belirlenen usul ve uygulamaya yönelik hususlar yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen hususlar yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 13.03.2023 tarihinde karar verildi.