Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/3541 E. 2023/10483 K. 30.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3541
KARAR NO : 2023/10483
KARAR TARİHİ : 30.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/502 E., 2022/254 K.
SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya ve araç müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2020 tarih ve 7-2019/119478 sayılı iade yazısı ile, 7242 sayılı Kanun’da yapılan değişiklik nedeniyle lehe değerlendirme yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesi sonrası kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.07.2013 tarihli ve 2012/685 Esas, 2013/338 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’na (5015 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237
sayılı Kanun) 52 nci maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 40.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, ele geçen eşyanın ve nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.

2.Yukarıda bahsi geçen kararın katılan kurum vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 13.07.2017 tarihli ve 2015/943 Esas, 2017/6033 Karar sayılı ilâmıyla; ele geçen eşyanın … firması tarafından satışının ve/veya suçun işlenmesinde kullanılan tankere dolumunun yapılıp yapılmadığının tespiti ile … firması ile eşyanın teslim edileceği belirtilen Temel Çevre firması yetkililerinin mahkemeye celbi ile olayla ilgili beyanları alındıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulduğundan bahisle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma ilamı üzerine yapılan yargılamada; Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.09.2019 tarihli ve 2017/427 Esas, 2019/455 Karar sayılı kararıyla sanığın 5015 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 20.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, ele geçen eşyanın ve nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.

4.Yukarıda bahsi geçen kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2020 tarih ve 7-2019/119478 sayılı iade yazısı ile, 7242 sayılı Kanun’da yapılan değişiklik nedeniyle lehe değerlendirme yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesi sonrası yapılan yargılamada; Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2022 tarihli ve 2020/502 Esas, 2022/254 Karar sayılı kararıyla sanığın 5015 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci, 51 inci ve 52 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 10 … 15 gün hapis ve 1.660,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, ele geçen eşyanın ve nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.

5.Dava dosyası, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05.02.2023 tarihli ve 7-2022/94454 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında verilen hapis cezasının ertelenmemesi gerektiğine ilişkindir.

2.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına, sanığın beraatine ve nakil aracının iadesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde bir akaryakıt istasyonunda yapılan denetimler sırasında, istasyon içerisinde park halinde görülen, inceleme dışı dosya sanığı …’in sevk ve idaresindeki, sanık …’a ait … plaka sayılı çekici ve çekiciye bağlı … plaka sayılı dorsede taşınan yüke ilişkin fatura ve sevk irsaliyesi ibraz edilememesi, araç şoförünün araçta madeni yağ yüklü olduğunu belirterek yalnızca … Firmasına ait bir kantar fişi ibraz etmesi ve yükü Temel Çevre Yağ Fabrikası’na
götürdüğünü belirtmesi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı ile tankerde bulunan beş dolum bölmesinde … olan dördünde yüklü 21.240 kg petrol ürününden alınan numunelerde, her bir dolum bölmesinde ele geçen petrol ürünlerinin yapılan kesafet ölçümünde motorin kesafetine eşdeğer olduğunun, madeni yağ kesafetine uygun olmadığının tespiti sonrası ele geçen eşyaya ve araca el konulduğu anlaşılmıştır.

2.Olaydan sonra dosyaya faks yoluyla, Şanlıurfa’da faaliyet gösteren … firması tarafından, yine Şanlıurfa’da faaliyet gösteren … Petrol firması adına düzenlenmiş, 18301 Nolu, prosest temizleme yağı 21.240 kg ibareli, şoför … tarafından imzalanmış gözüken irsaliyenin ibraz edildiği, “irsaliyedeki imzanın, …’e ait kolluk birimlerince alınan ifadedeki imzaya benzemediği, bu durumun şahsın beyanlarından da anlaşıldığı” yönünde 02.12.2011 tarihli Jandarma tespit tutanağının dosyada mevcut olduğu, …’in beyanlarında, dosyaya sonradan irsaliyenin ibraz edilip edilmediğini bilmediğini beyan ettiği görülmüştür.

3.Dosyada mevcut 06.01.2012 tarihli Tübitak MAM raporunda, alınan numunelerin, yapılan kramatografik inceleme sonrasında “motorin” olduğunun, “sınır değerlere uygun olmadığının” tespit edildiği bildirilmiştir.

4.Sanığın aşamalardaki savunmasında; olay tarihinde Şanlıurfa’da olduğunu, aracın kendisine ait olduğunu, …’in kendisine ait araçta şoför olduğunu, olayla alâkalı bilgisi olmadığını, suçsuz olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.
İnceleme dışı dosya sanığı …’in aşamalardaki savunmasında; Şanlıurfa’da ikamet ettiğini, sanık …’in yanında şoför olarak çalıştığını, olaydan bir gün önce İbrahim’in kendisini arayarak nakliye işi olduğunu, Kütahya’ya giderek … Yağ Fabrikası’ndan yağı alıp Afyonkarahisar’daki Temel Çevre Fabrikası’na götürmesini söylediğini, yağı teslim aldıktan sonra kendisine yalnızca tartım fişi verildiğini, sonradan dosyaya irsaliye ibraz edilip edilmediğini bilmediğini beyan ettiği görülmüştür.

5.Bozma ilâmı sonrası yapılan inceleme ve araştırmalarda, … Firması yetkililerince “malın sahibinin kendileri olmadığının, firma olarak sadece araçta bulunan malın analiz ve tam tartım hizmetlerini yerine getirdiklerinin, sevk irsaliyesi düzenlemediklerinin” belirtildiği, şirketin defter ve muhasebe kayıtlarının incelenmesi sonucunda da benzer bilgilere ulaşıldığı; Temel Çevre isimli firma yetkilisinin de dinlendiği, beyanında “sanıkları tanımadığını, olay günü … Yağ Fabrikası’ndan yağ alınması ve getirilmesi konusunda her hangi bir anlaşmanın ya da bahse konu firma ile hiç bir alışverişlerinin olmadığını” beyan ettiği görülmüştür.

6.Dosyada mevcut kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında, eşyanın gümrüklenmiş değerinin 86.916,95 TL olduğu belirlenmiş olup, bu değerlerin suç tarihi itibariyle Dairemiz kabulüne göre fahiş olduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların … biçimde belirlendiği
anlaşıldığından, katılan kurum vekilinin ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2022 tarihli ve 2020/502 Esas, 2022/254 Karar sayılı kararında katılan kurum vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan kurum vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.11.2023 tarihinde karar verildi.