YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4024
KARAR NO : 2023/4605
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2020/922 D.İş
KABAHATLİ : Özel İstanbul Bakım Merkezi
Kabahatliye atfen…Koç Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından, İstanbul Valiliği tarafından kabahatliye kesilen 30.313,50 TL idari para cezasına karşı başvuruda bulunulmuş, Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 04.02.2020 tarihli ve 2019/2298 D.İş sayılı kararı ile başvurunun kabulü ile kabahatliye uygulanan idari para cezasının kaldırılmasına karar verilmiş, idare tarafından bu karara yapılan itiraz, isteme konu Çorlu 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 02.04.2020 tarihli ve 2020/922 D.İş sayılı kararıyla kesin olarak reddedilmiştir. Merci kararı kesin olduğundan Yargıtay incelemesinden geçmemiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 23.11.2022 tarihli ve 94660652-105-59-11563-2020-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve KYB-2022/151170 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve KYB-2022/151170 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, kabahatli Özel İstanbul Bakım Rehabilitasyon Merkezi’ne yönelik İstanbul Valiliği Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünce 24/05/2019 tarihinde yapılan denetim sonucunda 04/11/2016 tarihli Engelli Bireylere Yönelik Özel Bakım Merkezleri Yönetmeliği’nin 34.
maddesine aykırı olarak bulunması gerekenden az sayıda sağlık personelinin çalıştırıldığının tespit edildiği, kabahatli Bakım Rehabilitasyon Merkezi hakkında anılan Yönetmeliğin 60/1-a maddesi uyarınca idarî para cezası uygulandığı, söz konusu idari para cezasına karşı kabahatli Bakım Rehabilitasyon Merkezinin yapmış olduğu itiraz üzerine, Silivri Sulh Ceza Hakimliğince yapılan inceleme sonucunda ”…başvuran aleyhine verilen idari para cezalarının türü, süresi ve miktarının yönetmelikle belirlendiği, bu şekilde yönetmelikle belirlenen idari para cezasının hukuka aykırı olduğu…” gerekçesi ile 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 28. maddesinin 8/b bendi uyarınca itirazın kabulüne karar verildiği somut olayda,
Kabahatli hakkında uygulanan idari para cezasının, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 4. maddesinde yer alan,
“(1) Hangi fiillerin kabahat oluşturduğu, kanunda açıkça tanımlanabileceği gibi; kanunun kapsam ve koşulları bakımından belirlediği çerçeve hükmün içeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle de doldurulabilir. (2) Kabahat karşılığı olan yaptırımların türü, süresi ve miktarı, ancak kanunla belirlenebilir.“ şeklindeki hükme uygun olarak 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nun 35/A maddesi ile,
“(1) Gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişilerine ait sosyal hizmet kuruluşunda yapılan kontrol ve denetim sonucunda, bu kuruluşların açılışına, çalışma şartlarına, yönetimine, hizmetin etkin sunumuna ilişkin olarak yönetmelikle belirlenen koşullara göre eksiklik veya aykırılığın tespiti hâlinde il müdürü tarafından 16 yaşından büyükler için her yıl belirlenen aylık net asgari ücret tutarının on katından elli katına kadar idari para cezası verilir. Bu eksiklik veya aykırılıkların giderilmesi ile idari para cezasının yatırılması için otuz günü geçmemek üzere uygun bir süre verilerek ilgili kuruluş yazılı olarak ihtar edilir. (2) Belirlenen süre içinde kuruluş tarafından eksiklik veya aykırılığın giderilmemesi hâlinde birinci fıkra uyarınca verilen idari para cezasının iki katı tutarında tekrar idari para cezası uygulanır ve eksiklik veya aykırılığın giderilmesi için otuz günü geçmemek üzere ek süre verilir. Bu süre içinde de eksiklik veya aykırılığın giderilmemesi hâlinde kuruluş, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından kapatılır. ” şeklinde belirlenen çerçeve hüküm gereğince, içeriği Engelli Bireylere Yönelik Özel Bakım Merkezleri Yönetmeliğinin 60. maddesi ile,
“ (1)Merkezde yapılan kontrol ve denetim sonucunda aşağıda belirtilen eksiklik veya aykırılıkların birinin denetim raporu ya da evrak üzerinden tespit edilmesi halinde, il müdürlüğü tarafından 16 yaşından büyükler için her yıl belirlenen aylık net asgari ücret tutarının on katından elli katına kadar idari para cezası verilir.
(a) …4) Zorunlu çalıştırılması gereken personel sayısından eksik personel çalıştırılması, (15 katı)…” şeklinde belirlenen hükme aykırı davranılması nedeniyle verildiği, keza 5326 sayılı Kanun’un 4/2. maddesine uygun olarak 2828 sayılı Kanun’un 35/A maddesi ile de uygulanacak idari yaptırımın belirlendiği, bu itibarla kabahatlinin eylemine yönelik söz konusu yaptırımın dayanığının 2828 sayılı Kanun olduğunun anlaşıldığı, benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 05/07/2018 tarihli ve 2018/652 Esas, 2018/8232 sayılı ilâmı da dikkate alındığında, mahkemesince çerçeve bir hükme dayanmayan ve hukukî değerden yoksun bulunan yönetmelik hükümleri gereğince kabahatli hakkında idari yaptırım uygulanmasının hukuka aykırı olduğundan bahisle başvurunun kabulü ile idari para cezasının kaldırılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, merci tarafından itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde,
Kabule göre de, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 8/1. maddesinin “Organ veya temsilcilik görevi
yapan ya da organ veya temsilci olmamakla birlikte, tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde görev üstlenen kişinin bu görevi kapsamında işlemiş bulunduğu kabahatten dolayı tüzel kişi hakkında da idari yaptırım uygulanabilir.” şeklinde olduğu, aynı Kanun’un 25/1-a maddesi uyarınca hakkında idari yaptırım kararı verilen kişinin kimlik ve adresinin idari yaptırım kararında yer almasının gerektiği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun birinci kitabının ikinci bölümünde tüzel kişilerin düzenlendiği, 4721 sayılı Kanun’un 47. maddesinde tüzel kişilik “Başlıbaşına bir varlığı olmak üzere örgütlenmiş kişi toplulukları ve belli bir amaca özgülenmiş olan bağımsız mal toplulukları, kendileri ile ilgili özel hükümler uyarınca tüzel kişilik kazanırlar.” şeklinde tanımlanmış, müteakip 48. maddede de “Tüzel kişiler, cins, yaş, hısımlık gibi yaradılış gereği insana özgü niteliklere bağlı olanlar dışındaki bütün haklara ve borçlara ehildirler.” denildikten sonra, aynı Kanun’un 55. maddesindeki “Kamu tüzel kişileri ile ticaret şirketleri hakkındaki kanun hükümleri saklıdır.” denilmek suretiyle tüzel kişiliğe haiz kişi ve mal toplulukları sınırlandırıldığı, nitekim 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nun 34. maddesinde de “… gerçek kişiler ve özel hukuk tüzelkişilerince bu Kanun kapsamına giren sosyal hizmet kuruluşlarının kurulmasına, …” denilmek suretiyle sosyal hizmet kuruluşlarının gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulabileceğinin belirtildiği, somut olayda idari para cezasının esasen başvuran İdris Koç Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. ünvanlı tüzel kişilik tarafından kurulup işletilen ve fakat kendisinin tüzel kişiliği bulunmayan “Özel İstanbul Bakım Merkezine” kesildiği, yukarıda alıntılanan mevzuat çerçevesinde, tüzel kişiliği bulunmadığı için hak ve fiil ehliyetini de haiz olmayan Özel İstanbul Bakım Merkezine idari para cezası kesilmesinin de hukuken mümkün olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki “Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.” şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesinin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki asıl talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
1.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının asıl talep yönünden kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Çorlu 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 02.04.2020 tarihli ve 2020/922 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.Bozma nedenine göre kanun yararına bozma ihbarnamesindeki kabule göre istem yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
4.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca aleyhe tesir etmemek ve yeniden yargılamayı gerektirmemek üzere dosyanın, Mahkemesine gönderilmek üzere
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.