YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4479
KARAR NO : 2023/10865
KARAR TARİHİ : 07.12.2023
MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/119 E., 2022/48 K.
SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve hükmolunan cezanın nevi ve miktarına göre sanık müdafiin duruşma talebinin reddine karar verilerek yapılan incelemede gereği düşünüldü:
I.HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sanığın 27.09.2013 Tarihli Eylemine Yönelik Birleşen 2014/349 Esas Sayılı Dava Dosyası Yönünden;
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2014 tarihli ve 2014/31140 Esas sayılı iddianamesi ile
sanığın 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na (5846 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 27.04.2016 tarihli ve 2014/349 Esas, 2016/278 Karar sayılı kararı ile dava dosyasının İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 2014/119 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilerek görülmesine karar verilmiştir.
B. Sanığın 27.09.2013 Tarihli Eylemine Yönelik Birleşen 2014/311 Esas Sayılı Dava Dosyası Yönünden;
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.07.2014 tarihli ve 2014/32940 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5846 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 10.02.2016 tarihli ve 2014/311 Esas, 2016/85 Karar sayılı kararı ile dava dosyasının İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 2014/119 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilerek görülmesine karar verilmiştir.
C. Sanığın 15.11.2013 Tarihli Eylemine Yönelik Birleşen 2020/6 Esas Sayılı Dava Dosyası Yönünden;
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.08.2014 tarihli ve 2014/36416 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5846 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 30.09.2015 tarihli ve 2014/441 Esas, 2015/375 Karar sayılı kararı ile sanığın 5846 sayılı Kanun’un 71 inci maddesinin birinci fıkrası, suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 81 inci maddesinin onüçüncü maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 8.100,00 adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve şikâyetçi … lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
2.Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin, 11.12.2019 tarihli ve 2019/31448 Esas, 2019/15406 Karar sayılı ilâmıyla, “Şikayetçi vekilinin, sanığın yetkilisi olduğu iş yerinde yapılan arama sonucunda ele geçirilen kopya ve bandrolsüz eserler ile ilgili olarak 6 aylık kanuni şikayet süresi içerisinde hak sahibi olduğunu kanıtlayan belgeleri ibraz etmediği gözetildiğinde, sanık hakkında 5846 sayılı Kanun’un 81/4. maddesi yerine aynı Kanun’un 71/1, 81/13. maddeleri gereğince uygulama yapılması ve anılan meslek birliğinin davaya katılmasına karar verilip lehine vekalet ücretine hükmedilmesi” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma uyarınca yapılan yargılama sonrasında İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 25.06.2020 tarihli ve 2020/6 Esas, 2020/89 Karar sayılı kararı ile dava dosyasının İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 2014/119 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilerek görülmesine karar verilmiştir.
D. Sanığın 04.10.2013 Tarihli Eylemine Yönelik 2014/119 Esas Sayılı Asıl Dava Dosyası Yönünden;
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.02.2014 tarihli ve 2014/8581 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5846 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 08.02.2022 tarihli ve 2014/119 Esas, 2022/48 Karar sayılı kararı ile sanığın 5846 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı
Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 1 yıl 6 … 22 gün hapis ve 3.100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu bandrolsüz ürünlerin müsaderesine, katılan … ile şikâyetçi … lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz sebepleri 5237 sayılı Kanun’un 50 nci ve 51 inci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmamasının ve kamu davasına katılma kararlarının kanuna aykırı olduğuna, sanığın kazanılmış hakkının gözetilmediğine, duruşma açılarak yapılacak yargılamada usul ve kanuna aykırı olan hükmün kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Asıl dava dosyasına ilişkin 04.10.2013 tarihli olay tutanağına göre, … vekilinin, sanığın işlettiği kitabevinden satın aldığını beyan ettiği fotokopi yoluyla çoğaltılmış kitap ile yazar kasa fişini sunarak şikâyetçi olması üzerine alınan arama kararına istinaden sanığa ait iş yerinde yapılan aramada, raflarda dizili satışa hazır vaziyette 65 adet bandrolsüz kitap ele geçirildiği belirtilmiştir.
2.Birleşen 2020/6 Esas sayılı dava dosyasına ilişkin 15.11.2013 tarihli olay tutanağına göre, … vekilinin, sanığın işlettiği kitabevinden satın aldığını beyan ettiği fotokopi yoluyla çoğaltılmış kitap ile yazar kasa fişini sunarak şikâyetçi olması üzerine alınan arama kararına istinaden sanığa ait iş yerinde yapılan aramada, 54 adet bandrolsüz kitap ele geçirildiği belirtilmiştir.
3.Birleşen 2014/349 Esas sayılı dava dosyasına ilişkin 27.09.2013 tarihli olay tutanağına göre, İl Denetim Komisyonu üyelerince yapılan denetimlerde, sanığa ait kitabevinin bulunduğu çarşı içerisinde bulunan 21/25 sayılı dükkan içerisinde yerde bulunan kutularda satışa hazır vaziyette bandrol yükümlülüğüne aykırı kitap tespit edilmesi üzerine gecikmesinde sakınca bulunduğundan bahisle Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emrine istinaden yapılan aramada sanığa ait olduğu anlaşılan 1950 adet bandrolsüz kitap ele geçirildiği belirtilmiştir.
4.Birleşen 2014/311 Esas sayılı dava dosyasına ilişkin 27.09.2013 tarihli olay tutanağına göre, … vekilinin, sanığın işlettiği kitabevinden satın aldığını beyan ettiği fotokopi yoluyla çoğaltılmış kitap ile yazar kasa fişini sunarak şikâyetçi olması üzerine alınan arama kararına istinaden sanığa ait iş yerinde yapılan aramada raflarda satışa hazır vaziyette 100 adet bandrolsüz kitap ve içerisinde hukuka aykırı olarak çoğaltılmış PDF uzantılı dosyaların bulunduğu flash bellek ele geçirildiği belirtilmiştir.
5.Sanık savunmalarında, suça konu kitapların orijinal olduğunu, bir yanlışlık var ise bunun yayınevinin hatası olduğunu, bazı kitapların ise öğrencilerden ikinci el olarak gelen kitaplar olduğunu beyan etmiştir.
6.Bilirkişi raporları ile ele geçirilen ürünlerin tamamının yasal olmayan yollarla çoğaltıldıkları, bulunması zorunlu bandrolleri taşımadıkları ve ikinci el niteliğinde olmadığı tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Temyiz kapsamının sanık … hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik olduğu belirlenmiştir.
2.”Olay ve Olgular” bölümünde ayrıntılarına yer verildiği üzere, zincirleme suç hükümleri kapsamında bulunan farklı tarihlerde sanığa ait iş yerinde satışa hazır vaziyette bandrolsüz kitaplar ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, her ne kadar sanık savunmasında suçlamaları kabul etmeyerek, kitapların orijinal olduğunu, bir yanlışlık var ise bunun yayınevinin hatası olduğunu, bazı kitapların ise öğrencilerden ikinci el olarak gelen kitaplar olduğunu beyan etmiş ise de, bilirkişi raporuna göre ele geçen eserlerin ikinci el niteliğinde olmadığının anlaşılması, sanığın yaptığı iş gereği suça konu ürünlerin bandrollü olması gerektiğini bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olması ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın savunmasına itibar edilmeyerek 5846 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin onüçüncü fıkrasının Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilmiş olması nedeniyle aynı Kanun’un 81 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kurulan hükümde, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3.İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 08.02.2022 tarihli ve 2014/119 Esas, 2022/48 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen “5846 sayılı Kanunun 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun ile değişik soruşturma ve kovuşturma usulünü düzenleyen 75. maddesindeki “71 ve 72. maddelerde sayılan suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması şikayete bağlıdır. Yapılan şikayetin geçerli kabul edilebilmesi için hak sahiplerinin veya üyesi oldukları meslek birliklerinin haklarını kanıtlayan belge ve sair delilleri Cumhuriyet Başsavcılığına vermeleri gerekir. Bu belge ve sair delillerin şikayet süresi içinde Cumhuriyet Başsavcılığına verilmemesi halinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir” şeklindeki düzenlemeye göre, şikayetçi … vekilinin , ele geçirilen kopya ve bandrolsüz eserler ile ilgili olarak 6 aylık kanuni şikayet süresi içerisinde hak sahibi olduğunu kanıtlayan hukuken geçerli belgeleri ibraz etmediği gözetilmeden, anılan meslek birliğinin davaya katılmasına karar verilerek lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi” dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 08.02.2022 tarihli ve 2014/119 Esas, 2022/48 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan ve … lehine hükmedilen vekâlet ücretine ilişkin (E) bendinin hükümden çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.12.2023 tarihinde karar verildi.