YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3199
KARAR NO : 2023/3275
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
BOZMA ÜZERİNE
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/162 E., 2022/34 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunun’a muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yürütülen soruşturma neticesinde, sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2014 tarihli ve 2013/904 Esas, 2014/608 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan netice erteli 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî
para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 08.12.2020 tarihli ve 2019/19978 Esas, 2020/18039 Karar sayılı kararı ile Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2014 tarihli kararı, nakil aracının iadesine dair karar yönünden onanmış, sanığın mahkûmiyetine dair hüküm yönünden ise 5607 sayılı Kanun’da, 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler çerçevesinde yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu nedeniyle bozulmuştur.
4.Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.01.2022 tarihli ve 2021/162 Esas, 2022/34 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan netice erteli 10 ay hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi,
a) 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca sanığa verilecek cezanın 3 yıldan aşağı olmaması gerekirken, netice 10 ay hapis cezası verilmesi ve paraya çevrilmesinin hatalı olduğuna,
b) Nakil aracının müsaderesine karar verilmesi gerektiğine,
Re’sen gözetilecek nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Kolluk görevlileri tarafından, devriye sırasında şüphe üzerine durdurulan sanığın kullanımındaki otomobilde Bitlis Sulh Ceza Mahkemesinin 26.11.2013 tarihli arama kararına istinaden yapılan aramada, gümrüklenmiş değeri 10.459,79 TL olan, 156 karton kaçak sigara ele geçirilmiştir.
2.Sanık, aşamalardaki beyanlarında yakalanan sigaraları kendisi ve çevresinin içmesi için aldığını, ticari amaçla bulundurmadığını savunmuştur.
3.Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sırasında sanığa etkin pişmanlık hususunda ihtarda bulunulmadığı anlaşılmıştır.
4.Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2014 tarihli kararının Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesi tarafından bozulmasını müteakip yeniden yapılan yargılama kapsamında, sanığa yakalama kararına istinaden çıkarıldığı Mahkemece etkin pişmanlık ve kamu zararını gidermesinin sonuçları bildirilerek ihtarda bulunulduğu, ancak sanığın ödeme imkanının olmadığını beyan ettiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin Bir Kısım Temyiz İstemlerinin Değerlendirilmesi;
1.Katılan vekili tarafından sanığa verilen cezanın miktarı ve ertelenmesinin hatalı olduğu yönünde temyiz isteminde bulunulmuş ise de sanık hakkında kurulan hükümde, cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi ile şartları oluşan erteleme müessesinin uygulanması yönündeki mahkemenin takdiri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Her ne kadar katılan vekili, nakil aracının müsaderesi gerektiği yönünden kararı temyiz etmiş ise de
nakil aracının iadesine dair kararın Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 08.12.2020 tarihli ve 2019/19978 Esas, 2020/18039 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmakla, Mahkemece bu hususta yeniden bir karar verilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
B. Katılan Vekilinin Sair Temyiz Nedenleri ve Re’sen Gözetilen Hususların Değerlendirilmesi;
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin değerlendirilmesinde, aşağıdaki hususlar dışındaki temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz.” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında “Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır.” düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, mahkemece suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirimin 1/2 olacağının bildirilmesi gerekirken, 1/3 oranında indirim yapılacağının belirtilmesi suretiyle sanığın yanıltıldığı gözetilerek, sanık hakkında ödeme yapmadığından bahisle etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması kanuna aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) madde başlığı altında açıklanan nedenlerle Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.01.2022 tarihli ve 2021/162 Esas, 2022/34 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.