Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/4026 E. 2023/3494 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4026
KARAR NO : 2023/3494
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/727 E., 2014/1204 K.
SUÇTAN ZARAR GÖREN : Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu
SUÇ : 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na muhalefet
İNCELEME KONUSU KARAR : Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2014 tarihli ve 2012/727 Esas, 2014/1204 Karar sayılı kararı
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na (5809 sayılı Kanun) muhalefet etmek suçundan sanık …’in, anılan Kanun’un 56 ıncı maddesinin dördüncü fıkrası delaletiyle aynı Kanun’un 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca iki kez doğrudan hükmolunan 1.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2014 tarihli ve 2012/727 Esas, 2014/1204 Karar sayılı kararının ceza miktarı itibarıyla kesin nitelikte olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca ise suçtan zarar gören kuruma gerekçeli kararın tebliğ edilmesi üzerine usulen de kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24.11.2022
tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve KYB-2022/151251 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve KYB-2022/151251 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Adı geçen sanığın aynı suçtan cezalandırılmasına ilişkin başka bir mahkumiyet kararına ilişkin kanun yararına bozma talebinde bulunmamız üzerine emsal nitelikteki Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 24/02/2022 tarihli ve 2021/11862 esas, 2022/3550 karar sayılı bozma ilâmında da belirtildiği üzere,
Dosya kapsamına göre, müştekilere ait 0 534 629 34 60 ve 0 534 626 41 23 numaralı telefon hatlarına ait 03/09/2010 tarihli abonelik sözleşmelerinin müştekilerin bilgisi ve rızası dışında şüphelinin yetkilisi olduğu “Destan İletişim-…” isimli işyerinde tanzim edildiğinden bahisle açılan kamu davası sonucunda sanığın mahkumiyetine dair karar verilmiş ise de; somut olayda, suça konu abonelik sözleşmelerinin düzenlenme tarihinin 03/09/2010 olduğu, sanık müdafii tarafından sanığın suç tarihinde iş yerini kapattığının belirtildiği, bununla birlikte Vergi Dairesi kayıtlarına göre ise, sanığın işi terk tarihinin 30/11/2009 olarak kayıtlara geçtiği nazara alındığında, sanığın suç tarihi itibarıyla farklı bir adreste faaliyetine devam edip etmediği de araştırılarak, bahsi geçen hususların birlikte değerlendirilmesi suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1.Şikayetçilerin bilgi ve rızası dışında, sanığın yetkilisi olduğu Destan İletişim adlı iş yerinde 03.09.2010 tarihinde şikayetçilerin kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle şikayetçiler adına abonelik sözleşmelerinin düzenlendiği ve bahse konu abonelik sözleşmeleri üzerinde “Destan İletişim” kaşesinin bulunduğu anlaşılmıştır.

2.Sanık müdafii tarafından sunulan Şanlıurfa Vergi Dairesi kayıtları incelendiğinde ise, sanığın iş yeri terk tarihinin 30.11.2009 olarak kayıtlara geçtiği görülmüştür.

3.Şanlıurfa Vergi Dairesi kayıtlarına göre, suç tarihi olan 03.09.2010 tarihinden önce 30.11.2009 tarihinde sanığın işi terk ettiği şeklinde kayıtların olması karşısında, sanığın suç tarihi itibarıyla farklı bir adreste faaliyetine devam edip etmediği de araştırılarak, bahsi geçen hususların birlikte
değerlendirilmesi suretiyle sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2014 tarihli ve 2012/727 Esas, 2014/1204 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN

YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.04.2023 tarihinde karar verildi.