Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/39 E. 2023/4540 K. 11.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/39
KARAR NO : 2023/4540
KARAR TARİHİ : 11.05.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/97 E., 2022/303 K.
SUÇ : 4389 sayılı Bankalar Kanunu’na muhalefet
SUÇ TARİHLERİ : 26.04.2005, 02.05.2005, 31.05.2005
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan Banka vekili, sanık … müdafii,
sanık … müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bingöl Ağır Ceza Mahkemesinin 08.12.2011 tarihli ve 2010/90 Esas, 2011/165 Karar sayılı kararı ile sanıklar … ve … hakkında resmî belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraat kararı verilmiştir.

Temyiz dışı sanıklar Cevdet…, Nazliye … ve Hüseyin … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle verilen beraat kararları temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.

Temyiz dışı sanıklar Mahsum…, … Kıtay ve Ali …’nın özel belgede sahtecilik suçundan ayrı ayrı 10’ar … hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

Temyiz dışı sanık Behçet…’nin nitelikli dolandırıcılık suçundan 1 yıl 8 … hapis ve 19.166,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, özel belgede sahtecilik suçundan ise 11 … 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin beşinci fıkrası gereği verilen hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

2.Sanıklar … ve … hakkında verilen beraat kararlarının o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay 11, 7 ve 9.Ceza Daireleri arasında oluşan görev uyuşmazlığı Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu tarafından incelenmiş ve kurulun 19.04.2016 tarihli kararı ile dosyanın Yargıtay 7. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.

3.Yapılan inceleme sonucu Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 01.07.2019 tarihli ve 2016/12291 Esas, 2019/33508 Karar sayılı ilâmıyla;”..Suça konu eylemin, Ziraat Bankası çalışanı olan sanıklar … ve …’ın sahte olarak düzenledikleri “işletme kontrol raporuna” dayanılarak imzalanan kredi sözleşmesi ile diğer sanıklar Behçet…, Cevdet…, Nazliye … ve Hüseyin … lehine bankadan usulsüz kredi alınmasını sağlamak suretle Ziraat Bankasının zarara uğratılmasına ilişkin olduğu,
Eylemin sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamında zimmet suçunu teşkil edebileceği, gerek 4389 sayılı Yasanın 24/1 gerekse 5411 sayılı Yasanın 162/1. madde ve fıkrasına göre suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturma yapılması bankanın veya Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun yazılı başvuru şartına bağlı olup, bu hususun muhakeme şartı olması karşısında, mahkemece Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ile ilgili bankanın davadan haberdar edilmesi, bu hususun ikmalinden sonra neticesine göre yargılamaya devamla hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,..” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

4.Bingöl 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 13.02.2020 tarihli ve 2019/350 Esas, 2020/56 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 66 ncı maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği düşme kararı verilmiştir.

5.Anılan kararın katılan banka vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 24.02.2021 tarihli ve 2020/4294 Esas, 2021/2719 Karar sayılı ilamıyla ;”…Tüm dosya kapsamının incelenmesinde Cevdet…, Behçet…, Hüseyin … ve Nazliye …‘ün akrabaları mağdur … Vuruş’un hayvancılıkla iştigal etmemesine rağmen dönemin Saray Mahallesi Muhtar ve azaları

sanıklar Mahsun…, … Kıtay ve Ali …‘nın imzaladığı ve mağdurun 360 koyun ile 250 kuzusu olan bir ahıra sahip olduğuna ilişkin “tutanaktır” başlıklı belge ile Ziraat Odası Başkanlığına
giderek mağdur adına 21.04.2005 tarihinde düzenlenmiş çiftçi belgesi aldıkları, bu belgeler ve sahte kira sözleşmesi ile müşteki … adına 21.04.2005 tarihinde Bingöl Ziraat Bankası Şubesine hayvancılık kredisi almak için başvurdukları, Bingöl Ziraat Bankası Şubesinde servis görevlisi ve krediler biriminde görevli sanıklar … ve …’nin düzenledikleri sahte “işletme kontrol raporuna” dayanılarak 02.05.2005 tarihinde 23.000,00TL limitli tarımsal kredi sözleşmesi düzenlenmesini sağladıkları, bu kapsamda 12 … vadeli 15.000,00 TL tutarlı sübvansiyonlu tarımsal kredi tahsisi yapıldığı, böylece sanıklar … ve …’nin sahte olarak düzenledikleri “işletme kontrol raporu” na dayanılarak hazırlanan kredi sözleşmesi ile katılan banka zararına usulsüz kredi alınmasını sağladıklarından bahisle açılan kamu davasında;
Dairemizin 01.07.2019 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere eylemin sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamında zimmet suçunu teşkil edebileceği; yine Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 06.04.2010 tarih ve 2010/7-38 Esas, 2010/79 sayılı kararında belirtildiği üzere; sanığın zimmet eylemlerini gerçekleştirirken, sahte belge tanzim etmesi fiillerinin de zimmet suçunun unsuru olarak değerlendirilmesi gerektiği, dosya kapsamına göre sanıkların eyleminin kül halinde nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu ve mahkumiyetleri gerektiği gözetilmeden, eylem bölünerek dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükümlerinin kesinleştirildiği, sahtecilik suçlarına ilişkin zamanaşımı süresinin ise dolduğu gerekçesiyle düşme kararı verilmesi,…” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

6.Bingöl 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 16.09.2022 tarihli ve 2021/97 Esas,2022/303 Karar sayılı kararı ile sanıkların 4389 sayılı Bankalar Kanunu’na muhalefet (4389 sayılı Kanun) suçundan aynı Kanun’un 22 … maddesinin üçüncü fıkrasının 2 nci cümlesi ve aynı maddenin 3 üncü maddesinin son cümlesi ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (765 sayılı Kanun) 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereği ayrı ayrı 6 yıl 8 … hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

7.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.12.2022 tarihli ve 7-2022/150082 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan Banka vekilinin temyiz istemi; sanıklara az ceza verilmiş olmasına, açılan davada müvekkil banka katılan olup kendisini vekille temsil ettirmesine rağmen katılan taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesine ve re’sen dikkate alınacak gerekçelerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanık … müdafiinin temyiz istemi; … ve diğer sanık …’nin ”sahte işletme kontrol raporu” düzenledikleri iddia edilmesine rağmen, sanıkların bahse konu işletme ve hayvanları görmeye gitmeden raporu doldurduklarına ilişkin delil olmadığına, bahse konu işletme kontrol raporunu imzalarken tüm yasal prosedürlerin yerine getirildiğine, Elazığ Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinin 04.05.2007 tarihli sağlık kurulu raporunda, müştekinin olay tarihinde evrak imzalayacak durumda olmadığı belirtilmişse de bu raporun olay tarihinden iki yıl sonra alınması nedeniyle hükme esas alınamayacağına, bankanın herhangi bir zararının bulunmadığına ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

3.Sanık … müdafiinin temyiz istemi; sanığın isnat edilen suçu işlediğine dair hiçbir somut delil olmamasına rağmen cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna, 4389 sayılı Kanun’da açıkça zimmete geçirme şartı aramasına rağmen sanığın fiilinin bu şartı sağlamadığına, mağdur … Vuruş’un akli melekelerinin yerinde olup olmadığının veya akıl ve ruh sağlığı açısından bir rahatsızlık yaşadığının sanık tarafından anlaşılabilmesinin mümkün olmadığına ve re’sen göz önüne alınan sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde sanıklar … ve …’nin Bingöl Ziraat Bankası Şubesinde servis görevlisi ve krediler biriminde görevli oldukları, temyiz dışı sanıklar Cevdet…, Hüseyin … Behçet… ve Nazliye …’ün mağdur … Vuruş’un akrabası oldukları, Behçet…’nin krediye ihtiyaç duyması nedeniyle mağdurun akli durumunun kredi başvurusu yapabilecek durumda olmadığını bilen sanıkların hayvancılıkla iştigal etmemesine rağmen dönemin Saray Mahallesi muhtar ve azaları olan temyiz dışı sanıklar Mahsun…, … Kıtay ve Ali …’nın imzaladığı ve mağdurun 360 koyun ile 250 kuzusu olan bir ahıra sahip olduğuna ilişkin “tutanaktır” başlıklı belge ile Ziraat Odası Başkanlığına başvurarak mağdur adına 21.04.2005 tarihinde düzenlenmiş çiftçi belgesi aldıkları, bu belgeler ve tanık …’ın ahırını mağdura kiraya verdiğine dair sahte kira sözleşmesi ile mağdur … Vuruş adına 21.04.2005 tarihinde Bingöl Ziraat Bankası şubesine hayvancılık kredisi almak için başvurdukları, banka görevlileri olan sanıklar … ve …’nin düzenledikleri ve mağdurun hayvancılık yaptığında dair tespitler içeren 26.04.2005 tarihli sahte işletme kontrol raporuna dayanılarak, 02.05.2005 tarihinde 23.000,00 TL limitli tarımsal kredi sözleşmesi düzenlenmesini sağladıkları, bu kapsamda 12 … vadeli 15.000,00 TL tutarlı sübvansiyonlu tarımsal kredi tahsisi yapıldığı, kredinin 31.05.2005 tarihli sanık … imzalı dekont ile 15.173,25 TL olarak ödendiği, söz konusu kredinin temyiz dışı sanık Behçet… tarafından kullanıldığı, böylece sanıklar … ve …’nin sahte olarak düzenledikleri “işletme kontrol raporu” na dayanılarak hazırlanan kredi sözleşmesi ile katılan banka zararına usulsüz kredi alınmasını sağladıkları, kredinin dönem borçlarının ödenmesinde temerrüde düşülmesi üzerine bankanın mağdur aleyhine icra takibi başlatması sonrası olaydan haberdar olan mağdurun Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.

2.Sanık …’nin savcılık aşamasında verdiği ifadesinde, 2005 yılında Bingöl Ziraat Bankasında krediler biriminde çalışmakta olduğunu, yakından tanıdığı Cevdet ve Behçet… isimli şahısların yanına gelerek dayıları olan … Vuruş’un tarımsal kredi kullanmak istediğini, işletmesinin bulunduğunu söyleyerek yardımcı olmasını istediklerini, … Vuruş’un bankaya gelerek kredi müracaatında bulunması ve gerekli araştırmalardan sonra uygun görülmesi halinde krediyi kullandırabileceklerini söylediklerini, Cevdet ve Behçet Küçükbilezikçi’nin … Vuruş ile birlikte bankaya geldiklerini, … Vuruş’un zirai kredi için başvuruda bulunduğunu, daha sonra işletme kontrolüne gittiklerini, işletmenin ve hayvanların … Vuruş’a ait olup olmadığı, hayvancılık yapıp yapmadığına dair belgelerin mahalle muhtarı tarafından onaylanması gerektiğini söylediğini, … Vuruş’un bu belgeyi muhtara onaylatıp getirdiğini, daha sonra kredi ile ilgili diğer işlemlerin yapıldığını, kefil alındığını ve kredinin onaylanarak … Vuruş’un vadesiz hesabına aktarıldığını, ödeme gücü tespit belgesi, işletme kontrol raporu altındaki servis yetkilisi imzasının kendisine ait olduğunu, bu belgelerin servis elemanlarınca düzenlendiğini, imza ikmali için kendisine geldiğini, mağdurun kredi borcunun vadesi gelince bu borçtan kurtulmak için kendisini şikâyet ettiğini beyan etmiş, mahkemede

alınan savunmasında ise, mağdurun krediyi aldıktan sonra ödeme zamanı geldiği için akli dengesinin yerinde olmadığını öne sürerek ve kendi yeğenleriyle para konusunda anlaşmazlığa düştüğü için bu yollara başvurduğunu, kredinin kullanımında usulsüzlük olmadığını, mağdurun durumunda bir anormallik sezmediğini, kredi belgelerinin tek tek kendileri tarafından ikmal edildiğini, çiftçilik belgesinde geçen hayvanlarının nerede olduğunun görülmesi gerektiğinin söylenmesi üzerine hayvanların merada kendilerine gösterildiğini beyan ederek suçlamaları kabul etmemiştir.

3.Sanık …’ın savcılık aşamasında verdiği ifadesinde, bankada servis görevlisi olduğunu, … Vuruş adlı bir şahsı tanımadığını, Hüseyin …, Cevdet… ve Behçet… adlı şahısları tanımadığını, kendisine gösterilen 26.04.2005 tarihli işletme kontrol raporundaki ve Ziraat Bankası A.Ş. Bingöl şubesine ait 02.05.2005 tarihli ve 60 sayılı tarımsal krediler genel ikraz sözleşmesinin altındaki imzanın kendisine ait olduğunu, sözleşmeyi kendisinin hazırlamış olabileceğini, tam olarak hatırlamadığını beyan etmiş, mahkemede alınan ifadesinde ise şubede yaklaşık bir yıl görev yaptığını, kendisine müdür ve yetkilisi tarafından verilen kredi dosyalarını hazır hale getirdiğini ayrıca kredi komitesinde yer aldığını, kredi dosyasında kredi verilmesi için gerekli tüm şartlar yerine gelmiş ise imzaladığını, … dışında diğer sanıkları tanımadığını, iddianameye konu kredinin verilişini hatırlamadığını, ancak kredi belgelerini imzalamış ise mutlaka yerine giderek tespit yaptığını krediyi verirken de borçlu ve kefillere sözleşmelerdeki imzayı huzurda attırmış olması gerektiğini beyan etmiştir.

4.Mağdur … Vuruş’un savcılıkta verdiği ifadesinde, Hüseyin …, Cevdet ve Behçet…’nin hatırlayamadığı bir tarihte yanına gelerek kömür alacaklarını belirterek bir imzasının gerektiğini söylediklerini, daha sonra birlikte hatırlayamadığı birkaç yere giderek imza attığını, gittiği yerlerden birisinin de bir banka olduğunu ancak ismini hatırlayamadığını, ancak daha sonra eşi …’un anlatttığına göre bu şahısların kendisine imzalattığı belge ile kredi çektiklerini, daha sonra adına çekilen bu kredi nedeniyle hakkında icra takibinde bulunulduğunu, okuma yazmasının dahi olmadığını, imza attığı belgenin daha sonra kredi çekimine ilişkin bir belge olduğunu anladığını, ayrıca banka tarafından imzaladığı bu belgeler karşısında kendisine para verilmediğini beyan etmiştir.

5.Müşteki …’un savcılıkta verdiği ifadesinde, … Vuruş’un resmî nikahlı eşi olduğunu, şüphelilerin Ziraat Bankasından eşinin rahatsızlıklarından faydalanıp, borçlu göstererek 19.000,00 TL kredi aldıklarını, 2-3 … önce evlerine gelen yazı ile durumdan haberdar olduklarını, eşiyle konuştuğunda sanıkların kendisini bir yerlere götürüp imza attırdıklarını söylediğini, eşini kandırarak borçlu hale düşüren şüphelilerden ve bu konuda sorumluluğu bulunan banka görevlilerinden şikâyetçi olduğunu beyan etmiştir.

6.Sanık Behçet…’nin savcılıkta verdiği ifadesinde, … Vuruş’un dayısı olduğunu, kendisine kesinlikle haberi olmadan imza attırmadıklarını, imzayı bilerek mağdurun kendisinin attığını, bankadan krediyi mağdurun aldığını, fakat alınan parayı kendisinin kullandığını, bankalarla kredi kartı sorunu olduğu ve kendisinin paraya ihtiyacı olduğu için krediyi dayısına çektirdiğini, çekilen kredinin yarısını bankaya geri ödediğini, ödemeyi ise ağabeyi Cevdet…’ye havale yolu ile gönderdiğini, geriye kalan borcu da ödeyeceğini beyan etmiş, mahkemede alınan savunmasında ise,
dayısının yanına gelerek Ziraat bankasında tarımsal kredi alacağını söylediğini, kendisi, kardeşi Cevdet ve diğer kardeşi Nazliye’nin kendisine kefil olduklarını, dayısının krediyi çekerek 10.000,00 TL’sini kendisine verdiğini, anlaşmaya göre toplam 19.000,00 TL olarak ödenecek kredinin 15.000,00 TL sini

kendisi, kalan 4.000.00 TL’sini de dayısının ödeyeceğini, 9.000.00 TL’ sini ödediğini kalanı ise ekonomik sıkıntıya girince ödeyemediğini, bu yüzden bankanın dayısı aleyhine icra takibi yaptığını, sahte belge düzenlenmediğini beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir.

7.Temyiz dışı sanık Cevdet…’nin mahkemede alınan savunmasında, mağdur … Vuruş’un dayısı, Behçet ve Hüseyin …’ün ise kardeşleri olduğunu, tarihini tam olarak hatırlayamamakla beraber 2005 yılı ilk baharında kardeşi Behçet’in ticari işletmesi için kredi çekeceğini ve kefil olup olamayacağımı sorduğunu, kefil olabileceğini söylemesi üzerine birlikte şubeye gittiklerini ve burada daha önceden hazırlanan kredi çekimine ilişkin belgeleri kefil sıfatıyla imzaladığını, söz konusu krediye ilişkin evrakların … Vuruş adına düzenlendiğini, … Vuruş’un kredi belgesi imzaladığını görmediğini, ancak söz konusu kredi belgelerinde, kredi çeken ve talepte bulunan kişi olarak … Vuruş’un isminin bulunduğunu, sadece kredi belgesini kefil sıfatıyla imzalayıp şubeden ayrıldığını, kardeşi Behçet’in söylediğini kredi belgelerini … Vuruş’un imzaladığını ve çekilen krediyi ise Behçet’in aldığını beyan etmiştir.

8.Dosyanın incelenmesinde mağdurun Bingöl İcra Hukuk Mahkemesinin 2006/47 Esas sayılı dosyasında icra takibine itiraz ettiği, mağdurun akli dengesinin yerinde olmadığına ilişkin itirazları üzerine söz konusu dosya kapsamında Elazığ Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesince düzenlenen 04.05.2007 tarihli sağlık kurulu raporuna göre, mağdurda beyin işlev bozukluğuna bağlı davranış bozukluğu denilen ruhsal rahatsızlık tespit edildiğini, yapılan dosya incelemesi ve ayaktan yapılan muayenesi neticesinde bu rahatsızlığın 02.05.2005 tarihinde de mevcut olduğunu ve bu haliyle söz konusu sözleşmeyi yapabilecek durumda olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.

9.Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde yapılan incelemede davacı … Vuruş tarafından davalı Ziraat Bankası aleyhine açılan menfi tespit davasının Bingöl Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.10.2007 tarihli ve 2007/613 Esas, 2007/703 Karar sayılı kararıyla “davacı … Vuruş’un Ziraat Bankası Bingöl şubesince 02.05.2005 tarihli sözleşmeye ve eklerine istinaden borçlu olmadığının tespitine” karar verildiği, söz konusu kararın temyizi üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 09.10.2008 tarihli ilâmıyla “…Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının sözleşme tarihinde akıl sağlığının yerinde olmadığı, bu hususun sağlık kurulu raporu ile tespit edildiği gerekçesi ile davanın kabulüne…” ilişkin bölümü yönünden temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş, davada kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi nedeniyle ise bozulmuştur. Bozma sonrası Bingöl Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.09.2009 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verildiği ve söz konusu kararın Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 10.02.2010 tarihli ilâmıyla onanmak suretiyle kesinleştiği anlaşılmıştır.

10.Tanık …’ın mahkemede alınan ifadesinde, 10.01.2005 başlangıç tarihli kira sözleşmesini kendisinin düzenlemediğini, bu sözleşmeden haberi olmadığını, sanıkları tanımadığını ve bu kişilerle kesinlikle bir kira sözleşmesi yapmadığını, ayrıca 2005 yılında ahırı kendisinin kullandığını, 10.01.2005 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin kim tarafından ve ne şekilde düzenlendiğini bilmediğini beyan ettiği anlaşılmıştır.

11.Bingöl Ziraat Odası Başkanlığının 02.07.2007 tarihli yazısına göre … Vuruş’un 21.04.2005 tarihli ve 215 belge sıra no ile çiftçi kayıt sistemine girdiği ve çiftçi belgesi verildiği bildirilmiştir.

12.Temyiz dışı sanıklar Mahsum…, … Kıtay ve Ali … tarafından hazırlanan ve kredi başvuru evrakları arasında bulunan “tutanak” başlıklı belge içeriğine göre, … Vuruş’un Aşağı Çarşı mevkiinde ahırının bulunduğu ve 360 adet koyun ile 250 adet kuzunun olduğunun yazıldığı ve sanıklar tarafından imzalandığı anlaşılmıştır.

13.Mağdur … Vuruş hakkında yapılan kolluk araştırması neticesinde düzenlenen 20.04.2007 tarihli tutanakta; şahsın 2005 yılından önce hayvancılık yapmadığının, kendisinin Bağkurdan emekli olduğunun, beyninden rahatsız olduğunun ve yaklaşık 2 yıldır tedavi gördüğü tespitlerine yer verilmiş, Tarım İl Müdürlüğünden yapılan araştırmada mağdurun hayvancılık yaptığına dair herhangi bir kaydın bulunmadığı tespit edilmiştir.

14.Ziraat Bankası Bingöl Şubesinin 10.04.2009 tarihli yazısı ve ekleri ile krediye ilişkin tarımsal kredi talep formu ile ilgili belgelerin asıllarının gönderildiği, 02.05.2005 tarihli Tarımsal Krediler Genel Sözleşmesi, bireysel çiftçi kredisi teklif ve onayı, ödeme gücü tespit formu, işletme kontrol raporu asıllarının dosyada bulunduğu görülmüştür.

15.Ziraat Bankası Bingöl Şubesinin 01.08.2011 tarihli yazısında kredinin ana parasının ödendiği ancak faiz ve sair masraflar için 6111 sayılı Kanun kapsamında yeniden yapılandırma yoluna gidildiği, yeniden yapılandırmanın temyiz dışı sanık Cevdet… tarafından istendiği, bankanın 24.10.2011 tarihli yazısında ise; … Vuruş tarafından çekilen ve yeniden yapılandırılması yapılan kredi borcunun ve sair masraflarının tamamının 24.10.2011 tarihinde ödenmiş olduğu bildirilmiş, müşteri hesap ekstresi çıktısına göre kredi borcunun hakkındaki beraat kararı temyiz edilmeksizin kesinleşen Cevdet… tarafından ödenerek kapatıldığı anlaşılmıştır.

IV.GEREKÇE
A.Tebliğnamedeki Görüş Yönünden
Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 24.02.2021 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere sanıkların eylemlerinin kül halinde nitelikli zimmet suçunu oluşturduğuna dair kabulde tereddüt bulunmadığı zira mağdur … Vuruş’un Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 16.02.2010 tarihli onama kararı ile kesinleşen ve banka aleyhine açmış olduğu menfi tespit davasında da sözleşme yapıldığı tarihte akli durumunun sözleşme yapabilecek yeterlilikte olmadığının kabul edildiği, bu itibarla mağdurun kredi belgelerini bu durumundan faydalanılarak imzalatıldığının kabulü gerektiği, Cevdet…’nin de savunmasında kredi belgelerini imzaladığı sırada mağdurun bankada olmadığını doğruladığı, kaldı ki sanık …’nin savcılıkta alınan ifadesinde, Cevdet ve Behçet… isimli şahısları yakından tanıdığını beyan ettiği, dosya kapsamından çekilen kredinin temyiz dışı sanık Behçet tarafından kullanıldığının ancak sanık Behçet’in kredi alma koşullarını taşımaması nedeniyle mağdur adına sahte belgelerle kredi başvurusunda bulunduğunun anlaşıldığı, tanık …’ın beyanları ile olay ve olgular bölümünde bahsedilen diğer delillerle de mağdurun hayvancılık yapmadığının ve hayvancılık kredisi alma şartlarını taşımadığının belirlendiği, 14.01.2008 tarihli banka yazısında 12 … ödemeli bireysel kredi kullanımı ile bir yıl vadeli sübvansiyonlu hayvancılık kredisi kullanımı halinde aylık ödeme bazında tarımsal kredi ödemesinin 438.05 TL daha düşük olacağına ilişkin bir karşılaştırma yapıldığı, mağdurun ise borçlanma ehliyetine sahip olmayıp kredi çekmek gibi bir iradesinin de olmaması nedeniyle banka zararının tahsisi mümkün olmayan hayvancılık kredisi nedeniyle oluşan 15.173,25 TL olduğu anlaşılmakla, eksik araştırma nedeniyle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

B.Mahkûmiyet Kararları Yönünden
Tüm dosya kapsamı, olay ve olgular bölümünde bahsedilen deliller birlikte değerlendirildiğinde, temyiz dışı sanıklar Cevdet…, Behçet…, Hüseyin … ve Nazliye …‘ün akrabaları mağdur … Vuruş’un hayvancılıkla iştigal etmediğini ve akli durumu nedeniyle sözleşme yapabilecek durumda olmadığını bilmelerine rağmen dönemin muhtar ve azaları tarafından hazırlanan ve mağdurun 360 koyun ile 250 kuzusu olan bir ahıra sahip olduğuna ilişkin “tutanaktır” başlıklı belge ile Ziraat Odası Başkanlığına giderek mağdur adına 21.04.2005 tarihinde düzenlenmiş çiftçi belgesi aldıkları, bu belgeler ve sahte kira sözleşmesi ile müşteki … adına 21.04.2005 tarihinde Bingöl Ziraat Bankası Şubesine hayvancılık kredisi almak için başvurdukları, Bingöl Ziraat Bankası Şubesinde servis görevlisi ve krediler biriminde görevli sanıklar … ve …‘nin düzenledikleri sahte işletme kontrol raporuna dayanılarak 02.05.2005 tarihinde 23.000,00TL limitli tarımsal kredi sözleşmesi düzenlenmesini sağladıkları, bu kapsamda 12 … vadeli 15.000,00 TL tutarlı sübvansiyonlu tarımsal kredi tahsisi yapıldığı cihetle sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiş, sübuta yönelik temyiz itirazları reddedilmiştir.Ancak;

Kendisini vekille temsil ettiren katılan banka lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2022 tarihli ve 2021/97 Esas, 2022/303 Karar sayılı kararına yönelik katılan banka vekili, sanık … müdafii ve sanık … müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına, “Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.400,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıklardan eşit olarak alınarak katılan bankaya verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.05.2023 tarihinde karar verildi.