Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/3946 E. 2023/4019 K. 17.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3946
KARAR NO : 2023/4019
KARAR TARİHİ : 17.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
EK KARAR TARİHİ : 26.11.2021
EK KARAR SAYISI : 2019/8827 E., 2021/3201 K.
ŞİKAYETÇİ : Hacım Yapı Elemanları Dizayn İnşaat Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
SUÇ : Çekle İlgili Karşılıksızdır İşlemi Yapılmasına Sebebiyet Verme
HÜKÜM :Temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile ek kararın onanması

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 26.11.2021 tarihli ve 2019/8827 Esas, 2021/ 3201 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I.HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanıklar hakkında çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçundan şikayette bulunulmuş ve Eskişehir 3. İcra Ceza Mahkemesinin, 26.06.2019 tarihli ve 2018/526 Esas, 2019/513 Karar sayılı kararı ile sanıkların 5941 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince ayrı ayrı mahkumiyetlerine karar verilmiştir.

2.Sanıklar müdafiinin istinaf başvurusu üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 21.06.2021 tarihli ve 2019/ 8827 Esas, 2021/ 3201 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılıp sanıklar hakkında beraat kararı verilmek sureti ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3.Anılan karara yönelik 15.07.2021 tarihli dilekçe uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 17.11.2021 tarihli ve 2019/ 8827 Esas, 2021/ 3201 Karar sayılı ek kararı ile dosyanın itiraz mercine gönderilmesine karar verilmiş ise de Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 22.11.2021 tarihli ve 2021/ 42 Değişik iş sayılı kararı ile şikâyetçi vekilinin talebinin temyiz olarak kabulü gerektiği belirtilerek, gereğinin yerine getirilmesi için dosyanın incelenmeksizin iadesine karar verilmiştir.

4.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 26.11.2021 tarihli ve 2019/8827 Esas, 2021/3201 Karar sayılı ek kararı ile şikâyetçi vekilinin temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesi ve 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği “temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddine” karar verilmiştir.

II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Şikayetçi vekilinin temyiz sebepleri; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yeniden delil değerlendirilmesi yapıldığından, duruşma açılmadan beraat kararı verilmesinin Kanun’a aykırı olduğuna, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğuna, duruşma açılmadan delil değerlendirilmesi sureti ile savunma hakkı ile adil yargılanma haklarının ihlal edildiğine ve bu nedenle kesin hukuka aykırılık hallerinin oluştuğuna, şikâyete konu çekin üzerinde iki imza bulunduğuna, sanıklar müdafiinin dahi istinaf dilekçesinde bu hususu belirtmiş olmasına karşın, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından çek üzerinde tek imza olduğuna dair tespitin dayanağının anlaşılamadığına, Ceza muhakemesinin asıl amacının maddi gerçeğe ulaşmak olduğuna, çek üzerinde çift imzanın varlığı konusunda bir şüpheye düşülmesi durumunda, çek aslı üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırması gerektiği gözetilmeden beraat kararı verilmesinin hak ihlaline sebep olduğuna, çekte çift imza olmaması durumunda, muhatap bankanın çeke provizyon vermeyeceği ve bu nedenle de karşılıksız işlemi yapmayacağının da bilinen bir gerçek olduğuna, şirketin batık olması nedeni ile verilen beraat kararının sanıklar üzerindeki caydırıcılığı da ortadan kaldıracak olduğuna, 5271 sayılı Kanunun 308/A maddesi kapsamındaki başvurularının Savcılığın da kusuru nedeniyle değerlendirilmediğine, süresinde usulüne uygun olarak yapılan istem üzerine Ankara BAM Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başvuru hak düşürücü süre geçirildikten sonra fark edildiğinden itiraz yoluna gidilemediğine, bu hususun tamamen Savcılığın kusurundan kaynaklandığına ve bu nedenle müvekkilinin hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkının ihlaline sebep olunduğuna, istinafa cevap dilekçeleri ile Bölge Adliye Mahkemesi kararından sonra vermiş oldukları dilekçe içeriklerinin aynı olmasının mümkün olmadığına, sanıklar müdafinin istinaf başvurusunda dahi çekte çift imza
bulunduğunu ikrar etmiş olmaları nedeni ile Savcılığın kararında belirtilen ifadelerin gerçeği yansıtmadığına, belirtilen nedenlerle kararın bozulması taleplerine ilişkindir.

III.GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde yer verilen; “Adlî para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; “… temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde şikâyetçi vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

IV.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 26.11.2021 tarihli ve 2019/8827 Esas, 2021/3201 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden şikâyetçi vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Eskişehir 3. İcra Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.04.2023 tarihinde karar verildi.