Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/4963 E. 2023/6726 K. 05.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4963
KARAR NO : 2023/6726
KARAR TARİHİ : 05.07.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/97 E., 2022/373 K.
SUÇ : 4389 sayılı Bankacılık Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2011 tarihli ve 2008/305 Esas, 2011/85 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 4389 sayılı Bankacılık Kanunu’nun (4389 sayılı Kanun) 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasının birinci ve son cümleleri ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (765 sayılı Kanun) 80 inci maddesi ve 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 … hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

2…. 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2011 tarihli kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 01.07.2013 tarihli ve 2012/17127 Esas, 2013/16428 Karar sayılı ilâmıyla; usûlsüz işlemlerde mudiler yerine atılan imzaların mudilerin eli ürünü olup olmadığı ve aldatıcılık kabiliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti yönünden; mudilere ait bankada bulunan imza kartonları ile diğer bankalar, noter tapu dairesi gibi kurumlarda bulunan imza örneklerinin dosya ile birlikte aralarında grafoloji uzmanın da bulunduğu bilirkişiler heyetine tevdi edilerek, her bir işlem bakımından duraksamaya yer bırakmayacak şekilde ayrı ayrı basit/nitelikli zimmet olup olmadığı tespit edilerek, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile banka zararının belirlenerek iadenin soruşturma öncesi gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılması gerektiği nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3…. 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.03.2015 tarihli ve 2013/299 Esas, 2015/83 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun (5411 sayılı Kanun) 160 ncı maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 765 sayılı Kanun’un 80 ve 59 uncu maddeleri, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 1 yıl 11 … 10 gün hapis cezası ve 380,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 26.06.2015 tarihinde usûlüne uygun kesinleştirildiği, sanığın denetim süresi içerisinde 09.06.2020 tarihinde işlediği ”Basit Yaralama” suçu nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik mahkemesine bildirimde bulunulduğu ve bunun üzerine Mahkemece 25.05.2022 tarihinde sanık hakkında verilen önceki hükmün açıklanmasına karar verildiği belirlenmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri; bilirkişi raporunun müfettiş raporu ile … aynı olup hükme esas alınamayacağına, müvekkilin hukuki durumunun zimmet suçu kapsamında sayılamayacağına, işlemlerin mal edinmek kastı ve amacı kapsamında yapılıp yapılmadığının değerlendirilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Türkiye İş Bankası … Şubesinde vadesiz mevduat hesabı sahibi mudi …’nın 11.01.2005 tarihinde satın aldığı otomobilin bedelini virman yapmak üzere şubeye geldiği sırada portföy değerinin olması gerekenden 1.000,00 TL eksik olduğunu beyan etmesi üzerine yapılan incelemede şubenin kıdemli memuru olan sanık … tarafından mudinin hesabından 10.01.2005 günü müşterinin bilgisi olmadan para çekme işlemi yapıldığı ve 11.01.2005 günü sanık tarafından bu paranın müşterinin hesabına geri yatırıldığının tespit edildiği, konunun aynı gün … IV. Bölge Müdürlüğü tarafından Teftiş Kurulu Başkanlığına aktarıldığı, akabinde banka tarafından soruşturma raporu hazırlanarak 24.06.2005 tarihli şikâyet dilekçesi ile sanığın cezalandırılmasının talep edildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık …’ın banka tarafından yürütülen soruşturma esnasında alınan yazılı ifadesinde atılı suçu ikrar etmekle birlikte yaşadığı evlilik dışı ilişkiden doğan maddi külfetleri karşılamak amacıyla bu yola başvurduğunu ifade ettiği, mahkemece alınan savunmasında ise zimmet iddiasını kabul etmediğini, iddianamede geçen tüm mudileri yakınen tanıdığını, telefonda verdikleri talimatlar gereğince bir kısım

hesaplardan para aktarma işlemi yaptığını, mudilerin bilgi ve talimatları dışında işlem yapmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

3.Türkiye İş Bankası Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından düzenlenen 04.03.2005 tarihli kanunî müfettiş raporuna göre; doğması muhtemel azami banka zararının 25.239,19 TL olduğu, netice itibarıyla sanıktan tahsil edilen 21.578,75 TL mevcut bulunduğu tespit edilmiştir.

4.Türkiye İş Bankasının tarafından ibraz edilen 31.12.2007 tarihli cevabî yazıya göre banka zararının 30.559,07 TL olduğu, bir kısmının sanıktan tahsil edildiği, bir kısmının ise Türkiye İş Bankası A. Ş. Mensupları Munzam Sosyal Güvenlik ve Yardımlaşma Sandığındaki birikmiş tutar, temettü alacağı ile nema taksit tutarından karşılanmak suretiyle tahsil edildiği belirlenmiştir.

5.Banka mudileri adına düzenlenen dava konusu işlemlere ilişkin tediye fişlerinin, mudilere ait Bankacılık Hizmet Sözleşmesi ile muhtelif imza örneklerinin ve mudi beyanlarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.

6.Grafoloji ve sahtecilik bilirkişisi ile bankacı bilirkişiler tarafından düzenlenen 08.10.2014 havale tarihli heyet raporuna göre; mudiler …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … (… Gıda Ürünleri ve Ekin Orman Ürünleri), …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … adına düzenlenmiş tüm belgeler üzerinde ayrı ayrı yapılan imza incelemesinde, anılan mudilere ait imza kartonetleri ile muhtelif belgelerde bulunan mukayese imzalarına kıyasla mudilerin eli ürünü olmadığı, rutin kontrollerde imzaların farklı olduğunun ilk bakışta anlaşılacağı, aldatıcılık kabiliyetinin bulunmadığı ve bu nedenle basit zimmet suçunu oluşturduğu, 12.12.2014 tarihli ek rapora göre ise; sanığın eylemlerini 40 müşteri üzerinde gerçekleştirdiği, müşterilerden 22’sinin çekilişi yapılan paraların kendi bilgileri dahilinde olduğunu beyan ettikleri, çekilişi yapılan ve toplam 39.917,30 TL olan tutarın ise müşterilerin bilgisi dışında olduğunun anlaşıldığı ve banka zararına dönüştüğü, belirtilen zararın bir kısmının çekilişi takiben hesaplara iade edildiği, büyük bir kısmının ise 13.04.2005 tarihinde tahsil edilerek banka zararının giderildiği, bankanın kıdemli memuru konumunda olan sanığın mudiler adına attığı imzaların daha ilk anda kontrolü sağlansa idi sahteliğin kolayca ortaya çıkabilecek nitelikte olduğu ve eylemlerin basit zimmet suçunu oluşturduğu, sanık tarafından bankanın hesap ettiği zarar tutarı olan 41.329,26 TL’nin idari soruşturma aşamasında ödendiği ve uhdesinde kalan herhangi bir paranın bulunmadığı görüşü bildirilmiştir.

7.Emekli sayıştay denetçisi, emekli bankacı ve hukukçu bilirkişiler tarafından düzenlenen 10.01.2011 tarihli heyet raporuna göre; bankanın … Şubesinde kıdemi memur ünvanı ile görev yapan sanık …’ın şubede yatırım hesabı bulunan mudilerin, hesaplarında bulunan fon ya da hazine bonolarını bilgi ve talimatları olmaksızın satışını yaptığı, cari hesaba aktarılan bu paraları yine mudilerin bilgi ve talimatları olmaksızın mudi imzasını kendisinin vaz ettiği tediye fişlerine istinaden hesaplardan çekip temellük ettiği, hesaplarından para çekilen mudilerin şubeye müracaatında hesaplara fiktif alacak kaydı
yaparak karşılığı olmadığı halde hesabı müsait hale getirip mudilerin usûlsüzlüğü fark etmesine engel olduğu, yine mudilerin bilgi ve talimatları olmaksızın hesaplardaki parayı başka mudinin hesabına aktarıp bu yöntemle bazı şirket ve kişilerin ödemelerine yardımcı olmak maksadıyla acil para gereksinimini karşıladığı, sanığın eylemlerini gerçekleştirirken düzenlediği tediye fişlerinde sahte vaz ettiği imzaların, mudilerin tatbik imzaları ile uyumlu olmadığı, çıplak gözle bakıldığında farkın ortaya çıkabilecek nitelikte görüldüğü, sanığın banka genel uygulamaları ve talimatları dışına çıkarak usûlsüz işlemler yapması ve bunun sonucunda banka itibarını zedelemesinin bu kişinin eylemin ”Basit Zimmet” olarak değerlendirilmesi gerektiği, mudilerin tamamına yakınının hesaplardan alınan paralardan haberdar olduklarını, adı geçen kişiden parayı elden aldıklarını, hesaplarında mutabakatsızlık bulunmadığını beyan ederek bankayı ibra etmelerinin kişinin yasal sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, sanığın mudilerin eli ürünü olmayan 153 adet tediye fişine istinaden hesaplardan 272.681,49 TL ve 800,00 USD tutarında para çekerek temellük ettiği, buna karşılık 173.637,99 TL ve 950,00 USD tutarında banka kayıtlarına yansıyan, hesabı net olmayan ancak mudilerin elden aldıklarını ifade ettikleri paraları iade ettiği, mudilerin çoğunun hesapların çekilen paraları elden aldıklarını ve bankayı ibra ettiklerini bildirmelerine rağmen mudiler …’e 107 adet yatırım fonu bedelinin, …’e 111 adet yatırım fonu bedelinin, … …’ya 111 adet yatırım fonu bedelinin, …’a 2 adet yatırım fonu bedelinin, …’na 1 adet yatırım fonu bedelinin, …’a 47 adet yatırım fonu bedelinin, …’e 3 adet yatırım fonu bedelinin, …’e yasal faiziyle birlikte 290,00 TL’nin, …’ye 3 adet yatırım fonu bedelinin, …’ya 2 adet yatırım fonu bedelinin, …’a 5 adet yatırım fonu bedelinin, …’a 2,5 adet yatırım fonu bedelinin, …’a 300,00 USD’nin, …’na 300,00 USD’nin banka tarafından ödenmesinin uygun olacağı görüşü bildirilmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanık …’ın katılan bankanın … Şubesinde zimmete konu suistimallerin yapıldığı tarihte kıdemli memur olarak görev yaptığı, mudilere ait hazine bonosu ve yatırım hesaplarının bozularak para çekme işlemlerini gerçekleştirdiği, işlemlere ait tediye fişlerinde hesap sahiplerinin imzasına benzemeyen imzalar bulunduğu, böylece sanığın mudilerin bilgi ve talimatı olmaksızın hesaplarından para çekmek suretiyle zincirleme biçimde basit banka zimmeti suçunu işlediği ve soruşturma aşamasında banka tarafından hesaplanan zimmet miktarını karşıladığı anlaşılmakla, sanık savunması ile tüm dosya kapsamından sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle suçun sübûtuna yönelen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; suç tarihinde yürürlükte olan 4389 sayılı Kanun ile birlikte mülga 765 sayılı Kanun’un ilgili hükümlerinin; Suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5411 sayılı Kanun ile birlikte 5237 sayılı Kanun’un ilgili hükümlerinin birlikte ele alınıp, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca önceki ve sonraki Kanunların bütün halinde somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karma uygulama yaparak hüküm tesisi,

Kabule göre de; sanık hakkında kurulan hükümde mülga 765 sayılı Kanun’un 80 inci ve 59 uncu maddeleri ile 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkralarının birlikte uygulanması suretiyle karma uygulama yapılarak karar tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.05.2022 tarih ve 2022/97 Esas, 2022/373 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile BOZULMASINA, sanık hakkında 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezada kazanılmış hakkının korunmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.07.2023 tarihinde karar verildi.