YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3165
KARAR NO : 2023/1232
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI : 2021/353 D.İş
MÜŞTEKİ : Gümrük İdaresi
ŞÜPHELİLER : …, Gela Japharidze
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
İNCELEME KONUSU KARAR : Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2020 tarihli ve 2020/3376 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) suçundan şüpheliler … ve Gela Japharidze haklarında yapılan soruşturma sonunda Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02.10.2020 tarihli ve 2018/7350 Soruşturma, 2020/3376 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı müşteki Gümrük İdaresi vekili tarafından yapılan itirazın Muğla 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 06.04.2021 tarihli ve 2021/353 Değişik İş sayılı kararı ile reddedildiği ve red kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin olarak verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24.11.2022 tarihli ve 2021/17883 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.01.2023 tarihli ve KYB-2022/150497 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.01.2023 tarihli ve KYB-2022/150497 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alınarak yapılan değerlendirmede,
Somut olayda, şüpheli Adnan’ın Gürcistan’dan satın aldığı ve diğer şüpheli Gela’nın yurda soktuğu aracın, yapılan yol kontrolünde gümrük mevzuatına aykırı olduğunun tespit edilmesi üzerine başlatılan soruşturma sonucunda, şüpheli Adnan yönünden atılı suçun unsurlarının bulunmadığından, şüpheli Gela yönünden ise yeterli şüphe oluşturacak delil bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 02/03/2021 tarihli ve 2020/4912 esas, 2021/3094 karar sayılı ilamında “…sanık V.G.’in yurda ithal edemeyeceği ve geçici ithalat kapsamında dahi getiremeyeceği aracı, Gürcistan’da haricen satın alıp, araç sahibince yurda sokmak suretiyle aracı yurt içinde bırakmak ve daimi olarak kullanmak amacıyla hareket ettiği, diğer sanık L. P.’nin ise sanık V.’nin eylemine iştirak ettiği, sanıkların kastının geçici ithalat kapsamında değerlendirilemeyeceği baştan itibaren kaçakçılık kastı ile hareket ettikleri cihetle üzerlerine atılı suçtan 5607 sayılı Yasanın 3/1. maddesi gereğince mahkumiyetine ve suça konu aracın müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, ..BOZULMASINA,…” şeklindeki gerekçede belirtildiği üzere, şüpheli Adnan’ın Gürcistan’da bulunan bir oto galeriden satın aldığı otomobili, şüpheli Gela aracılığıyla ülkeye sokarak gümrük vergilerini ödemeksizin ithal etmesi suretiyle gerçekleştirdikleri iddia olunan eylemlerinin eşyayı, gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokmak suçunu oluşturacağı nazara alındığında, şüpheli Gela Japharidze’nin atılı suça ilişkin beyanının alınmasını müteakip, şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği cihetle, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun’un 170 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame
düzenler.” Aynı Kanun’un 172 nci maddesinin birinci fıkrasında ise “Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.” şeklinde düzenlemeler mevcuttur.
5271 sayılı Kanun’un 170 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre; kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir.
2.Olay tutanağı incelendiğinde, WV998VW plakalı, 2007 model Mercedes marka aracı şüpheli Gela Japharıdze’nin 30.10.2015 tarihinde Sarp kara hudut kapısından ülkeye getirdiği, söz konusu araca 28.01.2016 tarihine kadar yurtta kalma süresi verildiği, ancak Gela’nın aracı ülkeye getirdikten bir gün sonra 31.10.2015 tarihinde araçsız olarak yurttan çıkış yaptığının tespit edildiği, buna istinaden başlatılan soruşturmada, aracın ruhsat bilgilerine göre … adına kayıtlı olduğunun ve aracın yurda giriş tarihi olan 30.10.2015 tarihinden geriye doğru son bir yıl içerisinde yurt dışında 185 gün kalmadığı, bu nedenle geçici ithalat kapsamında ülkeye gümrük vergilerinden muaf olarak araç getirme hakkının bulunmadığı, buna rağmen 30.10.2015 tarihinde şüpheli …’ın Gürcistan ülkesinde kendi adına kayıtı aracı, turistik kolaylıklar kapsamında gümrük vergilerinden muafmış gibi Gela Japharidze üzerinde yurda soktuğunun tespit edildiği ve Marmaris Sulh Ceza Hakimliğinin 29.11.2018 tarihli kararı ile araca el konulduğu anlaşılmıştır.
3.Bu açıklamalar ışığında yapılan incelemede, Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2020 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına esas olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 2019/639 Esas, 2020/342 Karar sayılı kararının, Dairemizin 12.05.2022 tarihli ve 2020/4836 Esas, 2022/9764 Karar sayılı ilamı ile “sanığın, yurda ithal edemeyeceği ve geçici ithalat kapsamında dahi getiremeyeceği aracı, Gürcistan’da haricen satın alıp, araç sahibince yurda sokmak suretiyle aracı yurt içinde bırakmak ve daimi olarak kullanmak amacıyla hareket ettiği, bu suretle eylemin geçici ithalatı kapsamında değerlendirilemeyeceği baştan itibaren kaçakçılık kastı ile hareket ettiği cihetle, üzerine atılı müsnet suçtan 5607 sayılı Yasanın 3/1. maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi,…” gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği gözetilerek, şüpheli Gela’nın beyanının alınması, kaldı ki şüpheliler hakkında kamu davası açılması için yeterli ve makul şüphe oluştuğundan, kamu davası açılabileceği ve eylemin hukuki nitelendirmesinin yapılacak yargılama neticesinde mahkemece belirlenebileceği nazara alındığında itirazın bu nedenlerle kabulü yerine, yazılı şekilde itirazın reddi Kanun’a aykırı olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Muğla 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 06.04.2021 tarihli ve 2021/353 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.