Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/3355 E. 2023/4643 K. 11.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3355
KARAR NO : 2023/4643
KARAR TARİHİ : 11.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/6111 E, 2021/1477 K
SUÇ :556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye muhalefet
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret

Katılan firma adına vekilinin Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden gönderdiği 30.01.2023 ve 14.02.2023 tarihli dilekçelerin ekinde sunduğu mail yazışmalarından Samsung Electronics Co. Ltd. firmasının sanık hakkında hukuken geçerli şikâyetinin bulunduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yalova 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2014 tarihli ve 2014/128 Esas, 2014/231 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde

Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesi uyarınca 10 … hapis ve 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve suça konu eşyaların müsaderesine hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 20.05.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

2.Yalova 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.05.2019 tarihli ve 2018/876 Esas, 2019/425 Karar sayılı kararı ile sanığın, tâbi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanığın marka hakkına tecavüz suçundan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 … hapis ve 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2019/6111 Esas, 2021/1477 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmadan, Yalova 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.05.2019 tarihli ve 2018/876 Esas, 2019/425 Karar sayılı sanığın mahkûmiyetine ilişkin hükmün kaldırılmasına, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.10.2022 tarihli ve 2021/108737 sayılı, esastan ret görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

5.Dairemizin 22.11.2022 tarihli ve 2022/10275 Esas, 2022/16665 Karar sayılı kararı ile “Samsung Elektronics Co Ltd. şirketinin yetkilisi tarafından … irtibat bürosu yetkilisi …’e verilen asıl vekaletnamenin içeriğinde “Bir gümrük davasını ya da diğer davaları takip etme anlaşması vaka bazında mektup, telefaks veya e-posta iletişimi ile yapılacaktır.” şeklindeki kısıtlamanın bulunması karşısında, katılan … Elektronics Co Ltd. vekilinden iş bu dava dosyasında şikâyet hakkının kullanılması amacıyla marka sahibi firmanın yetkilileri tarafından kendilerine verilmiş izin içeren mektup, telefaks veya elektronik posta iletisinin tercüme edilmiş aslının veya onaylı örneklerinin bulunup bulunmadığı sorulup, şikâyet tarihinden sonra düzenlenen vekâletnamelerin bu dosyaya konu dava yönünden kullanılamayacağı ihtaratı da yapılarak, talep edilen belgelerin denetime imkân verecek şekilde dosyaya eklenmesinden sonra iade edilmek üzere Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi’ne gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdiine” karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın insan hakları mahkemesi kararlarına, içtihatlara ve doktrindeki görüşlere uygun olmadığına, arama işlemi hukuka aykırı kabul edilse dahi dosyadaki diğer deliller dikkate alındığında sanığın beraati yönünde verilen kararının usûl ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Katılan firma adına vekilinin 20.11.2013 havale tarihli şikâyet dilekçesi ile Artan İletişim isimli iş

yerinde hak sahibi oldukları tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama – el koyma tedbirlerinin uygulanması talebi ile şikâyetçi olmuştur.

2.Yalova 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 20.11.2013 tarihli ve 2013/796 Değişik İş sayılı kararı doğrultusunda, ilgili iş yerinde, 21.11.2013 tarihinde, Cumhuriyet savcısı hazır bulunmaksızın; iki polis memuru, şikâyetçi firma vekili ve sanık hazır bulunduğu halde yapılan aramada; üzerilerinde katılan firma adına tescilli markalar bulunan toplam 229 adet batarya, şarj cihazı, kulaklık ve kılıfa el konulmuştur. Arama işleminin icrasında işlem tanıklarının hazır bulunmadığı anlaşılmıştır.

3.Sanık arama ve el koyma tutanağını herhangi bir itirazı olmaksızın iş yeri sahibi sıfatı ile imzalamıştır.

4.Dosyada mevcut 10.02.2014 tarihli bilirkişi raporunda; suça konu ürünlerin orijinal olmayıp, taklit markalı olduklarına ve katılan firmanın marka haklarına tecavüzde bulunulduğuna dair görüş bildirilmiştir.

5.Sanık savunmalarında; suça konu ürünleri Tahtakale’den satın alıp iş yerinde satışa sunduğunu ancak taklit olduklarını bilmediğini beyan ederek atılı suçlamayı tevil … ikrar etmiştir.

6.İlk Derece Mahkemesince, sanığın suça konu taklit markalı ürünleri satışa arz etmek suretiyle atılı suçu işlediği sabit görülerek mahkûmiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Yapılan aramanın 5271 sayılı Kanun’un 119 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı olarak o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi hazır bulundurulmaksızın yapılması nedeniyle icrası bakımından hukuka aykırı olduğu, hukuka aykırı yapılan bu arama sonucu elde edilen diğer delillerin de hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş delil niteliğinde bulunduğu, sanık tarafından tüm aşamalarda inkara yönelen savunmada bulunulduğu, dosya kapsamında hükme esas alınacak başkaca bir delil bulunmadığı, ele geçen eşyanın taklit olmasının durumu değiştirmeyeceği, sanığın katılan şirketin marka hakkına sahip olduğu ürünleri izinsiz şekilde satmak suretiyle marka hakkına tecavüz ettiğinin sabit olmadığı şeklindeki gerekçe ile istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi ile sanığın beraatine karar vermiştir.

IV. GEREKÇE
Usûlüne göre alınmış bir arama kararı bulunan somut olayda; bu karara ve kararın infazı sırasında yapılan işlemlere yönelik bir itirazın olmadığı, sanığın arama sonucunda ele geçen eşyaların kendisine ait olduğuna ve iş yerinden ele geçirildiğine ilişkin ikrarının mevcut olduğu, Anayasa Mahkemesinin 15.04.2015 tarihli ve 2013/2392 Esas numaralı (Jakop Gabriel) bireysel başvuru kararında belirtildiği üzere; her ne kadar o yer ihtiyar heyetinden ya da komşulardan iki kişi hazır bulundurulmadan arama yapılması bir kanuna aykırılık teşkil etmekte ise de; sanığın ikrarının bulunması ve arama işleminin icrasına yönelik bir itirazının bulunmaması karşısında; usûle ilişkin bu eksikliğin, arama işleminin sıhhatini ve bu işlem sonucunda elde edilen delillerin gerçekliğini şüpheli hale getirmediği, usûlüne göre alınmış arama kararına istinaden, herhangi bir hak ihlaline neden olunmadan yapılan arama sonunda ele geçen delillerin, sırf arama sırasında bulunması gereken kişilerin orada bulundurulmaması suretiyle şekle aykırı hareket edildiğinden bahisle “hukuka aykırı olarak elde edilmiş delil” sayılmalarının ve

mahkûmiyet hükmüne dayanak teşkil edememelerinin kabul edilemeyeceği gözetilerek; sanığın üzerine atılı suçtan mahkûmiyeti gerekirken, yerinde görülmeyen gerekçelerle beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2019/6111 Esas, 2021/1477 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.05.2023 tarihinde karar verildi.