YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5362
KARAR NO : 2023/4442
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/44 E., 2022/190 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.12.2014 tarihli ve 2014/1195 Esas, 2014/1483 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet
suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 … hapis ve 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına, suça konu kaçak eşyaların 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmiştir.
2. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 16.12.2020 tarihli ve 2019/20054 Esas, 2020/19839 Karar sayılı ilâmıyla; ”… Bandrolsüz ve kaçak alkollü içkinin ele geçirildiği olayda; sanığın aksi ispat edilemeyen savunmasında, ele geçen içkileri düğünde içilmesi için aldığını, ticari amacının olmadığını beyan etmesi, ele geçen eşyanın da miktar itibariyle kişisel kullanım kapsamında kalması karşısında, tüm dosya kapsamına göre sanığın dava konusu içkileri ticari maksatla bulundurduğuna ilişkin mahkumiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek beraatı yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre ise;
1-Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3/22. maddesine eklenen ” Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun’ un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulanmasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’ nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2- Suç tarihi ve suça konu eşyanın niteliği itibarıyla uygulanması gereken 5607 sayılı Kanun kapsamında …’nin davaya katılma hakkı bulunmadığı gözetilmeksizin davaya katılmasına karar verilerek lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
3-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma uyarınca yapılan yargılama sonrasında Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.02.2022 tarihli ve 2021/44 Esas, 2022/190 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat ve 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince suça konu kaçak eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; kişisel kullanım yönündeki Mahkeme değerlendirmesinin yerinde olmadığına, sanık beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğuna, ele geçen kaçak içkilerin miktarı ve farklı markalarda oluşu dikkate alındığında sanığın ticari maksatla içkileri bulundurduğunun açıkça anlaşıldığına ve sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, atılı suçun oluştuğuna, belirtilen ve re’sen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Elinde siyah poşet ve kutu ile cadde üzerinde bulunan sanığın emniyet görevlileri tarafından durdurulması üzerine, poşet ve kutu içerisinde her biri 70 cl olmak üzere 20 şişe gümrük kaçağı alkollü içkinin ele geçtiği anlaşılmaktadır.
2. Sanık bozma öncesinde tespit edilen savunmasında, iddianameye konu içkileri düğün için almış olduğunu, satma amacının bulunmadığını, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş, bozma sonrasında ise savunması tespit edilememiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, sanıkta ele geçen eşyanın miktar itibarıyla kişisel kullanım kapsamında kaldığı gibi savunması aksine ele geçen eşyaları ticari maksat ile bulundurduğu hususunda delil elde edilemediğinin anlaşılması nedeni ile sanık hakkında beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.02.2022 tarihli ve 2021/44 Esas, 2022/190 Karar sayılı kararı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.