YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/390
KARAR NO : 2023/2526
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ :556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye muhalefet
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
Gaziantep 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.05.2016 tarihli ve 2016/188 Esas, 2016/309 Karar sayılı kararının, şikâyetçi vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Adli emanette kayıtlı eşyalar hakkında Mahkemesince her zaman bir karar verilmesi olanaklı görülmüştür.
Suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen marka hakkına tecavüz suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete tâbidir. Marka hakkına tecavüz suçlarında şikâyet hakkı, münhasıran marka sahibine ait olup, tescilli markanın sahibi olan ve marka korumasından doğan hakları tecavüze uğrayan gerçek veya tüzel kişiler şikâyetçi olabilir. Başka bir ifade ile şikâyet hakkını kullanacak marka sahibi Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tutulan marka sicilinde, adına markanın tescil edildiği gerçek veya tüzel kişidir.
Şikâyet hakkı şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan bu hakkın başkaları tarafından kullanılması mümkün değildir. Hak sahibi kişiler şikâyet tarihinde, şikâyette bulunma yetkisini veren vekâletname bulunmak koşulu ile avukatları vasıtasıyla da şikâyette bulunabilir. Davaya vekâlet konusu 6100 sayılı
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 71-83 üncü maddelerinde düzenlenmiş olup, hem
6100 sayılı Kanun’da hem de 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda vekâletnamelerin herhangi bir şekil şartına bağlı olmadığı kabul edilmiştir. Şikâyet hakkını kullanma konusunda asıl olanın vekâlet verenin iradesi olduğu yönündeki ilke ışığında somut olaya gelince;
Dosya içerisinde mevcut olan ve … Electronics Co. Ltd. şirketinin yetkilisi tarafından … irtibat bürosu yetkilisi …’e verilen asıl vekâletnamenin içeriğinde “Bir gümrük davasını ya da diğer davaları takip etme anlaşması vaka bazında mektup, telefaks veya e-posta iletişimi ile yapılacaktır.” şeklindeki kısıtlamanın bulunması ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.04.2021 tarihli, 19-2016-334615 sayılı eksikliği giderme talep yazısına rağmen, şikâyetçi firma vekilinin sanık hakkında şikâyet hakkının kullanılması amacıyla ve şikâyet tarihini kapsar şekilde marka sahibi firma yetkilisi tarafından kendilerine verilmiş izin içeren mektup, telefaks veya elektronik posta iletisi aslını veya tercümesinin onaylı örneklerini dosyaya ibraz edemediği, şikâyet tarihinden sonra düzenlenen vekâletnamenin de sonuca etki etmeyeceği anlaşıldığından,
Marka hakkı sahibi … Electronics Co. Ltd. firmasının sanık hakkında hukuken geçerli bir şikâyetinin bulunmadığı gözetilerek; davaya katılma ve sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılan şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
Esası incelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.03.2023 tarihinde karar verildi.