Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/3849 E. 2023/6773 K. 07.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3849
KARAR NO : 2023/6773
KARAR TARİHİ : 07.07.2023

MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/361 E., 2022/129 K.
SUÇ :556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2015/215 Esas, 2015/349 Karar sayılı kararı ile sanığın marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı

Kanun) 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.

2. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 07.09.2021 tarihli ve 2021/13795 Esas, 2021/9254 Karar sayılı ilâmıyla;
“… uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nun 253. ve 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğundan,
Kabule göre de;
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3…. 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 19.04.2022 tarihli ve 2021/361 Esas, 2022/129 Karar sayılı kararı ile sanığın marka hakkına tecavüz suçundan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası , 53 üncü maddesi ve 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın süre tutum dilekçesi sunmakla yetindiği, gerekçeli kararın tarafına usûlüne uygun şekilde tebliğine rağmen gerekçeli temyiz dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanlar vekili 17.12.2014 havale tarihli şikâyet dilekçesi ile Amerikan Store isimli iş yerinde hak sahibi oldukları tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama – el koyma tedbirlerinin uygulanması talebi ile şikâyetçi olmuştur.

2. … 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 17.12.2014 tarihli ve 2014/4598 Değişik İş sayılı kararı doğrultusunda, ilgili iş yerinde 18.12.2014 tarihinde yapılan aramada; raflarda satışa hazır halde 23 adet Louis Vuitton, 17 adet Burberry Limited, 103 adet Lacoste S.A. firmaları adına tescilli markaları taşıyan toplam 143 adet taklit ürüne el konulmuştur.

3. Dosyada mevcut 24.11.2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda; suça konu ürünler ile orijinal ürünler karşılaştırmalı olarak incelenmiş ve suça konu ürünlerin orijinal olmayıp, tescilli markanın iktibas yolu ile taklit edilerek kullanıldığına ve eylemin marka hakkına tecavüz sayılan fiiller kapsamında olduğuna dair görüş bildirilmiştir.

4. Sanık savunmalarında; suça konu ürünleri Apo isimli birinden alacağına karşılık rehin olarak aldığını, faturasının olmadığını, borcunu ödediğinde bu ürünleri Apo’ya iade edeceğini, rafta satışa sunulmuş şekilde olmayıp giyinme kabininin arkasında satışa arz edilmemiş şekilde bulunduklarını, taklit markalı olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.

5. Sanık Apo isimli kişiyi duruşmada hazır edeceğini bildirmesine rağmen, açık kimlik ve adres bilgilerini dahi beyan edememiştir. 26.11.2015 tarihli celsede dinlenen tutanak mümzii M.A’nın suça konu tüm ürünleri raflarda satışa hazır şekilde bulduklarını beyan ettiği anlaşılmıştır.

6.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek taraflar arasında uzlaştırma girişiminde bulunulduğu, ancak … Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosunca tanzim olunan, 2021/23377 sayılı uzlaştırıcı raporuna göre uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Dosyada mevcut tüm bilgi ve belgeler ile 24.11.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre; sanığın iş yerinde ele geçirilen ürünlerin taklit markalı oldukları ve bu ürünlerin satışa arz edildiği hususunda şüphe yoktur. Satışa arz edilen taklit markalı ürünlerin bizatihi suçun konusunu oluşturması karşısında; 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsadere edilmesi gerekecektir.
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, suça konu taklit markalı ürünlerin 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 19.04.2022 tarihli ve 2021/361 Esas, 2022/129 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan müsadereye ilişkin (11) numaralı paragrafa; “TCK.nun 54/1” ibaresinin çıkartılarak yerine “5237 sayılı Kanun’un 54/4.” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.07.2023 tarihinde karar verildi.