Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/41 E. 2023/988 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/41
KARAR NO : 2023/988
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/4 E., 2016/40 K.
SUÇTAN ZARAR GÖREN : … Bakanlığı
SUÇ : 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık, suçtan zarar gören vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Senirkent Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2016/4 Esas, 2016/40 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 1163 sayılı Kooperatifler Kanun’na (1163 sayılı Kanun) aykırılık suçundan aynı Kanun’un ek 2 nci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 inci maddesi, aynı Kanun’un 51 inci ve 52 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uygulanmak suretiyle neticeten 25 gün hapis cezası ve 500,00 TL adlî para cezasına hükmolunmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.

2.Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 21.11.2022 tarihli ve 2021/20842 Esas, 2022/16470 Karar sayılı kararı ile
hükmü temyiz eden … Bakanlığı vekilinin temyiz talebi hakkında tebliğnamede görüş bulunmadığı gerekçesiyle ek tebliğname düzenlendikten sonra iade edilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz İstemleri
1.Suç işleme kastının bulunmadığına,

2.Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna,
İlişkindir.

B. Suçtan Zarar Gören Vekilinin Temyiz İstemi
1.Kamu davasına katılma hakları olmasına rağmen davanın taraflarına ihbar olunmadığına,

2.Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Isparta İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün ilgili yazısı ile S.S. Gençali Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin 2014 yılına ilişkin olağan genel kurul toplantısının yasal süresi içerisinde yapılmadığından bahisle kooperatif yönetim kurulu üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur.

2.İhbar yazısı ekinde, 17.07.2011 tarihinde sanığın 4 yıllığına suça konu kooperatifin yönetim kurulu üyeliğine seçildiği belirtilmiştir.

3.Dosya arasında bulunan 01.09.2014 tarihli 2013 hesap yılına ilişkin yapılan genel kurul toplantısında sanığın tekrar yönetim kurulu üyeliğine 4 yıllığına seçilmesine karar verildiği görülmüştür.

4.Sanık kovuşturma aşamasında alınan savunmasında, 01.09.2014 tarihinde toplantı yaptıklarını, 2015 yılında toplantı yapamadıklarını, ancak 05.02.2016 tarihinde 2015 ve 2016 yıllarını birleştirmek suretiyle toplantı yaparak yönetimi devrettiklerini beyan etmiştir.

5.Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 21.11.2022 tarihli ve 2021/20842 Esas, 2022/16470 Karar sayılı tevdii kararının gereğinin yerine getirildiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hüküm;
1163 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan … Bakanlığı yargılamadan haberdar edilmeksizin yokluğunda hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 233 ve 234 üncü maddelerine aykırı davranılması,

Kabule göre ise;
1.02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 12 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 75 inci maddesinde yapılan değişiklik sonucu 1163 sayılı Kanun’un Ek 2 inci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen suçun önödeme kapsamına alınması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,

2.7188 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile; sadece adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda “basit yargılama usulü”nün uygulanması mümkün hale getirilmiş, aynı Kanunla Ceza Muhakemeleri Kanunu’na eklenen geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde ise; 01.01.2020 tarihi itibarıyla “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş…” dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulünün uygulanmayacağı düzenlenmiş ise de,

Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas 2021/4 Karar sayılı ve 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararları ile yukarıda anılan geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibarelerinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi karşısında, mahkemece sanıklar lehine sonuç doğurabilecek nitelikteki “basit yargılama usulünün” uygulanma şartları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi mecburiyeti,

3.1163 sayılı Kanun’un Ek 2 nci maddesinde yer alan “Bu maddede öngörülen hürriyeti bağlayıcı cezalar paraya tahvil edilemez” hükmünün 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırıldığı ve 5237 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinde yer alan “Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır.” düzenlemesi uyarınca 01.01.2009 tarihinden itibaren özel kanunların 5237 sayılı Kanun’un genel hükümlerine aykırı hükümlerinin uygulanamayacağı cihetle, daha önce hapis cezasına mahkum edilmeyen sanık hakkında hükmolunan 25 gün hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen “Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla mahkum olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkum olduğu bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca aynı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,

Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Senirkent Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2016/4 Esas, 2016/40 Karar sayılı kararına yönelik sanık ile suçtan zarar gören vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.02.2023 tarihinde karar verildi.