YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4905
KARAR NO : 2023/6976
KARAR TARİHİ : 13.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/871 E., 2021/905 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, suç eşyasının müsaderesi,nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.05.2014 tarihli ve 2013/195 Esas, 2014/570 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) aykırılık suçundan sonuç itibarıyla erteli 5 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyanın müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verilmiştir.
2.Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 13.05.2020 tarihli ve 2016/7568 Esas, 2020/5281 Karar sayılı ilâmıyla; hükümden sonra 5607 sayılı Kanun’da yapılan değişikliklerin sanık lehine hükümler içermesi nedeniyle ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3…. 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2021 tarihli ve 2020/871 Esas, 2021/905 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci, yirmiikinci fıkraları gereğince sonuç itibarıyla erteli 3 … 10 gün hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyanın müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.02.2023 tarihli ve 7-2022/141716 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz istemi, sanık hakkında erteleme koşullarının oluşmadığına, suçta kullanılan nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay günü sanığın kullandığı ve sanığa ait olan 63 … plaka sayılı araçta önleme araması kararı ile yapılan aramada 220 kg kaçak … ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık bozma öncesi savunmasında, çayları sınır kapısından geçen … uyruklu şahıslardan satmak amacıyla aldığını beyan etmiş, bozma sonrasında ise yokluğundan karar verileceği şerhli davetiye tebliğ edilmiş ancak duruşmaya katılmadığı için savunması alınamamıştır.
3.Dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre çayların kaçak olduğu anlaşılmıştır.
4.15.04.2013 tarihli araç bilirkişi raporuna göre de çayların hacim bakımından aracın ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı tespit edilmiştir.
5.Dava konusu eşyanın değerinin pek hafif kabul edildiği, Dairemiz yerleşik uygulamalarına da uygun olduğu tespit edilmiştir.
6.Sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı, bozma sonrasında ise gümrüklenmiş değerin iki katı tutarın üçte bir indirim oranıyla ihtar edildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
A. Nakil Aracının İadesi Kararı Yönünden
Suçta kullanılan nakil vasıtasında ele geçirilen eşyanın, nakil vasıtasının yüküne göre miktar ve hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı, araçta suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat bulunmadığı ve suça konu eşyanın gümrüklenmiş değeri ile nakil aracının bilinen maddi değeri gözetildiğinde müsadere
edilmemesinin hakkaniyete uygun olacağı anlaşıldığından, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların gerçekleşmediği dikkate alınarak sonucu itibarıyla … olan aracın iadesine ilişkin yerel mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.Sanık Hakkındaki Mahkûmiyet Kararı Yönünden
“Olay ve Olgular” başlığı altında ayrıntılarına yer verilen delillere ve tüm dosya kapsamına göre sanığın tüm unsurları ile oluşan atılı suçtan hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
1.Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve yirmiüçüncü fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği halde lehe aleyhe kanun karşılaştırması yapılmadan hüküm kurulması,
2.28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yapılan değişiklik öncesi anılan maddede öngörülen hapis cezası üst haddinin 2 yıl olduğu gözetilerek; Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Kanunun geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen Geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddeleri uyarınca sanığın eyleminin “basit yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3.7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesine eklenen ikinci fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulanmasının olanaklı hale geldiği ve sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarının sanık tarafından kovuşturma evresinde ödenmesi halinde 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezasında yarı oranında indirim yapılacağının ihtar edilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın cezasında üçte bir oranda indirim yapılacağı ihtar edilerek indirim oranında yanıltılması,
4.Suça konu çayların 05.04.2013 tarihinde tasfiyesine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, çaylar tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irat kaydına, tasfiye edilmemiş ise müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Nakil Aracının İadesi Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.11.2021 tarihli ve 2020/871 Esas, 2021/905 Karar sayılı kararında katılan … İdaresi adına Hazine vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan … İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle nakil aracının iadesine ilişkin kararın, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanık Hakkında 5607 sayılı Kanun’a Aykırılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.11.2021 tarihli ve 2020/871 Esas, 2021/905 Karar sayılı kararına yönelik katılan … İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.09.2023 tarihinde karar verildi.