YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5045
KARAR NO : 2023/4946
KARAR TARİHİ : 17.05.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/694 E., 2021/773 K.
SUÇ :556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2015 tarihli ve 2014/322 Esas, 2015/130 Karar sayılı kararı ile sanığın marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesi uyarınca erteli 10 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve adlî emanetin
2014/1607 sırasında kayıtlı eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
2.Anılan kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin, 04.07.2019 tarihli ve 2017/5573 Esas, 2019/10578 Karar sayılı ilâmıyla;
” 1. Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; katılan vekilinin şikayeti üzerine sanığa ait işyerinde yapılan aramada toplam 2 adet, katılan adına tescilli markayı taşıyan giyim eşyasının ele geçirilmesi, sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarında “İşyerinde bu markayı satmadığını, çok sayıda ürün satın aldığı için suça konu ürünlerin araya karışmış olabileceğini veya müşteriler tarafından değiştirilen ürünlerin yerine suça konu bu ürünlerin konulmuş olabileceğini, bu ürünleri kontrol etmesinin mümkün olmadığını” beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmemesi ve ele geçirilen taklit ürün sayısının yalnızca 2 adetten ibaret olması karşısında; sanığın savunmalarına neden itibar edilmediği karar yerinde tartışılıp açıklanmadan yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
2.Türk Patent ve Marka Kurumundan suça konu ürünler üzerinde kullanılan markaların Resmi Marka Gazetesinde yayınlanma tarihleri ile suç tarihinde geçerli bulunup bulunmadıklarının tespiti açısından marka tescil belgelerinin emtia listesi ile birlikte onaylı ve renkli örnekleri getirtilmeden eksik kovuşturma ile karar verilmesi,
Kabule göre de;
1. …uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik CMK’nın 253. ve 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
2. 5237 sayılı TCK’nin 51. maddesi uyarınca yalnızca hapis cezalarının ertelenebileceği hüküm altına alınmış olup, hapis ve adlî para cezası ayrımı yapılmaksızın sanığın “cezasının ertelenmesine” karar verilerek adlî para cezasının ertelenemeyeceği hususunun gözetilmemesi” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2021 tarihli ve 2019/694 Esas, 2021/773 Karar sayılı kararı ile sanığın marka hakkına tecavüz suçundan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca erteli 10 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın iş yeri sahibi olmayıp, çalışan konumunda bulunduğuna, çalışan olarak sanığın bu suçu işlemesinin mümkün olmadığına, sanığın suç kastı ile hareket etmediğine ve re’sen gözetilecek sebeplerle sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılan firma vekili şikâyet dilekçesi ile Filik Tuhafiye isimli iş yerinde hak sahibi oldukları tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama – el koyma tedbirlerinin uygulanması talebi ile şikâyetçi olmuştur. Şikâyet dilekçesine ek olarak o iş yerinden satın aldığını iddia ettiği bir adet … markalı eşofman altı ile 05.04.2014 tarihinde Filik Tuhafiye tarafından düzenlenen 25,00 TL tutarındaki satış fişini dosyaya delil olarak sunmuştur.
2.Kayseri 8. Sulh Ceza Mahkemesinin, 16.04.2014 tarihli ve 2014/224 Değişik İş sayılı kararı
doğrultusunda, ilgili iş yerinde sanık da hazır bulunduğu halde 17.04.2014 tarihinde yapılan aramada; girişe göre sol tarafta askılığa asılı ve satışa arz edilmiş halde üzerinde katılan firma adına tescilli
markaları taşıyan toplam 2 adet eşofman üstüne elkonulmuştur.
3.Dosyada mevcut 26.05.2014 tarihli bilirkişi raporunda; suça konu ürünlerin taklit olduklarına ve iltibasa yol açabilme özelliğinden dolayı 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye aykırılık oluşturacağına dair görüş bildirilmiştir.
4.Sanık savunmalarında; arama yapılan iş yerinin eşi Seher Filik adına kayıtlı olduğunu ancak bu yeri işletmesi için resmi vekâletnamesi bulunduğunu, değişik yerlerden çok sayıda ürün aldığını, bunları tek tek kontrol etmesinin mümkün olmadığını, aldığı ürünler arasında … markalı ürün olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
5.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek taraflar arasında uzlaştırma girişiminde bulunulduğu, ancak Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosunca tanzim olunan, 2019/8110 sayılı uzlaştırıcı raporuna göre uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiş; Türk Patent ve Marka Kurumu’ndan katılan firma adına tescilli markalara ait marka tescil belge örneklerinin getirtildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 03.06.2014 tarihli iddianamede müsaderesi talep edilen, adlî emanetin 2014/1607 sırasında kayıtlı olan eşyalar hakkında Mahkemece her zaman bir karar verilmesi olanaklı görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2021 tarihli ve 2019/694 Esas, 2021/773 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.05.2023 tarihinde karar verildi.